“De ki: "Ey Kitap Ehli, bizimle sizin aranızda müşterek bir kelimeye gelin. Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ve Allah'ı bırakıp bir kısmımız bir kısmımızı Rabler edinmeyelim." Eğer yine yüz çevirirlerse, deyin ki: "Şahid olun, biz gerçekten Müslümanlarız." (Al-i İmran Suresi, 64)
İslam’ın en küçük emrini bile hafife almak dinen çok sakıncalıdır. Tesettür meselesinin son günlerde bilhassa bazıları tarafından politize edilerek ayağa düşürülmek istendiğine esefle şahit oluyoruz.
Tesettür, gerçi dinin esasını teşkil eden imanî meselelerden değildir; İslâm’ın beş şartı arasında da yer almaz. Fakat Kur’an’ın açık emridir. Farziyeti, hem Kur’an’la, hem Sünnet-i sahiha ile, hem de 14 asırlık İslâm tarihindeki uygulamalarla sabittir. Nur Suresi 31. âyetinde mü’min kadınların başlarını, boyunlarından ve göğüslerinden de açık bir yer bırakmayacak şekilde örtmeleri emredilmektedir. Yazının devamını oku »
ADAMLAR İSTER!
Sadakatte kene gibi, metanette çam dağı gibi, sabırda güçsüzlüğüne rağmen azimle çalışan kaplumbağa gibi olacak adamlar ister bu hizmet!
Gerekirse anadan yardan diyardan vazgeçecek ve vazgeçmişliğini bile düşünmeyecek adamlar ister bu hizmet!
Rızayı ilahi dışında hiçbir şey düşünmeyen’’O razı olsa tüm dünya küsse ehemmiyeti yok’’düşüncesini kendine düstur eden ‘’Acaba o benden razı oldu mu? Düşüncesini bastıran,(yok eden demiyorum nefis öldürülemediği gibi nefsin istediği davranışlarda bastırılır. Bu yüzden nefisle mücahedeye büyük cihad denilir ya!)adamlar ister bu hizmet!
Çile çektikçe ‘’hel min mezid’’yani daha yok mu? Diyen, her çileyi bir terakki vesilesi bulan ve musibette dahi sabır içinde şükreden adamlar ister bu hizmet!
‘’Hizmetin gecesi gündüzü yok ‘’diyen, her an nerede bulunması gerekirse orada bulunmayı hayati vazife addeden ,’’benim bildiğim Zübeyir başıda gitse derse katılır’’diyen üstadına talebe olmaya layık adamlar ister bu hizmet!
‘’Her an davamı nasıl anlatırım’’Düşüncesiyle durmadan koşuşturan ‘’of’’bile demeyen. Ki demeye vakti bile olamayacak adamlar ister bu hizmet!
Rahmetli Nazım gökçek ağabeyin dediği gibi ‘’Bul yol aşk ve çile yoludur’’Diyen adamlar ister bu hizmet! Hizmette yüz adım ileri ücrette yüz adım geri giden adamlar ister bu hizmet!
Nefsine binip at gibi koşturan Kur’an ahlakıyla ahlaklanan nebiye benzeyen adamlar ister bu hizmet!.. Sahabelerin isar hasletini yaşayan bu asırda iman hizmetiyle asrısaadeti andıran Ehlisüffe gibi terki dünya eden has adamlarda ister bu hizmet!
Dava aşkında, çilede sadakatte metanette feragatte fedakârlıkta adeta birbiriyle yarışan adamlar ister bu hizmet!… Ömrünü daha çok hizmet yapabilecek arkadaşlarına adayabilecek kadar fedakârlık yapan adamlar ister bu hizmet!…
H.D.
NurTalebesi
Selame ve dua ile…
Ey Rabbimiz! yaratmışsın dünyayı dahi iki,
İlkinin gayesi ise İslâmdan başka ne ki?
Arkamızdan bağırsalar, -Bunlar delinin teki!
Onlara gül atar atmaz, Hizmete gideceğiz..
Zekeriyya kulun gibi testereyle kesseler,
Münadiniz bilal gibi kayalarla ezseler,
Mayınları ve dağları engel diye dizseler,
Bir tekmede iter itmez, Hizmete gideceğiz..
Biz asa-yı Musa olup denizleri yararak,
Bir Heraklit darbesiyle zincirleri kırarak,
Biz, İbrahim dostun gibi kâbeleri kurarak,
Namazları kılar kılmaz, Hizmete gideceğiz..
Katmak için bu hizmete pâk sineli bayları,
Ekip kurup hanesinde içeceğiz çayları,
Atmış günlü yaşayarak, otuz günlük ayları,
Demlikte çay biter bitmez, Hizmete gideceğiz..
Dünya bizi bağlayamaz, ne mamelek ne para,
Deseler ki baban ölmüş, bu günler size kara,
Göz yaşı ve dualarla indirince mezara,
Üzerini örter örtmez, Hizmete gideceğiz..
Geceleri birkaç yerde çay sohbeti kurarak,
İman dolu heybeleri sırtımıza vurarak,
Yine neden gidiyorsun baba?, diye sorarak,
Ağlayanı öper öpmez, Hizmete gideceğiz..
Bu gün durma günü değil, terler aksa enseden,
Bir deri-bir kemik kalsa içimizde her beden,
Yorgunluğu ve yeteri kaldırarak Türkçeden,
Üçbeş lokma yutar yutmaz, Hizmete gideceğiz…
Durduracak sebep midir, tufan veya zelzele?
Ne yolların yarılması, ne gafilden velvele,
Şartlar aman vermesede, çektik mi bir besmele,
Kollar kanat tutar tutmaz, Hizmete gideceğiz..
Döküp döküp saçacağız, kimin var ise nesi,
Ancak böyle değerlenir bir ömür sermayesi,
Koşuşmaktan kesilirse birimizin nefesi,
Sırtımıza atar atmaz, Hizmete gideceğiz..
Denizlerden öte yerde kalmışsa birileri,
Oraya dek götürürüz, iman denen cevheri,
Ezanlarla çınlayınca dünyamızın her yeri,
Uzaya göz diker dikmez, Hizmete gideceğiz..
Ey Rabbimiz! biz kulların varsa hizmette payı,
Huzuruna geleceğiz, bekleriz madalyayı,
Zaten bizim muradımız yanında içmek çayı,
Bardakta çay tüter tütmez, Artık gitmeyeceğiz…