<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>PIRLANTA</title>
	<atom:link href="http://pirlanta.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://pirlanta.wordpress.com</link>
	<description>Konuşan Yalnızca Hakikatlerdir</description>
	<pubDate>Wed, 23 Jul 2008 19:42:03 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=MU</generator>
	<language>tr</language>
			<item>
		<title>HOCAEFENDİ İLE 1 SAAT 15 DAKİKA</title>
		<link>http://pirlanta.wordpress.com/2008/07/23/hocaefendi-ile-1-saat-15-dakika/</link>
		<comments>http://pirlanta.wordpress.com/2008/07/23/hocaefendi-ile-1-saat-15-dakika/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Jul 2008 19:41:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gerçekler</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<category><![CDATA[nuray başaran]]></category>

		<category><![CDATA[referans gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[hocaefendi ile 1 saat 15 dakika]]></category>

		<category><![CDATA[hocaefendi dönecek mi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pirlanta.wordpress.com/?p=299</guid>
		<description><![CDATA[Hocaefendi&#8217;yi duygulandıran soru
Yıllık izinde yolu New York&#8217;a düşen gazeteci Nuray Başaran,Gülen Hocaefendi ile 1 saat 15 dakika görüştü. 
Başaran bu zor gerçekleştirdiği görüşmeyi Referans gazetesindeki köşesinde anlattı.
&#8220;Fethullah Gülen ile 1 saat 15 dakika (2)
Dün kaldığım yerden devam edecek olursam, ABD&#8217;ye gidenler bilir ana otoban yollarda numaralar vardır. Gideceğiniz yerin numaralarını öğrenir ve yolunuzu öyle bulursunuz. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/1/0/1/3/110132.jpg" alt="" hspace="2" vspace="2" width="270" height="200" align="left" /><span class="manset2">Hocaefendi&#8217;yi duygulandıran soru</span><br />
<span class="manset_ozet"><strong>Yıllık izinde yolu New York&#8217;a düşen gazeteci Nuray Başaran,Gülen Hocaefendi ile 1 saat 15 dakika görüştü. </strong></span></p>
<p><span class="manset_detay">Başaran bu zor gerçekleştirdiği görüşmeyi Referans gazetesindeki köşesinde anlattı.</span></p>
<p><strong>&#8220;Fethullah Gülen ile 1 saat 15 dakika (2)</strong></p>
<p>Dün kaldığım yerden devam edecek olursam, ABD&#8217;ye gidenler bilir ana otoban yollarda numaralar vardır. Gideceğiniz yerin numaralarını öğrenir ve yolunuzu öyle bulursunuz. Elimdeki iki numara ile ben de New York&#8217;tan saat 16.00 sıralarında Pennysylvania&#8217;ya doğru yola çıktım. Numaralar bittiğinde elimdeki kağıttaki krokide, &#8220;benzin istasyonundan sonra sağa sap&#8221; diyordu ve adres orada bitiyordu. Buraya kadar geldiğimde anladım ki, Pennysylvania&#8217;da birine adres vermek, sokak ve kapı numarası vermek mümkün değil. Bu ormanın içindeki çiftlikleri gerçekten ancak iyi bir tarif ile bulabilirsiniz. Adres istediğimde bazı kişilerin, &#8220;Size o adresi vermek mümkün değil, bulamazsınız&#8221; diye cevap vermelerini şimdi daha iyi anlıyordum..<span id="more-299"></span><br />
Neyse konuya dönersek, benzin istasyonunun sağından döndüğüm yol beni ormanın içinde her iki tarafında, &#8220;Office&#8221; yazılı küçük beyaz binaların bulunduğu ama içeri giriş için bir özel kapı korumasının da yer aldığı bir yapının önüne getirdi. Bu arada en önemli ayrıntı, bu iki küçük yapının yanında yükselen bir direkteki Amerikan bayrağıydı. Görüntü, burasının ABD&#8217;nin bir resmi binası olduğu izlenimi veriyordu. Ama tarif edilen yere de uygundu. (Bu arada sonradan öğrendim ki, kapıdaki ABD bayrağının bulunması, burasının özel olarak korunduğu anlamına geliyormuş.)</p>
<p>Arabadan indim, &#8220;Office&#8221; yazılı küçük kulübeye doğru ilerledim. İçeride iki genç öğrenci duruyordu. Onları görür görmez anladım ki adresi bulmuştum. Derken kapıyı açtım ve bana Türkçe &#8220;hoş geldiniz&#8221; dediler. Doğrusu resmi bir binayı andıran bu yapının önünde ne bir koruma, ne de özel bir güvenliğe rastlamamak beni şaşırttı. Bir tek Amerikan bayrağı güvenliği sağlıyor olamazdı. Ancak sonra fark ettim ki, kapıda ciddi güvenlik kameraları mevcut. Elbette öğrenci olduğunu sandığım iki genç bana Gülen ile randevum olup olmadığını sordular. Ben de olmadığını söyledim. Kendimi tanıtıp görüşmek istediğimi, buraya tatile geldiğimi ve yarın da ABD&#8217;den ayrılacağımı söyledim. Elbette hemen olumsuz cevap verdiler. Ve eklediler: &#8220;Sizi hemen kabul edemez. Hem sağlık durumundan, hem de randevular günler öncesinden alınıyor. Hele röportaj, bu nasıl olur? Bugünden yarına� mümkün değil. Bunun için kendisinin özel bir hazırlık yapması gerekir. &#8220;</p>
<p>Aslında çok da haksız sayılmazlardı. Ankara&#8217;da bile röportaj yapmak istediğimiz kişiler bir iki gün önceden haberdar olmak istiyorlardı. Hatta neleri konuşacağımızın sorulması bile artık bizim için rutin bir yöntemden ibaretti. Bense gelip kapıya dayanmış ve, &#8220;Görüşmek istiyorum, bir de röportaj yapmak istiyorum. Yarın da Türkiye&#8217;ye geri döneceğim. Çok az da zamanım var&#8221; diyordum. Onlar haklıydı ama direnmeye devam ettim. Ve, &#8220;Peki lütfen kendisine bunu iletin o, ‘hayır&#8217; derse, geri dönerim&#8221; dedim. Genç görevli, &#8220;bunu yapamam, şu anda müsait değil&#8221; dedi. Sonra ekledi, &#8220;kendisi bu ara hem biraz rahatsız. Hem de günde ortalama 35-40 ziyaretçisi var&#8221; dedi. Kendisine müsait olana kadar bekleyebileceğimi, cevaba göre de hareket edeceğimi söyledim. Neyse ki, 5 dakika sonra genç görevli içeriye gidip bu bilgiyi paylaştı. Geri döndü ve, &#8220;Nuray Hanım sizinle görüşecek. Sizi bu süre içerisinde misafirhanemize alalım, biraz orada dinlenin&#8221; dedi.</p>
<p>Ormanın içinde başka bir villaya gittik. Bu arada, &#8220;Belki sizinle akşam yemeğinde bir araya gelecek&#8221; doktorunun tavsiyesine göre hareket edeceğiz denildi. Ancak bir süre sonra, &#8220;akşam namazından ve yemekten sonra sizi kabul edecek. Size burada yemek ikram edeceğiz&#8221; diyerek yemek masası hazırlandı. Menüde yayla çorbası, kıymalı ıspanak ve mangalda et-közlenmiş domates ve biber vardı. Yemekleri ikram eden kişi, &#8220;Hocamız da aynı yemeklerden yiyor şu anda&#8221; demeyi ihmal etmedi.<br />
Yemekten hemen sonra kapıya Gülen&#8217;in yardımcısı Cevdet Bey geldi ve arabayla Gülen&#8217;in yaşadığı eve doğru gittik. &#8220;Office&#8221; yazılı küçük binaların önündeki güvenlik kapısı açıldı bir süre ormanın içinde ilerledikten sonra yarı karanlıkta gördüğüm ahşap bir villanın önünde durduk. Ev kovboy filmlerindeki ahşap binalar gibiydi. Dış görünüşten yarı karanlıkta hatırladığım evin büyük verandası ve buradaki büyük uzun tik ağacından masa ve sandalyelerdi.</p>
<p><strong>Gazetecilik refleksiyle etrafa dikkat ederken kapının önündeki esas ayrıntıyı sonra fark ettim. Kapıda taburenin üzerinde biri oturuyordu(girişte). Yarı karanlıkta &#8220;güvenlik için görevli olabilir&#8221; diye düşünürken, ben yaklaşınca ayağa kalktı. Baktım ki, bu kişi Fethullah Gülen. Beni kapıda karşılıyordu. Rahatsızlığı nedeniyle de bir taburede oturmuştu. İnsan ister istemez kendisinden yaşça bu kadar büyük bir insanın ve son yıllarda ne kadar büyüdüğüne dair bilgilerin paylaşıldığı bir cemaatin liderinin böyle bir karşılama yapmasına şaşırıyor. Doğrusu, o anki şaşkınlığım çok büyüktü. İçeride (Gülen tanıştırınca öğrendim) doktoru (Elinde tansiyon aletiyle), İzmir Yamanlar Koleji Genel Müdürü vardı. Belli ki daha önceden belirlenmiş randevu ve kabullerdi.</strong></p>
<p>İçeri geçtik. Burası büyük bir salondu. Tıpkı Anadolu&#8217;nun evleri gibi, Türk halıları ve klasik kadife koltuklarla döşenmiş salonun bir tarafında da, daha modern, oldukça uzun ve tekli koltuklardan oluşan ve koltuklar arasına sehpa görevi gören ahşapların da monte edildiği bir bölüm vardı. Oraya oturduk. <strong>Karşımda öylesine kibar, öylesine misafirine her haliyle önem veren biri vardı ki, bu beni sohbet boyunca çok şaşırttı.</strong> Sadece davranış biçimi değil, konuşmalardaki üslup da bu durumu tamamlayan bir başka unsurdu. Önce neden röportaj vermediğini söyledi. Ülkenin zor dönemden geçtiğinin farkındaydı ve bunun için üzgündü. Hem röportaj vermek için bir hazırlık yapması gerektiğini, hem de bu dönemde söyleyeceği her cümlenin, herkes tarafından farklı yorumlanıp bir de bu nedenle ülkede sorun yaşanmasını ya da yanlış anlaşılmalara neden olmak istemiyordu.</p>
<p>Görünen o ki Yargıtay Ceza Daireleri Kurulu&#8217;nun &#8220;beraat&#8221; kararı kendisini çok mutlu etmişti. Ama yine de bu mutluluk ve rahatlama noktasında bile hassasiyeti ve dikkati elden bırakmıyordu. Sohbete başladım, o sohbet ediyordu ama ister istemez sohbet benden dolayı soru cevap şeklinde ilerliyordu. Baştan konuştuğumuz gibi, &#8220;off the record&#8221; sohbette her soruya açıklıkla ve çekinmeden cevap veriyordu. Detaylarla anlatıyordu. Laf dönüp dolaşıp elbette türbana geldi. Bu bölümü yazmakta sakınca görmüyorum çünkü kendisinin de dediği üzere, daha önce bu konudaki görüşlerini kamuoyuyla paylaşmıştı. Türbanın dinin ön koşulları arasında olmadığını ve bu konudaki görüşlerini daha önce medya aracılığıyla söylediğine vurgu yaptı. Anadolu&#8217;da halkın nasıl bir arada -türbanlı veya değil- birlikte sorunsuz yaşadığı konusunda hemfikir olduk. Ve söylediklerinden, türban ile ilgili gelen yasa değişikliğinin gündeme taşınması noktasında yanlış yapıldığını düşündüğünü anlamak zor değildi. Temel felsefesini &#8220;diyalog&#8221; üzerine kuran Gülen, her şey ve her konunun konsensüs ile yapılmasından yana olduğunu özellikle vurguluyordu.</p>
<p><strong>Söz o günlerde ABD&#8217;deki oturma izni ve yurda dönüp dönmeyeceğine geldiğinde duygusaldı. 2009&#8242;a kadar ABD&#8217;de yaşamasıyla ilgili bir problemin olmadığını, bu durumun Türkiye&#8217;deki bazı medya organlarında yanlış aktarıldığını özellikle vurguladı. Ancak aklı Türkiye&#8217;deydi. Daha önce medyaya yansıyan Türkiye&#8217;den gelen toprakları nasıl kokladığını söyledi. Gözleri doldu. Dayanamadım sordum ve cevabını da aldım, elbette Türkiye&#8217;ye dönmek istiyordu ama şunu da ekliyordu: &#8220;Gelişim ülkemde sorun yaratacaksa, bu hasrete dayanmaya devam ederim&#8221;.</strong></p>
<p>Ancak bu cümle, Türkiye&#8217;ye bir an önce gelmek istememesi anlamına da gelmiyordu. <strong>En çok hangi şehri, nereyi özlediğini sorduğumda ise, &#8220;Hemen hemen tüm Türkiye&#8217;yi gezdim. Bazı yerlere iki kez gittim. Ama İzmir&#8217;in yeri başka. Orada çok kaldım. Çok anılarım var &#8221; </strong>dedi.</p>
<p>Bir saat hemen geçmişti ki, saat başı ölçülmesi gereken tansiyon için doktor görevdeydi. Tansiyonu ölçüldü ve 16 olarak doktoru kendisine söyledi. Sohbeti 15-20 dakika daha sürdürdük.</p>
<p>Bu arada ikramlar da gelip gitti elbette. Çay ve kuruyemiş ikramından sonra sütle yapılmış Türk kahvesi son ikramdı. Kendisine sohbet için teşekkür edip izin istedim. Ayrılırken de kapıya kadar yolcu etti� Konukları karşılama ve uğurlama özel bir öneme sahipti anlaşılan.</p>
<p>NURAY BAŞARAN/Referans gazetesi</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/pirlanta.wordpress.com/299/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/pirlanta.wordpress.com/299/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/pirlanta.wordpress.com/299/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/pirlanta.wordpress.com/299/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/pirlanta.wordpress.com/299/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/pirlanta.wordpress.com/299/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/pirlanta.wordpress.com/299/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/pirlanta.wordpress.com/299/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/pirlanta.wordpress.com/299/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/pirlanta.wordpress.com/299/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/pirlanta.wordpress.com/299/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/pirlanta.wordpress.com/299/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=pirlanta.wordpress.com&blog=1419640&post=299&subd=pirlanta&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pirlanta.wordpress.com/2008/07/23/hocaefendi-ile-1-saat-15-dakika/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/ceyhun-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">ceyhun</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/1/0/1/3/110132.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Gülen&#8217;in oturum vizesi kabul edildi</title>
		<link>http://pirlanta.wordpress.com/2008/07/17/gulenin-oturum-vizesi-kabul-edildi/</link>
		<comments>http://pirlanta.wordpress.com/2008/07/17/gulenin-oturum-vizesi-kabul-edildi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jul 2008 17:40:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gerçekler</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<category><![CDATA[fethullah gülen]]></category>

		<category><![CDATA[fethullah gülen abd]]></category>

		<category><![CDATA[fethullah gülen oturma vizesi]]></category>

		<category><![CDATA[fethullah glen greencard]]></category>

		<category><![CDATA[gülen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pirlanta.wordpress.com/?p=295</guid>
		<description><![CDATA[ 
ABD&#8217;DE GÜLEN KARARI
Gülen&#8217;in oturum vizesi kabul edildi - İZLE
Fethullah Gülen Hocaefendinin ABD&#8217;de vize satüsü ile ilgili dava sonuçlandı.
Mahkeme, Gülen&#8217;in oturum için gerekli bütün şartlara sahip olduğunu ve başvuru dilekçesinin onaylanmasını isteyeceğini açıkladı. Gülen&#8217;in ABD&#8217;deki vize statüsüyle ilgili süreç, bazı medya organları tarafından kasıtlı olarak &#8221;ABD, Gülen&#8217;in vizesini uzatmadı&#8221; şeklinde çarpıtılmıştı.Diyalog, hoşgörü ve barış mesajları ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><span class="habermetin"> </span></p>
<p class="detay_manset" style="margin-top:0;margin-bottom:0;" align="center">ABD&#8217;DE GÜLEN KARARI</p>
<p><img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/0/9/4/1/109416.jpg" alt="" hspace="2" vspace="2" width="270" height="200" align="left" /><span class="manset2">Gülen&#8217;in oturum vizesi kabul edildi - İZLE</span><br />
<span class="manset_ozet"><strong>Fethullah Gülen Hocaefendinin ABD&#8217;de vize satüsü ile ilgili dava sonuçlandı.</strong></span></p>
<p><span class="manset_detay">Mahkeme, Gülen&#8217;in oturum için gerekli bütün şartlara sahip olduğunu ve başvuru dilekçesinin onaylanmasını isteyeceğini açıkladı. Gülen&#8217;in ABD&#8217;deki vize statüsüyle ilgili süreç, bazı medya organları tarafından kasıtlı olarak &#8221;ABD, Gülen&#8217;in vizesini uzatmadı&#8221; şeklinde çarpıtılmıştı.Diyalog, hoşgörü ve barış mesajları ile bütün Dünya&#8217;da ilgi ile izlenen ve geçen günlerde Foreign Policy dergisinin “Dünyanın en büyük 100 entelektüeli“ anketinde birinci seçilen Fethullah Gülen Hocaefendinin ABD&#8217;deki oturum izni için açılan dava sonuçlandı. Mahkeme, Gülen&#8217;in oturum için gerekli bütün prosedürü yerine getirdiğine karar verdi.<span id="more-295"></span></span></p>
<p>Gülen, oturum başvurusunu güçlendirme çerçevesinde, hukuki statü talep etmiş, ancak başvurusu, yetkili kurum ABD Göçmenlik Bürosu&#8217;nca reddedilmişti. Bunun üzerine Gülen de ABD&#8217;deki avukatı aracılığıyla Göçmenlik Bürosu&#8217;nu ve bağlı bulunduğu İç Güvenlik Bakanlığı&#8217;nı dava etti. Devam eden bu hukuki süreç dün sonuçlandı ve tarafların sunumlarını inceleyen Amerikalı hakim Steward Dalzel, Gülen&#8217;in gereken bütün prosedürü yerine getirdiğini, bu durumda Gülen&#8217;in dilekçesinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu açıkladı.</p>
<p>Amerikalı hakim, Göçmen bürosunun, Gülen&#8217;e, eğitim alanında &#8216;fevkalade&#8217; nitelikte işler yapmış olan yabancı şahsiyetlere verilen türde bir hukuki statü verilmesi yönünde, karar verdi. Bu kararla Fethullah Gülen&#8217;in ABD&#8217;de oturumuyla ilgili bazı medya organlarının iddia ettiği herhangi bir olumsuz durum kalmamış oldu.</p>
<p><strong>GÜLEN&#8217;İN ABD İKAMETİ HUKUKİ SÜRECİ ÇARPITMIŞLARDI</strong><br />
Fethullah Gülen&#8217;in ABD&#8217;deki vize statüsüyle ilgili süreç bazı medya organları tarafından &#8221;ABD, Gülen&#8217;in vizesini uzatmadı&#8221; şeklinde çarpıtılmıştı. Tercüme ve yorum hatalarıyla dolu olan bu haberlerde sanki Amerika&#8217;da Gülen&#8217;e karşı savcılık tarafından bir iddianame yazılmış, dava açılmış ve Gülen de bu davayı kaybetmiş mesajı verilmeye çalışılmıştı. Halbuki o dönemde Gülen&#8217;in oturum için yaptığı başvuru süreci henüz sonuçlanmamıştı.</p>
<p>Bu ve benzeri asılsız haberlerle yıpratılmaya çalışılan Fethullah Gülen Hocaefendi, evrensel değerler ve dünya barışına katkısından dolayı bütün dünya&#8217;da her geçen gün daha fazla ilgi odağı haline geliyor. En itibarlı uluslar arası basın yayın organlarında haberler ve makaleler neşrediliyor. Dünyanın birçok üniversitesinde adına kürsüler kuruluyor, akademik çalışmalar yapılıyor Foreign Policy dergisinin Dünyanın en büyük 100 entelektüeli anketinde birinci seçilmesi de bunun son göstergelerinden biri oldu.</p>
<p><strong>MÜSLÜMAN TERÖRİST OLAMAZ</strong><br />
Gülen, İslam dinini temsil yönüyle de büyük beğeni aldı. Dünyanın terör belasıyla uğraştığı ve Müslümanlara yönelik çirkin ithamların yapıldığı bu dönemde &#8220;Bütün terör faaliyetleri, kimden ve nereden gelirse gelsin, barışa, huzura vurulan en büyük darbedir&#8221; yaklaşımıyla hangi sebeple ve hangi maksada yönelik olursa olsun hiçbir terör faaliyetinin katiyen tasvip edilemeyeceğini anlattı. &#8220;Müslüman terörist, terörist Müslüman olamaz&#8221; sözü ise terör hadiselerine karşı İslam dünyasının en önemli mesajı oldu.</p>
<p>Yine Anadolu&#8217;da başlayan eğitim faaliyetleri Gülen&#8217;in teşvikleriyle dünyanın dört bir yanına yayıldı. Okullarda yetişen öğrenciler Türkçeyi ve Türk kültürünü öğrenerek ülkeleriyle Anadolu arasında bir köprü vazifesi görüyor.</p>
<p>Bütün bunlar; Gülen&#8217;in insanlığı kucaklayan sevgi ve hoşgörü anlayışını ve teşvik ettiği hizmetlerle dünya barışına yaptığı katkıyı, daha iyi anlayabilme ilgisi, merakı ve gayretinin sonucu olarak ortaya çıkıyor. Dünya bu kadar ilgiye mazhar olmuş bir aydını anlamaya çalışırken, Türkiye’de bazılarının özellikle bazı medya organlarının yapılan bunca faydalı ve ülke insanının ufkunu açan çabaları görmezden gelmesini ise anlamak mümkün olmuyor.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/pirlanta.wordpress.com/295/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/pirlanta.wordpress.com/295/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/pirlanta.wordpress.com/295/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/pirlanta.wordpress.com/295/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/pirlanta.wordpress.com/295/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/pirlanta.wordpress.com/295/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/pirlanta.wordpress.com/295/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/pirlanta.wordpress.com/295/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/pirlanta.wordpress.com/295/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/pirlanta.wordpress.com/295/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/pirlanta.wordpress.com/295/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/pirlanta.wordpress.com/295/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=pirlanta.wordpress.com&blog=1419640&post=295&subd=pirlanta&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pirlanta.wordpress.com/2008/07/17/gulenin-oturum-vizesi-kabul-edildi/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/ceyhun-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">ceyhun</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/0/9/4/1/109416.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Odatv.com&#8217;da Yayınlanan &#8220;Fethullah Gülen Cemaatinin Hangi İcraatı İslamcıları Böldü?&#8221; Başlıklı Yazı İle İlgili Basın Açıklaması</title>
		<link>http://pirlanta.wordpress.com/2008/07/17/odatvcomda-yayinlanan-fethullah-gulen-cemaatinin-hangi-icraati-islamcilari-boldu-baslikli-yazi-ile-ilgili-basin-aciklamasi/</link>
		<comments>http://pirlanta.wordpress.com/2008/07/17/odatvcomda-yayinlanan-fethullah-gulen-cemaatinin-hangi-icraati-islamcilari-boldu-baslikli-yazi-ile-ilgili-basin-aciklamasi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jul 2008 03:25:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gerçekler</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hocaefendi Şahsına Atılan İftiralara Cevaplar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pirlanta.wordpress.com/?p=293</guid>
		<description><![CDATA[Odatv.com internet sitesinde yayınlanan &#8220;Fethullah Gülen Cemaatinin hangi icraatı İslamcıları böldü?&#8221; başlıklı yazıda &#8220;Uluslararası Saraybosna Üniversitesi&#8217;nin tam karşısına yeni bir üniversite inşaatı yapıldığı, Saraybosna&#8217;nın ikinci bir üniversiteyi kaldırmayacağı, muhafazakar çevrelerin &#8216;Hocaların hocası&#8217; olarak adlandırdığı Prof. Dr. Nevzat Kor&#8217;un (sözkonusu sıfat Prof. Dr Nevzat Kor&#8217;a değil; Merhum Prof. Dr. Sabahattin Zaim&#8217;e aittir) Gülen&#8217;e mektup yazdığı, İslamcı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><img style="float:left;" src="http://tr.fgulen.com/images/stories/005.gif" border="0" alt="Fethullah Gülen" hspace="6" width="100" height="140" /><span class="dropcap">O</span>datv.com internet sitesinde yayınlanan &#8220;Fethullah Gülen Cemaatinin hangi icraatı İslamcıları böldü?&#8221; başlıklı yazıda &#8220;Uluslararası Saraybosna Üniversitesi&#8217;nin tam karşısına yeni bir üniversite inşaatı yapıldığı, Saraybosna&#8217;nın ikinci bir üniversiteyi kaldırmayacağı, muhafazakar çevrelerin &#8216;Hocaların hocası&#8217; olarak adlandırdığı Prof. Dr. Nevzat Kor&#8217;un (sözkonusu sıfat Prof. Dr Nevzat Kor&#8217;a değil; Merhum Prof. Dr. Sabahattin Zaim&#8217;e aittir) Gülen&#8217;e mektup yazdığı, İslamcı cemaatin Fethullah Gülen&#8217;in bu icraatini tartıştığı&#8221; şeklinde bir haber yapılmıştır. Bilahare, &#8220;Garipsiyorum&#8221; başlığı altında Prof. Dr. Nevzat Kor&#8217;un açıklamalarına yer verilmiştir.<span id="more-293"></span></p>
<p>Sözkonusu haberde müvekkilimin kamuoyuna &#8220;Uluslararası Saraybosna Üniversitesi&#8217;nin faaliyetinin önünde engel teşkil eden, Müslümanları bölen&#8221; bir kişi olarak sunulması son derece üzücüdür. Zira müvekkilim, her kim tarafından icra edilirse edilsin, insanlığın ve ülkemizin faydasına olan faaliyetleri her zaman desteklemiş, takdir etmiştir. Muhterem Fetullah Gülen&#8217;in insanlığın hayrına olan herhangi bir hizmetin karşısında olarak veya önünde bir engel olarak gösterilmesi büyük bir yanılgıdır.</p>
<p>Sayın Gülen bütün ömrü boyunca herkesi insanlık ortak paydasında, evrensel değerler çerçevesinde birlik ve beraberliğe teşvik etmiştir. Ayrımcılığa hiçbir zaman meydan vermeyen bir şahsiyetin kamuoyuna bölücü bir kimlikle sunulması son derece onur kırıcıdır.</p>
<p>Birçok kez kamuoyuna açıklandığı üzere, müvekkilim herhangi bir okulun sahibi, hissedarı veya yöneticisi değildir. Dünyamızdaki düşmanlıkların, kavgaların ve birçok sorunun temelde eğitimle aşılabileceğine inandığından, bir mütefekkir şahsiyet olarak toplumun her kesimine yönelik olarak eğitim konusunda tavsiyelerde bulunmuştur. Özellikle Türki Cumhuriyetler ve Balkan ülkeleri gibi tarihi ve kültürel bağlarımızın bulunduğu ülkelerin insanlarına eğitim hizmetlerinin götürülmesini, Türk müteşebbislerinin oralarda okullar açmasını teşvik etmiştir. Tekraren belirtmek istiyorum ki, bu tavsiye ve teşvikler belli bir gruba yönelik olmayıp; toplumun bütününe yöneliktir.</p>
<p>Diğer yandan konu ile ilgili olarak yaptığımız araştırma sonucunda ulaştığımız bilgileri de kamuoyu ile paylaşmak isteriz:</p>
<p>Saraybosna&#8217;da iddia edildiği gibi bir üniversite, yani sadece Uluslararası Saraybosna Üniversitesi mevcut olmayıp; 4 özel, 1 devlet olmak üzere toplam 5 üniversite bulunmaktadır. Dolayısıyla Saraybosna&#8217;nın ikinci bir üniversiteyi kaldırmayacağı iddiası mesnetsizdir.</p>
<p>Uluslararası Saraybosna Üniversitesi yeni satın aldıkları arsa üzerinde 2006 yılında inşaata başlamıştır. Bosna Sema Eğitim Kurumları ise bulunduğu araziyi çok daha önce satın almış ve 2000 yılında da tüzük değişikliği ile üniversite kurma kararı almıştır. Bu durum Saraybosna&#8217;da kamuoyunda bilinmektedir. Zira Bosna Sema Eğitim Kurumları&#8217;nın üniversite açması için halktan ve yerel yönetimden ısrarlı talepler gelmiştir. Bosna Eğitim Kurumları mevcut binasında üniversite açmaktadır. Haberde üniversite inşaatı olduğu ileri sürülen yer ise; üniversite değil yurt inşaatıdır.</p>
<p>Saraybosna&#8217;da İngiliz ve Amerikan üniversiteleri bulunmaktadır. Türk müteşebbislerin iki üniversite açması ise ülkemiz adına gurur verici olarak görülmelidir. Hitap ettikleri öğrencilerin ve branşların dahi farklı olduğunu öğrendiğimiz bu üniversiteleri birbirine rakip görmek, hatta haksız rekabet içinde değerlendirmek doğru olmayacağı gibi; iddia olunan böyle bir durumdan dolayı müvekkilimi sorumlu göstermek de hiçbir insaf anlayışına sığmaz. Olabilecek yanlış anlamaları önlemek adına kamuoyuna saygılarımızla sunarız.</p>
<p><strong>Fethullah Gülen Vekili<br />
Av. Orhan Erdemli</strong></p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/pirlanta.wordpress.com/293/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/pirlanta.wordpress.com/293/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/pirlanta.wordpress.com/293/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/pirlanta.wordpress.com/293/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/pirlanta.wordpress.com/293/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/pirlanta.wordpress.com/293/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/pirlanta.wordpress.com/293/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/pirlanta.wordpress.com/293/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/pirlanta.wordpress.com/293/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/pirlanta.wordpress.com/293/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/pirlanta.wordpress.com/293/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/pirlanta.wordpress.com/293/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=pirlanta.wordpress.com&blog=1419640&post=293&subd=pirlanta&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pirlanta.wordpress.com/2008/07/17/odatvcomda-yayinlanan-fethullah-gulen-cemaatinin-hangi-icraati-islamcilari-boldu-baslikli-yazi-ile-ilgili-basin-aciklamasi/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/ceyhun-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">ceyhun</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tr.fgulen.com/images/stories/005.gif" medium="image">
			<media:title type="html">Fethullah Gülen</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Tercih Hatası Yapmayın!..</title>
		<link>http://pirlanta.wordpress.com/2008/07/17/tercih-hatasi-yapmayin/</link>
		<comments>http://pirlanta.wordpress.com/2008/07/17/tercih-hatasi-yapmayin/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jul 2008 03:24:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gerçekler</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kırık Testi Kürsü ve Prizma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pirlanta.wordpress.com/?p=291</guid>
		<description><![CDATA[Haşyet talebi, dualarınız arasında önemli bir yer teşkil ediyor. Sizi, Cenâb-ı Hak&#8217;tan haşyet istemeye sevkeden mülahazalar nelerdir?
Haşyet; Mevlâ-yı Müteâl&#8217;i isim ve sıfatlarıyla tanımaya muvaffak olmuş bir kulun, kendi acz u fakrının şuuruyla O&#8217;nun izzet ve azameti karşısında iki büklüm olması, O&#8217;na hakkıyla ubudiyette bulunamadığı endişesiyle kıvranması, her zaman edepli davranması, saygıyla oturup kalkması ve meleklerle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><img style="float:left;" src="http://tr.fgulen.com/images/stories/kiriktesti/tr_kiriktesti_15389.jpg" border="0" alt="Tercih Hatası Yapmayın!.." hspace="6" width="118" height="90" /><strong><span class="dropcap">H</span>aşyet talebi, dualarınız arasında önemli bir yer teşkil ediyor. Sizi, Cenâb-ı Hak&#8217;tan haşyet istemeye sevkeden mülahazalar nelerdir?</strong></p>
<p>Haşyet; Mevlâ-yı Müteâl&#8217;i isim ve sıfatlarıyla tanımaya muvaffak olmuş bir kulun, kendi acz u fakrının şuuruyla O&#8217;nun izzet ve azameti karşısında iki büklüm olması, O&#8217;na hakkıyla ubudiyette bulunamadığı endişesiyle kıvranması, her zaman edepli davranması, saygıyla oturup kalkması ve meleklerle atbaşı hâle gelse bile tevazudan asla ayrılmaması demektir.</p>
<p><span class="highlight-bold"><strong><span style="font-size:small;">Allah&#8217;ı Bilmenin Meyvesi</span></strong></span></p>
<p>&#8220;<span style="font-size:18pt;line-height:150%;font-family:'Traditional Arabic';" lang="AR-SA"><strong> اَللّٰهُمَّ اجْعَلْنِي أَخْشَاكَ حَتَّى كَأَنِّي أَرَاكَ </strong></span>Allahım içimi haşyet hissiyle doldur ve beni Zât-ı Ulûhiyetine karşı hürmette kusur etmeyen bir kul eyle, tâ ki her an Seni görüyormuş gibi olayım.&#8221; duası, İnsanlığın İftihar Tablosu&#8217;nun dilinden hiç düşmeyen bir niyazdır. Bu itibarla, haşyet talebinde bulunmamız gerektiğini bize talim buyuran muallim, kulluk âdâbını kendisinden öğrendiğimiz Rehber-i Ekmel Efendimiz&#8217;dir.<span id="more-291"></span></p>
<p>Aslında, &#8220;Allahım, duygu, düşünce, tavır, hal ve hareketlerime öyle bir haşyet boyası çal ki, her an Seni görüyormuş gibi davranayım!&#8221; dileği, başta Kur&#8217;an talebeleri olmak üzere, bütün inananlar tarafından vird-i zeban (sürekli tekrarlanan dua) edinilmelidir. Çünkü, hakiki mü&#8217;minler, her tavır ve davranışlarında O&#8217;nun tarafından görülüyor olma mülâhazasıyla temkin ve teyakkuz soluklayan ve ömrünü derin bir ihsan şuuruyla hep O&#8217;nu görüyormuşçasına tir tir titreyerek geçiren insanlardır. İslam hakikatini temsil edebilen ve beşerin ufkunu aydınlatan kahramanlar da ancak onlardır.</p>
<p>Ciddiyetsiz ve lâubâli kimselerin, dava adamı olmaları ve başkalarına rehberlik yapmaları mümkün değildir. Zira, içte ihsan bulunmalıdır ki, dışta itkan olsun; insan, gönül âlemini ciddiyetle donatmalıdır ki, bu onun dış dünyasına da yansısın ve muhatapları üzerinde tesir bıraksın. Evet, tavır ve davranışlarıyla lâubâli olan kimseler, diğer insanlara hiçbir şey veremezler; aksine, onları kendi yollarından nefret ettirirler. &#8220;Ahiret, Mahşer, Hesap, Cennet, Cemâlullah ve Rıdvan&#8217;a inanan, ebediyete uzanmış yolun yolcusu olduğunu söyleyen ve sonsuz saadet arzusunu seslendiren bir insan nasıl bu kadar sere serpe ve kayıtsız yaşayabilir?!.&#8221; dedirtir ve çevrelerinde tereddüte sebebiyet verirler.</p>
<p>Maalesef, günümüzün insanları çok lâubâli ve gayr-ı ciddi. Öyle ki, ciddiyet, mefkûre kahramanlarının en önemli vasıflarından biri olduğu halde, lâubâlilik bu daire içine de sızdı. Daha düne kadar, bütün Kur&#8217;an hâdimleri, mesuliyetlerinin ağırlığıyla piştiklerinden ve sorumluluklarını her an omuzlarında hissettiklerinden dolayı sürekli ağırbaşlı ve olgun insan tavrı ortaya koyarlardı. Gerçi bazıları, iman hizmetinin esaslarından olan &#8220;şevk&#8221;i biraz neşeli olmak ve arasıra gülüp eğlenmek şeklinde anlarlardı ama bu anlayış yaygın değildi. Onların ekseriyeti, &#8220;şevk&#8221; mesleğini, kat&#8217;iyen ye&#8217;se düşmeme, asla inkisar yaşamama ve her zaman iştiyakla hizmete koşma yolu olarak kabul eder; onu gülüp oynamak şeklinde yorumlamayı meseleyi çarpıtmak sayar ve hep temkinli dururlardı.</p>
<p>Kanaatimce, bu lâubâliliğin altında marifet eksikliği yatmaktadır. Zira, Allah&#8217;ı bilmesi lazımdır ki insan haşyetli olsun. &#8220;Allah saygısını tam olarak ancak O&#8217;nu hakkıyla bilenler duyarlar.&#8221; (Fâtır, 35/2 <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_cool.gif' alt='8)' class='wp-smiley' /> fehvâsınca, Mevlâ-yı Müteâl&#8217;e karşı gerekli hürmet ve tâzimi de ancak O&#8217;nu sıfât-ı sübhaniyesi ve esmâ-ı hüsnâsıyla tanımaya muvaffak olmuş, ihsan ufkunda seyahat eden Hak erleri ortaya koyabilirler. Tabiî onların haşyetleri de herkesin kendi mârifet seviyesine ve yakîn mertebesine göre farklı farklıdır. Sadece atalarından duyduklarıyla yetinen ve dinin esaslarını taklide bağlı olarak kabullenen kimselere gelince, belki onlar da, öyle sığ bir bilgiyle de olsa, Cennet&#8217;e girebilirler ama hiçbir zaman Allah&#8217;ı gereği gibi tanıyamaz ve haşyet hisleriyle dolamazlar.</p>
<p><span class="highlight-bold"><strong><span style="font-size:small;">Talebin Kadar İnsansın!..</span></strong></span></p>
<p>Diğer taraftan, mezkur dua, her şeyden öte Allah&#8217;ı isteme ve O&#8217;nun rızasını dileme manasına geldiğinden dolayı da çok kıymetlidir. Şayet bir insan, Cenâb-ı Hakk&#8217;a tazarru ve niyazda bulunurken, ihtiyaç listesinin başına Zât&#8217;ıyla münasebette derinleşmeyi koymuyorsa; başka ne isterse istesin, bütün taleplerinden önce ve hepsinden ziyade marifet, muhabbet, aşk ve iştiyak dilemiyorsa, en önemli meseleyi tâli mütalaa etmiş ve onu arkaya atmış demektir.</p>
<p>Öyleyse, hâlis bir mü&#8217;min, ellerini açtığında -mesela- sıhhat ve afiyet istese, hemen onu kurbet niyazıyla taçlandırmalıdır; yoksa, yanlış tercihte bulunmuş olur. Bir dava adamı, falan ülkede iki-üç yüz tane okul açılmasını ve hepsinde kendi değerlerinin gürül gürül seslendirilmesini dileyebilir; bu, yadırganacak bir talep olmadığı gibi, Cenâb-ı Hakk&#8217;ın rızasına da muhalif değildir. Hatta bu istek, onu dillendiren insanın belli bir ufku tuttuğunun da emaresidir. Ne var ki, o meselede nefsin de bir payı bulunabileceğinden dolayı, sadece o rağbetle iktifa etmek ve zımnen de olsa onu daha engin bir marifete erme istirhamının önüne geçirmek yine bir çeşit aldanmışlıktır. Evet, Allah&#8217;ın rızasını tahsil hususunda İ&#8217;la-yı Kelimetullah&#8217;tan daha üstün bir vesile yoktur; fakat, bu yüce vesile bile, Rabb-i Rahim&#8217;e daha yakın olma isteğinin, O&#8217;nu görüyormuş ya da en azından O&#8217;nun tarafından görülüyormuş gibi yaşayacak kıvamı bulma arzusunun ve O&#8217;na kavuşma iştiyakıyla dolma emelinin yerine konmamalıdır.</p>
<p>Bu açıdan, bir mü&#8217;min, bütün cihanın anahtarlarını elde etme imkânına sahip olduğu bir yolda yürüse dahi, şayet &#8220;Allahım içimi haşyet hissiyle öyle doldur ki, her an Seni görüyormuş gibi olayım!&#8221; mülahazasına bağlı adımlar atmıyor ve sürekli Cenâb-ı Hak&#8217;la irtibatının kavî olması için yakarmıyorsa, gaflete dalmış ve tercih hatası yapmış sayılır.</p>
<p>Hak nezdinde insana talebinin kıymetine göre değer biçilir; insan, peşine düştüğü gaye ölçüsünde daha üst mertebelere yükseltilir. Kimisi mala, mülke, bağa, bahçeye; kimisi makama, mansıba, şöhrete, pâyeye; kimisi keşfe, kerâmete, zevke ve hâle.. kimisi de doğrudan doğruya meâliye tâliptir. Ne ki, iman, marifet, muhabbet, aşk ve iştiyakın değerler hanesinde doldurduğu yerleri başka hiçbir matlubun karşılaması mümkün değildir.</p>
<p>Dahası, velîlik, kutupluk ve gavslık gibi makamlar da birinci maksat yapılmamalıdır. Muvahhid bir mü&#8217;min, bütün bunları mülahazaya aldığı zaman da tercihini yine iman-ı billah, marifetullah, muhabbetullah, aşk u şevk istikametinde kullanmalıdır. O, gavslığı değil, bir gavsın mazhar olduğu iman, marifet ve muhabbet ufkunu dilemelidir. İşte, böyle bir talepte ısrarlı olmak, şuurlu tercih yapmanın, Hakk&#8217;ın rızasını üstün tutmanın, yerinde kararlı durmanın ve Mevlâ&#8217;ya sâdık kalmanın ifadesidir. Dolayısıyla, en değerli insan, rıza-i ilahî peşinde olan ve iman, marifet, muhabbet, aşk u iştiyak istikametinde derinleşmeye çalışandır.</p>
<p>Aslında, bu talebi ortaya koymak çok zor bir mesele de değildir. İnsan, başlangıçta seleflerini taklid edercesine de olsa, iradesinin hakkını vererek kalbini mâsivâdan temizlemeye gayret gösterir ve her fırsatta Rıdvan&#8217;a erme emelini dile getirirse; hele bir de, haline başkalarının muttalî olamayacağı gecelerin o sihirli vakitlerinde secdede pusuya yatıp tecellî avlamaya durur ve Mevlâ-yı Müteâl&#8217;e teveccüh ederek O&#8217;nunla münasebete geçme çağrısında bulunursa, bir gün mutlaka farklı sinyallerle cevaplar alacak ve aradığı marifet ufkuna ulaşacaktır.</p>
<p><span class="highlight-bold"><strong><span style="font-size:small;">Seni İsterim Allahım!..</span></strong></span></p>
<p>Ezcümle, &#8220;ehlullah&#8221; dediğimiz Hak dostları sürekli bu hedefi takip etmişlerdir. Onların hemen hepsi senelerce &#8220;Seni isterim Allahım, sadece Seni!..&#8221; diye inlemişlerdir. Aralarında tam altmış yıl boyunca &#8220;Başka bir muradım yoktur Rabbim; yalnızca Seni diliyorum.. Seni, Seni, Seni&#8230;&#8221; deyip ağlayanların sayısı hiç de az değildir. Bu güzîde kulların tesbihleri dahi adeta &#8220;Seni, Seni, Seni&#8230;&#8221; nakarâtından ibarettir.</p>
<p>Meşhur bir menkıbede anlatıldığına göre; Halife Harun Reşit, bazı özel günlerde halkına hediyeler dağıtırmış. Teb&#8217;asını memnun etmeyi ve halkın gönlünü almayı, Rabbin rızasına bir vesile bilirmiş. Yine hediyeler saçtığı bir gün, nedîmi ve doktoru Cafer Bermekî&#8217;nin, kapının kenarında boyun büküp beklediğini görmüş. Ona dönerek, &#8220;Caferim, sana da bir ihsanda bulunayım. Herkese bir-iki altın verdim, senin payına on tane ayırayım!..&#8221; diye seslenmiş. Bermekî, &#8220;İstemem Sultanım..&#8221; demiş. Harun Reşit, elli-yüz, ne kadar altın teklif ederse etsin, Bermekî, &#8220;istemem&#8221; cevabını vermiş. Nihayet, Sultan sormuş; &#8220;Be adam, peki sen ne istersin?&#8221; Cevap, bütün sâdıkların duygu ve düşüncelerini yansıtacak türden olmuş: &#8220;Seni isterim Sultanım, seni!.. Ben senin sevgine tâlibim; sen benden razı olduktan sonra sarayını da, malını-mülkünü de zaten kendimin bilirim.&#8221;</p>
<p>Evet, her samimi kul, Rabb-i Rahîm&#8217;e karşı işte bu hisleri beslemelidir. Zira, tercih hayatî ehemmiyeti hâizdir. Tabii ki, insan, O&#8217;nun lütf u ihsanından pek çok nimet beklemeli; her muradını O&#8217;ndan istemelidir. Ne var ki, her gün onlarca kez dilendiği Cennet&#8217;i bile O&#8217;nun yerine tercih etse, O&#8217;nu dileyeceği yerde Cennet&#8217;i istese, yine aldanmış olacağını çok iyi bilmelidir. Allah&#8217;ın rahmetinden Cennet&#8217;i ve ebedî saadeti de umsa bile, &#8220;Sen benden razı değilsen, Firdevs&#8217;i de istemem!&#8221; deyip evvelen ve bizzat O&#8217;na yönelmelidir. Hani, Rabiâ Adeviye&#8217;ye &#8220;Dâr!..&#8221; deyip Cennet&#8217;i hatırlatırlar da, o mualla annemiz &#8220;Câr&#8221; diye inler; &#8220;Komşu var mı orada; Dost&#8217;umun hoşnutluğuna erebilecek miyim, O&#8217;nun cemâlini görebilecek miyim?!.&#8221; der. İşte, inanmış insanın ruh dünyası bu mülahaza ile techiz edilmelidir.</p>
<p>Hâsılı, makam-mansıp, mal-mülk, çoluk-çocuk, servet ü sâmân.. bunların hepsi birer imtihan vesilesidir ve Bâki-yi Hakikî yolunda yardımcı olmaları nisbetinde kıymetlidir. İnsan, bunları ikinci, üçüncü dereceden istekler çerçevesinde ele almalı ve her nimetten önce, her talepten ziyade Allah&#8217;ın rızasını aramalıdır ki, tercih hatası yapmış olmasın ve bekâya mazhariyeti yakalasın. Bu şuurla, Allah&#8217;a teveccüh etmeli, &#8220;haşyet&#8221; hissinin artmasını dilemeli ve marifette sürekli derinleşmelidir ki, ötelerde sonu olmayan en son nimete, &#8220;Rıdvan&#8221; ünvanlı zirveye ulaşsın.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/pirlanta.wordpress.com/291/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/pirlanta.wordpress.com/291/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/pirlanta.wordpress.com/291/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/pirlanta.wordpress.com/291/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/pirlanta.wordpress.com/291/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/pirlanta.wordpress.com/291/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/pirlanta.wordpress.com/291/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/pirlanta.wordpress.com/291/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/pirlanta.wordpress.com/291/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/pirlanta.wordpress.com/291/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/pirlanta.wordpress.com/291/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/pirlanta.wordpress.com/291/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=pirlanta.wordpress.com&blog=1419640&post=291&subd=pirlanta&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pirlanta.wordpress.com/2008/07/17/tercih-hatasi-yapmayin/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/ceyhun-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">ceyhun</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tr.fgulen.com/images/stories/kiriktesti/tr_kiriktesti_15389.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Tercih Hatası Yapmayın!..</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>İstanbul&#8217;da Meydana Gelen Terörist Saldırıda Şehit Olan Polisler İçin Verdiği Taziye Mesajı</title>
		<link>http://pirlanta.wordpress.com/2008/07/17/istanbulda-meydana-gelen-terorist-saldirida-sehit-olan-polisler-icin-verdigi-taziye-mesaji/</link>
		<comments>http://pirlanta.wordpress.com/2008/07/17/istanbulda-meydana-gelen-terorist-saldirida-sehit-olan-polisler-icin-verdigi-taziye-mesaji/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jul 2008 03:21:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gerçekler</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pirlanta.wordpress.com/?p=289</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul&#8217;da meydana gelen hain saldırı, terörün bütün insanlık için ne denli büyük bir problem olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiş oldu.
Bu menfur saldırıda üç kahraman emniyet mensubumuzun şehadet şerbeti içtiğini, bazı polislerimizin de yaralandığını öğrenmiş bulunmaktayım. Şehit olan kahraman polislerimize Allah’tan rahmet ve ebedi alemde saadet, yaralılarımıza acil şifalar, yakınlarına ve bütün Emniyet Teşkilatımıza [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><img style="float:left;" src="http://tr.fgulen.com/images/stories/taziye.jpg" border="0" alt="M. Fethullah Gülen" hspace="6" width="118" height="90" /><span class="dropcap">İ</span>stanbul&#8217;da meydana gelen hain saldırı, terörün bütün insanlık için ne denli büyük bir problem olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiş oldu.</p>
<p>Bu menfur saldırıda üç kahraman emniyet mensubumuzun şehadet şerbeti içtiğini, bazı polislerimizin de yaralandığını öğrenmiş bulunmaktayım. Şehit olan kahraman polislerimize Allah’tan rahmet ve ebedi alemde saadet, yaralılarımıza acil şifalar, yakınlarına ve bütün Emniyet Teşkilatımıza da sabr-ı cemil niyaz ediyorum.</p>
<p><strong>M. Fethullah Gülen</strong></p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/pirlanta.wordpress.com/289/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/pirlanta.wordpress.com/289/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/pirlanta.wordpress.com/289/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/pirlanta.wordpress.com/289/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/pirlanta.wordpress.com/289/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/pirlanta.wordpress.com/289/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/pirlanta.wordpress.com/289/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/pirlanta.wordpress.com/289/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/pirlanta.wordpress.com/289/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/pirlanta.wordpress.com/289/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/pirlanta.wordpress.com/289/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/pirlanta.wordpress.com/289/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=pirlanta.wordpress.com&blog=1419640&post=289&subd=pirlanta&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pirlanta.wordpress.com/2008/07/17/istanbulda-meydana-gelen-terorist-saldirida-sehit-olan-polisler-icin-verdigi-taziye-mesaji/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/ceyhun-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">ceyhun</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tr.fgulen.com/images/stories/taziye.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">M. Fethullah Gülen</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Gülen Hocaefendi&#8217;yi Mahkûm Ettirmek İsteyenler Haksız</title>
		<link>http://pirlanta.wordpress.com/2008/07/17/gulen-hocaefendiyi-mahkum-ettirmek-isteyenler-haksiz/</link>
		<comments>http://pirlanta.wordpress.com/2008/07/17/gulen-hocaefendiyi-mahkum-ettirmek-isteyenler-haksiz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jul 2008 03:16:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gerçekler</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hocaefendi Şahsına Atılan İftiralara Cevaplar]]></category>

		<category><![CDATA[fethullah gülen]]></category>

		<category><![CDATA[fethullah gülen beraat]]></category>

		<category><![CDATA[fethullah gülen mahkum etmek isteyenler haksız]]></category>

		<category><![CDATA[Gülen hocaefebdi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pirlanta.wordpress.com/?p=286</guid>
		<description><![CDATA[
Kesin Hüküm: Gülen Hocaefendi&#8217;yi Mahkûm Ettirmek İsteyenler Haksız 
2000 yılında başlayan ve 24 Haziran 2008 tarihine kadar devam eden mahkeme süreci Yargıtay Ceza Genel Kurulu&#8217;nun beraat kararıyla sona erdi.
Böylece, Fethullah Hocaefendi&#8217;yi ve onun şahsında milletimizin ortaya koyduğu dünya çapındaki hizmetleri zan altında bırakmak için yoğun çaba gösterenlerin, zanlarını mahkeme kararıyla tescil ettirme maratonu, yanlarına yorgunluktan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><a href="http://images.google.com.tr/imgres?imgurl=http://www.aksiyon.com.tr/resim/588/89.jpg&amp;imgrefurl=http://www.aksiyon.com.tr/detay.php%3Fid%3D23552&amp;h=180&amp;w=225&amp;sz=11&amp;hl=tr&amp;start=7&amp;um=1&amp;tbnid=7h6YTru67rgiUM:&amp;tbnh=86&amp;tbnw=108&amp;prev=/images%3Fq%3DG%25C3%25BClen%2BHocaefendi%2527yi%26um%3D1%26hl%3Dtr%26sa%3DG"><img style="border:1px solid;" src="http://tbn0.google.com/images?q=tbn:7h6YTru67rgiUM:http://www.aksiyon.com.tr/resim/588/89.jpg" alt="" width="108" height="86" /></a></p>
<p><a href="http://www.nurforum.org/forum/index.php?topic=26416.msg184359#msg184359"><strong><span style="color:#000000;">Kesin Hüküm: Gülen Hocaefendi&#8217;yi Mahkûm Ettirmek İsteyenler Haksız</span></strong></a><span style="color:#000000;"> </span></p>
<p>2000 yılında başlayan ve 24 Haziran 2008 tarihine kadar devam eden mahkeme süreci Yargıtay Ceza Genel Kurulu&#8217;nun beraat kararıyla sona erdi.</p>
<p>Böylece, Fethullah Hocaefendi&#8217;yi ve onun şahsında milletimizin ortaya koyduğu dünya çapındaki hizmetleri zan altında bırakmak için yoğun çaba gösterenlerin, zanlarını mahkeme kararıyla tescil ettirme maratonu, yanlarına yorgunluktan başka bir şey bırakmadı.<span id="more-286"></span></p>
<p>Velev ki beraatla sonuçlanmasaydı, Hocaefendi hakkında suç oluşturarak mahkûm ettirme çabası gösterenler başarılı olsaydı, ya da Yargıtay 11. Ceza Dairesi&#8217;nin oy birliğiyle verdiği beraatı bozdurabilselerdi ne olacaktı? Milyonlarca insanın vicdanında karşılık bulan ve onların el emeğini, alın terini döktüğü işler kötü mü olacaktı?</p>
<p>Hayır.</p>
<p>Delil oluşturarak hâkimleri yanıltmayı başarsalardı, bulutun güneş ışıklarını geçici olarak engellemesinden farklı bir sonuç doğmayacaktı. Bir süre sonra &#8220;oluşturulan delilimsiler&#8221; dağılacak, gerçeğin nurefşan çehresi parıltısını her tarafa ulaştıracaktı.</p>
<p>Hâkimler, konjonktürün ve bir kısım odakların tüm baskılarına rağmen mahkûmiyet kararına temayül etmedi. 2003 yılında verilen erteleme kararı, işi bilenler tarafından &#8220;verilemeyen beraat&#8221; olarak anlaşıldı.</p>
<p>Mahkeme süreci iki aşamadan oluşuyor.</p>
<p>Birincisi, 28 Şubat kararları yedeğinde, 18 Haziran 1999 akşamı Ali Kırca&#8217;nın programında senaryosu yazılarak sahnelenen oyunun 2000 yılının Ağustos ayında Nuh Mete Yüksel&#8217;in hazırladığı iddianame ile mahkemeye taşınması ve mahkemenin 2003 yılında erteleme kararıyla neticelenmesidir.</p>
<p>Bu süreçte rol alan isimler arasında özellikle ekranlarda boy gösterenler olarak ÇEV Başkanı Gülseven Yaşer, ÇYDD Başkanı Türkan Saylan ve E. Org. Kemal Yavuz gibi kişiler vardı. Sürecin başarısı Ali Kırca&#8217;nın tecrübesine emanet edilmişti. Kırca kendinden son derece emin ve mağrur edalarla, &#8220;Bu gün bir milattır. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!&#8221; türünden iddialı cümlelerle açtı programını… Sunuculukla da yetinmeyip, &#8220;diyalog ve hoşgörü&#8221; adımlarını geri aldırıp, kurulan köprüleri yıkma görevini de üstlenerek ertesi gün ana haber bültenine çıkardığı Prof. Dr. Toktamış Ateş ve Rıza Zelyut&#8217;tan canlı yayında Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı&#8217;ndan aldıkları ödülü iade etmelerini istedi.</p>
<p>O ödüllerin verildiği gece çekilen bir hatıra fotoğrafı vardı. Toktamış Hoca ile Gülen Hocaefendi ele ele tutuşmuş, sağcısı-solcusu, Alevisi-Sünnisi, Türkü-Kürdü ile toplumun renkleri bir araya gelip, tam bir kardeşlik tablosu oluşturmuştu.</p>
<p>Bu tablo çok rahatsız edici olmuş ki, ödülleri iade ettirerek o muhteşem birlik ve beraberlik mayasını bozup, parçalamak istiyorlardı.</p>
<p>Ve Ali Kırca, bu tahribatın gönüllü aktörü olarak çalışmaktan haz duyuyordu.</p>
<p>Mahkeme sürecinde öne çıkan başka gönüllüler de vardı. TSK&#8217;dan ayrılmış kişiler, 68&#8242;liler Vakfı Başkanı Haşmet Atahan ve olmayan Sivil Toplum Kuruluşları Birliğinin Başkanı sıfatıyla İstanbul Üniversitesi eski Rektörü Prof. Bülent Berkarda ve benzerleri gibi…</p>
<p>Mahkemenin ikinci aşaması, Hocaefendi&#8217;nin avukatlarının erteleme kararına razı olmayıp, beraat talebinde bulunmasıyla başladı. Bu talep yerinde bulundu ve mahkeme beraat ile neticelendi. Aynı ekip, temyizde ısrar etti bu sefer. Temyize giden dava Yargıtay 11. Ceza Dairesi&#8217;nde onaylandı. Daire onay kararını oy birliğiyle almıştı. Bu sefer Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz ederek dosyanın Ceza Genel Kurulu&#8217;na gitmesini sağladı.</p>
<p>Yargıtay Başsavcısı, Sayın Cumhurbaşkanı&#8217;nın aleyhinde, yurtdışındaki Türk okulları hakkında elçiliklerimize geçtiği yazıdan dolayı yargılanması talebinde bulunmuştu. Ama Başsavcılığın itirazı usulsüz bulundu ve böylece &#8220;beraat talebi&#8221; en üst mahkeme tarafından onaylanarak &#8220;kaziye-i muhkeme&#8221; yani kesin hüküm hâline geldi.</p>
<p>Böylece Cumhurbaşkanı Sayın Gül&#8217;ün yargılanması için gösterilen gerekçe de ortadan kalkmış oldu.</p>
<p>Mahkeme bitti ama mahkûm ettirmek için elinden ne gelirse yapanlar kararı hazmedebilecek mi? Hukuka saygıyı dilinden düşürmeyenler en üst mahkemenin kararından sonra yaptıklarından hicap duyarak rahat durmayı tercih edecekler mi?</p>
<p>Zannetmiyorum.</p>
<p>İşe bu yüzden mahkeme süreciyle eş zamanlı olarak neler yaptıklarına bir göz atma ihtiyacı hissediyorum ki, neler yapabileceklerini kestirme imkânı olsun.</p>
<p>Gülseven Yaşer, yani ÇEV Vakfı Başkanı, öğrencilere burs sağlayarak mahkûm ettirmek için uğraştığı Hocaefendi&#8217;nin tarzını uygulamaya çalıştı. Aynı tarzı ÇYDD Başkanı Türkan Saylan da benimsedi. Hazırladıkları &#8220;Kardelenler&#8221; projesiyle doğudan getirdikleri kız çocuklarına eğitim imkânı sağlıyorlardı. Bir zamanlar &#8220;ağabeyler-ablalar&#8221; diyerek örgütlenmenin varlığını ispatlamaya çalışanlar kardelenlerin başına &#8220;yönder&#8221; adı verilen ağabey ve ablalar koydular.</p>
<p>Hatta…</p>
<p>Diyarbakır&#8217;dan getirilen bir kardelen kızımız, iki hafta evvel bir gazetenin ekinde şöyle diyordu: &#8220;Ablam yanımda olduktan sonra her şeyi yaparım!&#8230;&#8221;</p>
<p>Acaba ablası kardelenden neler yapmasını ister? Ya da ablalar kardelenlerden neler istiyorlar acaba? Bu sorular zamanla cevaplarını mutlaka bulur. Ama eğer bu sözü Gülen Hocaefendi&#8217;nin tavsiyesiyle açılmış okullarda okuyan bir öğrenci söylemiş olsaydı ne olurdu?</p>
<p>İşin ucu şeriat devleti kurmaya kadar götürülmez miydi?</p>
<p>Her neyse. Biz yolumuza devam edelim. Bu iki bayan öğrenci işlerine giriştiklerinde Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur&#8217;du. Ve bu iki bayan Eruygur&#8217;un öğrenci okutma projesinin bir ucunda bulunuyorlardı.</p>
<p>Öyle ki, öğrencileri alıp TV 8&#8242;de halktan para toplama programı bile yaptılar. Hani Gülen Hocaefendi ile ilişkilendirilen okulların para kaynağı olarak &#8220;himmetler&#8221; vs adı altında &#8220;değirmenin suyu nereden&#8221; derlerdi ya, işte o işi televizyon stüdyosundan ve bütün insanların huzurunda rahatlıkla yaptılar.</p>
<p>Sonra…</p>
<p>Şener Eruygur&#8217;un o yıllarda Ayışığı adı altında darbe planı yaptığı bütün detaylarıyla Nokta dergisinde yayımlandı.</p>
<p>Acaba &#8220;Ablam yanımda olduktan sonra her şeyi yaparım&#8221; diyen kardelenden ablaları ne istiyordur?</p>
<p>Bütün bunlar en üst yargı organı tarafından beraatı onaylanan Hocaefendi&#8217;ye yakın kişiler tarafından yapılsa ve söylenseydi ne derlerdi? Bilmeyen var mı?</p>
<p>Biz son sözü Hocaefendi&#8217;ye bırakalım:</p>
<p>Ben kendi ülkemin çocuğuyum; dıştan ithal edilmiş ve milletin başına musallat olmuş tufeylilerden değilim. O ülkenin çocuğuyum ben. Onun bir avuç toprağını dünyalara değiştirmem. Fakat bir şey var: Benim inandığım bir dava var, bir hizmet var, Din-i Mübin-i İslam&#8217;a hizmet var ve ülkemde huzursuzluğun çıkmaması, hele dine karşı bir tavır alınmaması.. bunlar benim gaye-i hayalim, düşüncem, mefkûrem.</p>
<p>İşte Hocaefendi de bu… Ve fark da burada…<br />
 </p>
<div style="text-align:right;">30.06.2008 - Hamdi YILMAZER<br />
<a href="http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=30619" target="_blank">http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=30619</a></div>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/pirlanta.wordpress.com/286/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/pirlanta.wordpress.com/286/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/pirlanta.wordpress.com/286/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/pirlanta.wordpress.com/286/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/pirlanta.wordpress.com/286/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/pirlanta.wordpress.com/286/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/pirlanta.wordpress.com/286/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/pirlanta.wordpress.com/286/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/pirlanta.wordpress.com/286/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/pirlanta.wordpress.com/286/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/pirlanta.wordpress.com/286/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/pirlanta.wordpress.com/286/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=pirlanta.wordpress.com&blog=1419640&post=286&subd=pirlanta&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pirlanta.wordpress.com/2008/07/17/gulen-hocaefendiyi-mahkum-ettirmek-isteyenler-haksiz/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/ceyhun-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">ceyhun</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tbn0.google.com/images?q=tbn:7h6YTru67rgiUM:http://www.aksiyon.com.tr/resim/588/89.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Said Nursi ve vatan sevgisi</title>
		<link>http://pirlanta.wordpress.com/2008/07/17/said-nursi-ve-vatan-sevgisi/</link>
		<comments>http://pirlanta.wordpress.com/2008/07/17/said-nursi-ve-vatan-sevgisi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jul 2008 03:13:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gerçekler</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BEDİÜZZAMAN Said Nursi Hazretleri]]></category>

		<category><![CDATA[bediüzzaman said nursi hazretlri]]></category>

		<category><![CDATA[bediüzzaman ve vatan sevgisi]]></category>

		<category><![CDATA[said nursi]]></category>

		<category><![CDATA[said nursi ve vatan sevgisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pirlanta.wordpress.com/?p=284</guid>
		<description><![CDATA[Gündelik olaylarda olduğu gibi bugünümüz ve yarınımız için büyük önem taşıyan tarihî olaylarda da ezberci ve sorgusuz bir anlayış bizlere sunulduğundan beri herhangi bir olay için sağlıklı sonuçlara varamamaktayız.
Özellikle Cumhuriyet tarihinin öncesi ve sonrası hakkında oldukça karmaşık şekilde gelişen olaylar zincirine herkes farklı gözlüklerle bakmayı tercih etmektedir. Ancak bizim alacağımız gözlük devlet geleneğimizden ve milletçe [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><a href="http://images.google.com.tr/imgres?imgurl=http://www.resimcity.com/data/media/136/www.resimcity.com_bediuzzaman_said_nursi.jpg&amp;imgrefurl=http://selman.turkproforum.net/ustad-yn-hayaty-f23/bediuzzaman-said-nursi-kimdir-t2547.htm&amp;h=424&amp;w=286&amp;sz=16&amp;hl=tr&amp;start=4&amp;um=1&amp;tbnid=R8iigJq49S-L3M:&amp;tbnh=126&amp;tbnw=85&amp;prev=/images%3Fq%3DSaid%2BNursi%2Bve%2Bvatan%2Bsevgisi%26um%3D1%26hl%3Dtr%26sa%3DN"><img style="border:1px solid;" src="http://tbn0.google.com/images?q=tbn:R8iigJq49S-L3M:http://www.resimcity.com/data/media/136/www.resimcity.com_bediuzzaman_said_nursi.jpg" alt="" width="85" height="126" /></a>Gündelik olaylarda olduğu gibi bugünümüz ve yarınımız için büyük önem taşıyan tarihî olaylarda da ezberci ve sorgusuz bir anlayış bizlere sunulduğundan beri herhangi bir olay için sağlıklı sonuçlara varamamaktayız.</p>
<p>Özellikle Cumhuriyet tarihinin öncesi ve sonrası hakkında oldukça karmaşık şekilde gelişen olaylar zincirine herkes farklı gözlüklerle bakmayı tercih etmektedir. Ancak bizim alacağımız gözlük devlet geleneğimizden ve milletçe seçimlerimizden yana olmalıdır.<span id="more-284"></span></p>
<p>İmparatorluğun son dönemlerinde Osmanlı coğrafyasındaki kaynamalardan, dış etkenlerden doğan iç çalkantılar ve kopmalardan doğan etkiyi en aza indirme amaçlı olarak kurulan Teşkilat-ı Mahsusa’nın faaliyetleri de bu tip bakış açılarından nasibini almaktadır. Özellikle toplumun bazı manevi önderleri için yapılan karşı propagandalar için bu yanlışları düzeltmek durumundayız.<br />
 <br />
Büyük ölçüde meşrutiyet yanlısı olan askeri, aydın, bürokrat ve her alandan insanın görev aldığı bu Özel Teşkilat, Enver Paşa’nın girişimleriyle kurulmuş ve Kuşçubaşı Eşref’ten Mehmet Akif’e, Said Nursi’den Mustafa Kemal’e kadar pek çok önemli ismi bünyesinde bulundurmuştur.<br />
 <br />
Özellikle doğudaki işgallerin önlenmesi ve farklı alanlarda gösterilen başarılarda Said Nursi büyük önem taşımaktadır. Sultan Abdülhamid devrinden itibaren meşrutiyet yanlısı olan, İttihad ve Terakki liderlerinden bir çoğu ile yakın ilgisi bulunan Said Nursi’yi farklı konularda olduğu gibi vatan sevgisi konusunda da anlayabilen pek az insan bulunmaktadır. Etnik ayrımcılığa o zaman olduğu gibi Cumhuriyet döneminde de karşı koyan Said Nursi, muharebe yıllarında silah arkadaşlarıyla beraber Türkiye için büyük hizmetler vermiş, harp yıllarından sonra ise bu hizmetini Kur’an yolunda devam ettirmiştir. Nitekim Şeyh Said isyanında da bu söylediklerimizi doğrulamaktadır :<br />
 <br />
&#8216;Yaptığınız mücadele kardeşi kardeşe öldürtmektir ve neticesizdir. Türk milleti İslâmiyete bayraktarlık etmiş, dini uğrunda yüz binlerle, milyonlarla şehid vermiş ve milyonlar veli yetiştirmiştir. Binaenaleyh kahraman ve fedakar İslam müdafiilerinin torunlarına, yani Türk milletine kılınç çekilmez ve ben de çekmem.&#8217;<br />
 <br />
Bugünkü toplum, İslam coğrafyasında elden gelenin en iyisini yapma amaçlı faaliyet göstermiş olan Teşkilat-ı Mahsusa’nın yapısında Türk, Çerkez, Kürt, Arnavut, Arap ve diğer unsurların olduğunun farkına varıp, hepsinin de vatan sevgisi ile hareket ettiğini anlarlarsa ortada hiçbir ayrımcılık hareketi kalmayacaktır. Bizlere düşen, o muhteşem yapıyı anlayıp gelecek nesillere anlatmaktır. Ancak fikri birleşimle maddi birleşimi sağlar, toplumun temel yapısını sağlam şekilde muhafaza edebiliriz.<br />
 <br />
Abdullah Muradoğlu’nun Teşkilat-ı Mahsusa çalışmasında belirttiği bir noktayı beraber okuyalım:<br />
 <br />
Batı Trakyada amcası Süleyman Bey&#8217;i şehit veren yazar Mehmet Niyazi Özdemir, &#8216;Yazılamamış Destanlar&#8217; isimli kitabında Van&#8217;dan topladığı gönüllülerle Teşkilat-ı Mahsusa kuvvetlerine katılan Bediüzzaman Said Nursi&#8217;ye geniş yer verdi. Kitapta Bediüzzaman&#8217;ın cepheye gelişi şöyle anlatılıyor: &#8216;Sisli bir sabah yeni bir gönüllü grubuyla karşılaştılar. Bunların kıyafetleri değişik, başları sarıklıydı. Bellerini, omuzlarını armaları dolanıyor, sağ yanlarında da kamaları sarkıyordu. Tüfeklerini çatmışlardı. Başlarında uzunca boylu, levent endamlı, bıyıklı, çizmeli, gösterişli bir kumandan vardı. Talime başlayacakları sırada gelen Gönüllü Kuvvetleri Kumandanı Eşref Bey, onlara doğru yürüdü. Dostane bir buluşmaydı.<br />
 <br />
-Aziz Üstadım, bu kara günümüzde öğrencilerinizle imdadımıza koştunuz.<br />
 <br />
Eşref bey ona Aziz Üstadım derdi; O da Eşref Bey&#8217;e &#8216;Kahraman Kumandanım&#8217;diye hitap ederdi.<br />
 <br />
-Ah benim kahraman kumandanım, kara gün hepimizindir. Böyle bir günde din ve devletin hizmetinde bulunmayacağız da ne zaman bulunacağız.<br />
 <br />
Eşref Bey&#8217;in sesi kahır doluydu:<br />
 <br />
-Böyle zelil bir duruma düşecek millet miydik Aziz Üstadım?<br />
 <br />
Said Nursi derin bir nefes almasına rağmen Eşref beyi teselli etme gereği duydu.<br />
 <br />
-Bu duruma düşmemizin sebebi ve suçlusu çoktur. Bunlar iç meselemiz; şimdilik kenara bırakalım. Düştüğümüz yerden kalkmaya çalışırsak, Rabbim yardımını esirgemez inşallah.<br />
 <br />
Bir başka araba ile Enver Bey nizamiyeden içeri girdi. Said Nursi bu genç subayla çok samimi dosttu. Yüzüne yerleşen matem uzaktan belli oluyordu. Said Nursi&#8217;yi görünce gülümsemeye kendini zorladı.<br />
 <br />
-Geldiniz değil mi Canım Üstadım!<br />
 <br />
Ona her zaman Gayur Kardeşim diye hitap eden Said Nursi cevap verdi:<br />
 <br />
-Nasıl gelmiyeyim Gayur Kardeşim?<br />
 <br />
Said Nursinin boynuna sarılırken duygulu bir sesle sordu:<br />
 <br />
-Nasılsınız Canım Üstadım?<br />
 <br />
-Allaha şükür, vatan ve milletimizin kederinden başka sıkıntımız yok. Siz nasılsınız?<br />
 <br />
-Nasıl olayım Canım Üstadım?<br />
 <br />
Said Nursi bir elini omuzuna koydu; sesi de teselli ediciydi.<br />
 <br />
-Üzüntüyle bir yere varamayız. Rabbü&#8217;l-Alemin&#8217;in rahmetinden de ümit kesmeye hakkımız yok. Biz elimizden geleni yapalım.&#8217;</p>
<p> <br />
Mehmet Fatih ÖZTARSU</p>
<p><a href="http://www.haber7.com/" target="_blank">www.haber7.com</a></p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/pirlanta.wordpress.com/284/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/pirlanta.wordpress.com/284/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/pirlanta.wordpress.com/284/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/pirlanta.wordpress.com/284/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/pirlanta.wordpress.com/284/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/pirlanta.wordpress.com/284/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/pirlanta.wordpress.com/284/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/pirlanta.wordpress.com/284/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/pirlanta.wordpress.com/284/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/pirlanta.wordpress.com/284/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/pirlanta.wordpress.com/284/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/pirlanta.wordpress.com/284/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=pirlanta.wordpress.com&blog=1419640&post=284&subd=pirlanta&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pirlanta.wordpress.com/2008/07/17/said-nursi-ve-vatan-sevgisi/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/ceyhun-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">ceyhun</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tbn0.google.com/images?q=tbn:R8iigJq49S-L3M:http://www.resimcity.com/data/media/136/www.resimcity.com_bediuzzaman_said_nursi.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Atatürk ve Gülen Testi</title>
		<link>http://pirlanta.wordpress.com/2008/06/30/ataturk-ve-gulen-testi/</link>
		<comments>http://pirlanta.wordpress.com/2008/06/30/ataturk-ve-gulen-testi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jun 2008 23:22:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gerçekler</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>

		<category><![CDATA[atatürk ve fethullah gülen]]></category>

		<category><![CDATA[Atatürk ve gülen testi]]></category>

		<category><![CDATA[hamdullah öztürk]]></category>

		<category><![CDATA[M.kemal atatürk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pirlanta.wordpress.com/?p=276</guid>
		<description><![CDATA[
Atatürk, Kurtuluş Savaşı&#8217;yla yurdumuzu düşmanlardan arındırdı. Fakat yaşanan olaylar gösteriyor ki zihinler esaretten kurtulamadı. Yedi düveli ülkesinden kovmuş, muzaffer insanların ruh halini yaşamak nasip olmadı bir türlü.
Aksine, sömürge ülkelerin insanları gibi, sömürenlere karşı bir hayranlık duygusu taşıyor her taraftan. Onların her işinde keramet ararken, milletimizi küçük görmekten; kendimizin farklı olduğunu gösterebilmek için ülkemizi ve milletimizi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><a href="http://images.google.com.tr/imgres?imgurl=http://www.baskose.com/writer/Hamdullah_Ozturk.jpg&amp;imgrefurl=http://www.baskose.com/ShowArticle.aspx%3FwriterId%3D195%26writerListPageIndex%3D3&amp;h=97&amp;w=84&amp;sz=3&amp;hl=tr&amp;start=5&amp;um=1&amp;tbnid=jaWCk9alaRuxiM:&amp;tbnh=81&amp;tbnw=70&amp;prev=/images%3Fq%3Dhamdullah%2B%25C3%25B6zt%25C3%25BCrk%26um%3D1%26hl%3Dtr"><img style="border:1px solid;" src="http://tbn0.google.com/images?q=tbn:jaWCk9alaRuxiM:http://www.baskose.com/writer/Hamdullah_Ozturk.jpg" alt="" width="70" height="81" /></a></p>
<p>Atatürk, Kurtuluş Savaşı&#8217;yla yurdumuzu düşmanlardan arındırdı. Fakat yaşanan olaylar gösteriyor ki zihinler esaretten kurtulamadı. Yedi düveli ülkesinden kovmuş, muzaffer insanların ruh halini yaşamak nasip olmadı bir türlü.</p>
<p>Aksine, sömürge ülkelerin insanları gibi, sömürenlere karşı bir hayranlık duygusu taşıyor her taraftan. Onların her işinde keramet ararken, milletimizi küçük görmekten; kendimizin farklı olduğunu gösterebilmek için ülkemizi ve milletimizi aşağılamaktan kurtulamadık bir türlü.</p>
<p>Belki de o yüzden Birinci Dünya Savaşı&#8217;nın galipleri cenahından yapılan ufak bir etki Türkiye&#8217;de fırtınalar koparmaya yetiyor. Belki de o yüzden kendisini o cenaha beğendirmeyi çok önemseyenler, umduğunu bulamayınca hezeyanlara giriyor.</p>
<p>Amerika&#8217;da yüzlerce yazardan birisi Türkiye, ya da Türkiye&#8217;deki taraflardan birisi hakkında iki satır yazsa gündemin tam ortasına oturabiliyor. Neden böyle olsun ki? Onlar sekiz bin kilometre uzaktan bakıp, bizim ülkemizde cereyan eden olayları bizden çok daha iyi mi görüyorlar? <span id="more-276"></span></p>
<p>Foreign Policy dergisi yaşayan yüz entelektüel kişi arasında bir anket düzenledi. Anket sonuçları Fethullah Gülen Hocaefendi&#8217;nin &#8220;açık ara&#8221; önde olduğunu ortaya koydu. Açık ara diyorum, çünkü anketi çok önemseyen fakat sonucu hazmedemeyenler &#8220;müritler uçurdu&#8221; demeye başladı. Bir Türk&#8217;ün birinci olmasına kahrolacak hale geldiler. Orhan Pamuk&#8217;un dereceye girmiş olması da bu arada kaybolup gitti&#8230;</p>
<p>Bir de Hocaefendi&#8217;ye bakalım. Hocaefendi yüz entelektüel arasında birinci seçilmiş olmayı önemsemiyor, &#8220;Onların birinci seçmesiyle insan birinci olmaz.&#8221; diyor.</p>
<p>Hocaefendi&#8217;nin birinciliğinden rahatsız olanların dedikleri, on yıl önce yapılan bir başka anketi hatırlattı. Yer yine Amerika ve anketi yapan da Time dergisi.Dergi yüzyılın devlet adamlarını seçmek üzere anket düzenlemişti. Ankette Atatürk&#8217;ün de yer alabilmesi için Hürriyet gazetesi bir haber yapmış: &#8220;Haydi oylar Atatürk&#8217;e&#8221; kampanyası başlatmıştı. Anket sonuçlarına göre Churchill&#8217;in önde gittiğini gören Hürriyet, ikinci bir haber daha yapmış ve haberin sonucunu okurlarına şöyle duyurmuştu:</p>
<p>&#8220;Hürriyet&#8217;in yayınıyla harekete geçen vatandaşlarımızın oyları sonucu Atatürk, Time Dergisi&#8217;nin kampanyasında rakiplerine yeniden fark atmaya başladı. Atatürk, devlet adamları listesinde Churchill&#8217;in, kahramanlar listesinde ise Mandela&#8217;nın açık ara önünde.&#8221;</p>
<p>Şimdi düşünelim bir kere. Time dergisi Atatürk&#8217;ü aday göstermeseydi, ya da Hürriyet kampanya yaparak oyları artırmasaydı Atatürk küçülmüş mü olacaktı?</p>
<p>Neden İzmir&#8217;den denize döktüğümüzü, Lozan&#8217;da haklarımızı söke söke aldığımızı döndüre döndüre anlattığımız dünyadan birilerinin bizi seçmesini bu kadar önemsiyoruz ki? Dergi Gülen Hocaefendi&#8217;yi aday göstermeseydi koskoca bir realite yok mu olacaktı? Hem o kadar büyük bir insan değilse neden bu kadar önemseniyor ki?</p>
<p>Bu köşeden bir kere duyurmuştum. İlhan Selçuk ve Hikmet Çetinkaya&#8217;nın bir senede yazdıkları yazının toplamının üçte ikisi Hocaefendi&#8217;ye ayrılmış durumda. Madem Hocaefendi o kadar büyük bir insan değil, o zaman aleyhinde neden bu kadar yazıyorlar ki? Atatürk&#8217;ü listeye sokabilmek ve birinci çıkartabilmek için kampanya düzenlenirken, Hocaefendi&#8217;nin birinciliğini &#8220;müritlerin uçurmasına&#8221; bağlayanlar tarih boyunca hep aynı hatayı yaptılar.</p>
<p>En son Şerif Mardin&#8217;in &#8220;Hoca, öğretmeni yendi&#8221; yaklaşımında da aynı hataya düştüler. Hoca ile öğretmeni çarpıştırırken bilgiyi parçaladıklarını fark etseler, bunu yapmayacaklar. Aynı şekilde İstiklal Harbi&#8217;yle kazandığımız bağımsızlığın, hür düşünce ve o düşünce tarafından üretilen bize özgü projelerle tamamlanarak &#8220;ilelebet&#8221; var olabileceğini anlasalar, devlet için deyip, dünyanın dört bir tarafına dağılan eğitim sevdalılarını yok etmeye kalkmayacaklar.</p>
<p>Çünkü bağımsızlığını kazanarak yeniden kurulan Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin, dünyaya arz ettiği en önemli projelerden biri Hocaefendi&#8217;nin önderlik ettiği eğitim seferberliğidir. Kemalizmi dondurarak, iktidar aracı haline getirmek isteyenler Gülen testinden geçiyor.</p>
<p>Kurtuluş Savaşı&#8217;na rağmen zihnini esaretten kurtaramayanlar bakalım bu testten nasıl çıkacak!</p>
<p>Hamdullah öztürk</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/pirlanta.wordpress.com/276/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/pirlanta.wordpress.com/276/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/pirlanta.wordpress.com/276/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/pirlanta.wordpress.com/276/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/pirlanta.wordpress.com/276/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/pirlanta.wordpress.com/276/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/pirlanta.wordpress.com/276/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/pirlanta.wordpress.com/276/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/pirlanta.wordpress.com/276/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/pirlanta.wordpress.com/276/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/pirlanta.wordpress.com/276/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/pirlanta.wordpress.com/276/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=pirlanta.wordpress.com&blog=1419640&post=276&subd=pirlanta&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pirlanta.wordpress.com/2008/06/30/ataturk-ve-gulen-testi/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/ceyhun-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">ceyhun</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tbn0.google.com/images?q=tbn:jaWCk9alaRuxiM:http://www.baskose.com/writer/Hamdullah_Ozturk.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Gülen Hocaefendi Dönecek Mi?</title>
		<link>http://pirlanta.wordpress.com/2008/06/30/gulen-hocaefendi-donecek-mi/</link>
		<comments>http://pirlanta.wordpress.com/2008/06/30/gulen-hocaefendi-donecek-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jun 2008 23:20:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gerçekler</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>

		<category><![CDATA[fethullah güülen dönecek mi]]></category>

		<category><![CDATA[fethullah gülen]]></category>

		<category><![CDATA[fethullah gülen amerika]]></category>

		<category><![CDATA[gülen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pirlanta.wordpress.com/?p=273</guid>
		<description><![CDATA[
Gülen Hocaefendi dönecek mi?
Fethullah Gülen Hocaefendi hakkındaki tekrarlanmış beraat kararı hepimiz için sevinç ve umut oldu&#8230;Sibel Eraslan, Hocaefendi hakkındaki düşüncelerini yazdı.
Hocaefendi dönecek mi?
Adalet konusunun neredeyse birinci sıradaki toplumsal tartışma haline geldiği bir zamanlamada herkes adına sıklet dağıtıcı bir havalandırmaya sebep oldu.
Demokrasilerde her kurum tartışmaya açık ve hesapverilebilirlik kuralına göre işler. Sadece yönetim ya da yasama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><span style="font-size:10pt;line-height:1.3em;"><strong><a href="http://images.google.com.tr/imgres?imgurl=http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2003/01/13/images/sibel.jpg&amp;imgrefurl=http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2003/01/13/yasam/yasam3.html&amp;h=200&amp;w=248&amp;sz=17&amp;hl=tr&amp;start=1&amp;um=1&amp;tbnid=DX9_inSaqaCuzM:&amp;tbnh=90&amp;tbnw=111&amp;prev=/images%3Fq%3DS%25C4%25B0BEL%2BERASLAN%2B%26um%3D1%26hl%3Dtr%26sa%3DN"><img style="border:1px solid;" src="http://tbn0.google.com/images?q=tbn:DX9_inSaqaCuzM:http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2003/01/13/images/sibel.jpg" alt="" width="111" height="90" /></a></strong></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;line-height:1.3em;">Gülen Hocaefendi dönecek mi?<br />
Fethullah Gülen Hocaefendi hakkındaki tekrarlanmış beraat kararı hepimiz için sevinç ve umut oldu&#8230;Sibel Eraslan, Hocaefendi hakkındaki düşüncelerini yazdı.</span></p>
<p>Hocaefendi dönecek mi?</p>
<p>Adalet konusunun neredeyse birinci sıradaki toplumsal tartışma haline geldiği bir zamanlamada herkes adına sıklet dağıtıcı bir havalandırmaya sebep oldu.</p>
<p>Demokrasilerde her kurum tartışmaya açık ve hesapverilebilirlik kuralına göre işler. Sadece yönetim ya da yasama temsilcileri değil, bürokrasi, mahalli idareler, ekonomik kurumlar hatta sivil inisiyatifler bile bu şeffaf tartışma ortamının muhataplarıdır. Ama adaletin işleyişi söz konusu olunca, onun etrafında kümeleşen şüpheler hepimizi, her şeyi altüst eder. Hukukun ortadan kalkması değil, hukukun aksak ya da ağır işlemesi de değil, hukuk hakkındaki en ufak hatta gayri ciddi bir şayia bile toplumsal güveni sarsar.<span id="more-273"></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;line-height:1.3em;"> Zira adalet beklentisi, çok temel hayati bir beklentidir: En alttaki adamın en temel beklentisi. Bir yetimin gece açık kalan üstü kadar, cami avlusuna terk edilmiş kundaktaki bebeğin yürek sızlatan üşümesi kadar en dipteki ihtiyaçtır adalet. Su gibi, ekmek gibi… Yani, adaletin işleyişi hakkındaki kötü şüphelerin karşılığı düpedüz açlığa, susuzluğa, çıplaklığa denk bir yoksunluğu işaret eder…<br />
-<br />
Fethullah Gülen hakkında ilkin Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nin, sonra Yargıtay 9. Ceza Dairesi&#8217;nin ardından da Yargıtay Ceza Daireleri Genel Kurulu&#8217;nun verdiği beraat kararı, hukuki ve sosyolojik olarak değerlendirilecektir. Hatta adaletin bizatihi kendi içinden gelen jürokratik birtakım baskılar altında kendi kendini töhmete soktuğu şu günlerde, Gülen’in aldığı beraat kararı, yeni ve umutlu bir dönemin açılacağı hakkında ışık olarak da yorumlanacaktır. En azından ben bir hukukçu olarak bunu umut etmek istiyorum.</span></p>
<p>Fakat bahsetmek istediğim başka bir şey bugün. Hocaefendi’nin uzun ve samimi mülakatını okurken, yapılacak tüm sosyolojik yorumları geçiyorum. Cümleler içinde bir çocuk safiyetiyle akan arı-duru yurt özlemi, gurbette beklemekten sızlayan gönül ve çok belli etmese de kavuşmayı dileyen ruh hali beni çok etkiledi…</p>
<p>Kendisiyle tanışmıyoruz. Cemaatten değilim. Maalesef başka bir cemaatim de yok. Ama kaleme aldığı dua mecmuasını (kulubu’d daria) her gece okurken, sanki zaten hiç gitmediği, hep burada olduğu düşüncesine kapılıyorum. Sanki kendisini tanıyormuşum gibi geliyor. Hatta bir gün göz göze gelsek kendisi de beni hemen tanıyacakmış gibi geliyor. Yani yaşınız ilerledikçe, yenilgi, ayrılık, ölüm, hastalık, gurbet size daha çok çatar oldukça, galiba biraz böyle oluyor. Kısık sesle ve gecenin içlerinde bir başına ettiğiniz dualar, arkadaşınız kesiliyor. Yüzünü hiç görmediğiniz ruhlarla bir dostluk ünsiyet buluyorsunuz. Ben Hocaefendi’yi hiç görmedim.</p>
<p>Hocaefendi bugün dünya üzerine yayılmış binlerce gönül erinin, öğretmenin ve idealistin gözbebeği hükmündedir. Şüphesiz ki bu sevgi haresi aynı zamanda kendisi üzerinde büyük bir sorumluluktur. Bu ağır sorumluluğu hissederek söylenmiş cümleleri aynı zamanda milyonları teskin edecek bir alçakgönüllük olarak okudum mülakatında. Kendisine karşı tertip edilen tüm haksız ve yorucu baskıları, kopartılan feveranları “hakkım helal olsun” şeklinde tek kalemde siliveren müsamahasına da mesela, hayret ettim. Fakat küçük bir not da var bu helalleşmenin ardında; Allah&#8217;ın ve Peygamberin hakkı başka, o hakkı kovuşturacak olan mahkeme bizi aşar, diye düşülmüş kısa bir not…<br />
Benim gibi hukuki mücadele ve sivil inisiyatif dili üzerinden gidenlerin çok da yakın olmadığı bir dil bu. Ama ne yalan söyleyeyim dini açıdan imrenilecek, örnek alınacak bir izleği de hatırlatıyor bana. Hz.İsa’yı mesela. “Bilselerdi yapmazlardı, bilmedikleri için zulmediyorlar” diyen masum ve mazlum Ruhullah’ın Müslümanlar olarak hepimize emanet ettiği zorlu ve sabır isteyen bir yoldur bu… Tüm dünya haksızca ve olanca gazabıyla üstünüze yürüyecek ve siz hâlâ mütebessim ve alçakgönüllü bir halle umuttan ve barıştan yana koyacaksınız tavrınızı… Hocaefendi’nin uzletten ve takvadan yana bu hali oldukça etkileyici. Bu dille kıyaslarsam, kendimi sabırsız ve asabi buldum bir kere daha… Onun bu halinin bir tür dirençsizlik, bir tür baskıya boyun eğiş, bir tür zulüm karşısında sessiz kalış olduğunu düşünenler de olacaktır. Ama mülakatı boyunca tekrar ettiği Rıza’yı sadece Allah’tan bekleme haliyle de düşünülmesini isterim bu mevzunun. Başa gelenin en nihayetinde kader ve imtihan olduğu bilgisi, sadece zulme ve zalime odaklanmış bizim gibi itirazcı zihinler için çok önemli bir başlık olsa gerek.</p>
<p>“Ben dıştan ithal edilmiş ve milletin başına musallat olmuş tufeylilerden değilim. ülkemin çocuğuyum ben. Onun bir avuç toprağını dünyalara değiştirmem. Bütün Amerika’yı verseler, Korucuk Köyü (kendi köyü), fakir bir köydür, ben o köyü vermem” derken içinde koşuşan o tertemiz çocuk ruhu mesela… Bir an evvel memleketine kavuşmak isteyen, kır çiçeklerini, dağını, taşını özlediği yurdu için yanan tutuşan bir insanın fotoğrafı değil mi?</p>
<p>“Yahya Kemal’in, bir şiirinde dediği gibi; “Bizden olmayanlar bizi anlamazlar.” Esas o toprağın çocuğu olmak lazım ki, o toprağı koklaya koklaya yetişmiş olmak lazım ki, eğile eğile onun çaylarından su içmiş olmak lazım ki, onun kırlarında koşmuş olmak lazım ki, onun çiçeklerini koklayarak büyümüş olmak lazım ki, Anadolu’yu bilmek lazım ki sizin hissiyatınızı anlasınlar. Sizden olmayanlar sizi anlayamazlar” diyor gurbetin, sürgünün sökün ettirdiği kalp sızılarıyla…</p>
<p>Bendeniz, onun yurdunu çok özlediğini, bir çocuğun annesini özler gibi özlediğini düşünüyorum. “Burnumun direği sızladı” derdi büyükannem. Sosyoloji ve hukukun anlayamayacağı bir cümle bu. Biliyorum. Ama hissettiğim tam da budur.</p>
<p>SİBEL ERASLAN/VAKİT</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/pirlanta.wordpress.com/273/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/pirlanta.wordpress.com/273/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/pirlanta.wordpress.com/273/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/pirlanta.wordpress.com/273/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/pirlanta.wordpress.com/273/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/pirlanta.wordpress.com/273/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/pirlanta.wordpress.com/273/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/pirlanta.wordpress.com/273/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/pirlanta.wordpress.com/273/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/pirlanta.wordpress.com/273/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/pirlanta.wordpress.com/273/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/pirlanta.wordpress.com/273/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=pirlanta.wordpress.com&blog=1419640&post=273&subd=pirlanta&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pirlanta.wordpress.com/2008/06/30/gulen-hocaefendi-donecek-mi/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/ceyhun-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">ceyhun</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tbn0.google.com/images?q=tbn:DX9_inSaqaCuzM:http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2003/01/13/images/sibel.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Diyaloğun siyaseti</title>
		<link>http://pirlanta.wordpress.com/2008/06/30/262/</link>
		<comments>http://pirlanta.wordpress.com/2008/06/30/262/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jun 2008 23:02:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gerçekler</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Dinler Arasi Dİyalog Hakkında Yazılar]]></category>

		<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>

		<category><![CDATA[ali bulaç]]></category>

		<category><![CDATA[ali bulaç diyalog]]></category>

		<category><![CDATA[dinler arasi diyalogğun temelleri]]></category>

		<category><![CDATA[Diyaloğu ilk kim başlattı]]></category>

		<category><![CDATA[Diyaloğun siyaseti]]></category>

		<category><![CDATA[papa ve diyalog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pirlanta.wordpress.com/2008/06/30/262/</guid>
		<description><![CDATA[



MEKKE- 2007&#8242;nin sonlarına doğru yeni seçilen Papa 16. Benedict&#8217;i Vatikan&#8217;da ziyaret eden Suudi Arabistan Kralı Abdullah, dönüşünde bazi âlimleri huzuruna çağırıp şöyle bir soru sorar: &#8220;Dinler arası diyalog İslamiyet&#8217;e mi aittir, Hıristiyanlığa mı?&#8221; Alimler kısa bir düşünme faslından sonra &#8220;İslam&#8217;a aittir&#8221; cevabını verirler.


O zaman Suud Kralı şöyle der: &#8220;Pekiyi, neden biz bu diyalog işinden uzak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><a href="http://images.google.com.tr/imgres?imgurl=http://www.timeturk.com/images/author/22_b.jpg&amp;imgrefurl=http://www.timeturk.com/Ali-Bulac-Turkiye,-Iran-ve-Misir-1338-yazisi.html&amp;h=198&amp;w=150&amp;sz=6&amp;hl=tr&amp;start=3&amp;um=1&amp;tbnid=IJZXBlRzXSF_wM:&amp;tbnh=104&amp;tbnw=79&amp;prev=/images%3Fq%3Dali%2Bbula%25C3%25A7%26um%3D1%26hl%3Dtr%26sa%3DN"><img style="border:1px solid;" src="http://tbn0.google.com/images?q=tbn:IJZXBlRzXSF_wM:http://www.timeturk.com/images/author/22_b.jpg" alt="" width="79" height="104" /></a></p>
<table style="margin-top:10px;margin-bottom:25px;margin-right:10px;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="metin" style="padding-right:10px;padding-left:5px;padding-top:20px;" colspan="2">MEKKE- 2007&#8242;nin sonlarına doğru yeni seçilen Papa 16. Benedict&#8217;i Vatikan&#8217;da ziyaret eden Suudi Arabistan Kralı Abdullah, dönüşünde bazi âlimleri huzuruna çağırıp şöyle bir soru sorar: &#8220;Dinler arası diyalog İslamiyet&#8217;e mi aittir, Hıristiyanlığa mı?&#8221; Alimler kısa bir düşünme faslından sonra &#8220;İslam&#8217;a aittir&#8221; cevabını verirler.</td>
</tr>
<tr>
<td class="metin" style="padding-right:10px;padding-left:5px;padding-top:20px;" colspan="2">O zaman Suud Kralı şöyle der: &#8220;Pekiyi, neden biz bu diyalog işinden uzak duruyoruz? Madem bize aittir, benim himayemde geniş katılımlı bir toplantı düzenleyelim.&#8221;Bu çerçevede Suudi Arabistan, bir ayağı Mekke&#8217;de ve sadece Müslümanlar arasında, diğeri gayrimüslimlerin de katılımıyla Riyad&#8217;da bir diyalog toplantısı planlıyor. İlkini başarıyla gerçekleştirmiş durumda. Diğeri önümüzdeki aylarda yapılacak. <span id="more-262"></span></p>
<p>Pekiyi, Suudi Arabistan Kralı Abdullah&#8217;ın &#8220;dinler arası diyalog&#8221; sürecini başlatma fikri nereden aklına geldi? Çoğu kişi, bunu Papa&#8217;yı ziyaret etmiş olmasına bağlıyor; çünkü ilk akla gelen 1962-65 ll. Vatikan Konsili&#8217;nde bu konunun konuşulup karara bağlanmış olması. Fakat bu yanıltıcı bir açıklama. Sebebi gayet basit: Yeni Papa, diyalog çalışmalarına hiç de sıcak bakmıyor. Vatikan&#8217;ın başına geçtikten hemen sonra &#8220;Dinler arası diyalog bölümü&#8221;nü ilga eti, bu konuda çalışan öğrencilerin burslarını kesti, daha alt seviyede &#8220;kültürler arası diyalog seksiyonu&#8221;na indirdi. Bunun manası şu: Teolojik açıdan &#8220;sadece Katoliklik din&#8221;dir, diğerleri birer inanç veya kültür seviyesindedirler; &#8216;dinler arası diyalog&#8217; diğer dinleri, Katoliklik seviyesine çıkartmak anlamına geldiğinden teolojik olarak yanlıştır. İkincisi, -belki de telaffuz edilmeyen faktör- diyalog çalışmalarından &#8220;İsa&#8217;nın mesajını diğer milletlere ulaştırma gayesi&#8221; güdülürken, bu işten en çok Müslümanlar kazançlı çıktı. Bunun ayrıca uzun uzadıya açıklamasını yapmak gerekir, yeri burası değildir.</p>
<p>Papa, dinler arası diyaloğa sıcak bakmadığına göre, yeni bir politikanın ilk mesajını vermek üzere, Kral Abdullah&#8217;ın Papa 16. Benedict&#8217;i ziyaret etmiş olması, bize diyalog fikrine Papa&#8217;nın değil, aksine Kral&#8217;ın istekli olduğu fikrini ilham etmektedir. Kral&#8217;ın ilk adım olarak Papa&#8217;yı ziyaret etmesi şu demektir: Suudi Arabistan, önemli -merkezî- bir İslam ülkesidir. Kral Hadimü&#8217;l-Haremeyn&#8217;dir, İslam bu topraklarda neş&#8217;et etmiştir, Müslüman dünyanın kalbi Mekke ve Medine&#8217;de atmaktadır. Dolayısıyla, İslam ile diğer dinler arasında diyalog olacaksa, Suudi Arabistan en başta akla gelen-gelmesi gereken bir ülke konumundadır.</p>
<p>Bu önemliydi ve ne anlama geldiğini anlamak için biraz geriye gitmekte fayda var: İşin aslına bakılırsa, diyalog fikrini yakın zamanda ilk telaffuz eden eski İran Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi&#8217;ydi. Daha 1994&#8242;te Samuel Huntington&#8217;ın &#8220;medeniyetler çatışması&#8221; tezine karşı &#8220;dinler arası diyalog ve medeniyetler arası ittifak&#8221; fikrini ortaya attı. Daha öncesinde 1970&#8242;lerin başlarında ilk formel diyalog toplantısı Libya&#8217;da yapıldı ve belki ondan öncesinde Lübnan&#8217;da Müslümanlar ile Hıristiyanlar &#8220;birbirimizle konuşmak için diyalog kurmalıyız&#8221; fikrini ortaya attılar. Türkiye&#8217;de de özellikle Fethullah Gülen Hocaefendi&#8217;nin teşvikleriyle son yıllarda hem ulusal hem uluslararası seviyelerde diyalog toplantıları yapıldı. Diyanet İşleri Başkanlığı ise başlangıçta bu işe sıcak bakmadı, diyalog toplantılarına Vatikan&#8217;ın başlattığı sürece &#8216;geriden katılma&#8217; gözüyle baktı; sonra bir ara bu faaliyetler genel kabul görmeye başlayınca kendisi de katılır gibi oldu, ama kurum olarak sözü edilmeye değer bir etkinlikte bulunmadı. Bir tür medcezir hali yaşadı. Sonuçta diyeceğimiz şu ki, söz konusu başlık altında yapılan toplantılar yeni değildir.</p>
<p>Konumuza dönecek olursak, Kral Abdullah&#8217;ın diyalog işine kalkışması &#8220;beklenmedik bir teşebbüs&#8221; ve hatta içeride &#8220;diyalog İslam dinine aykırıdır&#8221; diye gelen tepkiler açısından riskli gibi görünüyorsa da, aslında gerisinde inceden inceye düşünülmüş bir siyaset yatmaktadır. Kral açısından &#8220;diyaloğun stratejik bir değeri&#8221; vardır; bu da bölgenin içine girdiği yeni durumla yakından ilgilidir.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>ALİ BULAÇ</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/pirlanta.wordpress.com/262/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/pirlanta.wordpress.com/262/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/pirlanta.wordpress.com/262/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/pirlanta.wordpress.com/262/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/pirlanta.wordpress.com/262/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/pirlanta.wordpress.com/262/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/pirlanta.wordpress.com/262/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/pirlanta.wordpress.com/262/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/pirlanta.wordpress.com/262/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/pirlanta.wordpress.com/262/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/pirlanta.wordpress.com/262/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/pirlanta.wordpress.com/262/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=pirlanta.wordpress.com&blog=1419640&post=262&subd=pirlanta&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pirlanta.wordpress.com/2008/06/30/262/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/ceyhun-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">ceyhun</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tbn0.google.com/images?q=tbn:IJZXBlRzXSF_wM:http://www.timeturk.com/images/author/22_b.jpg" medium="image" />
	</item>
	</channel>
</rss>