| Yazar Dr. Emin Şimşek | |
SORU: “Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinirse, şüphesiz o onlardan olur. Şüphesiz Allah, zalim kavmi doğru yola iletmez.”(Maide,51) Kur’an-ı Kerim , Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin derken , siz ise buna muhalif davranıyorsunuz?
El-CEVAB : Kur’anın bu hükmüde, yine siyak ve sibak bütünlüğünde ele alınmadığında, yanlış anlam çıkarmalarda adetten olmakta ve sanki Kur’anı Kerim bütün Yahudi ve Hırsitiyanları dost edinmeyin şeklinde algılayanlar olabilmektedir. Merhum Elmalı Hamdi Yazır bu Ayeti Kerime için bakın Tefsirinde ne diyor: ‘Yahudi ve hıristiyanları dostlar edinmeyin. Onlara velî olmayınız değil, onları velî tutmayınız, itimat edip de yâr tanımayınız, yardaklık etmeyiniz. Velâyetlerine, hükümlerine yardımlarına müracaat etmek, mühim işlerin başına getirmek şöyle dursun, onlara gerçek bir dost gibi tam bir samimiyetle itimat edip de kendinizi kaptırmayınız. Özetle onları dost olur sanıp da yakın dostlarınız gibi sıkı fıkı beraberliklere dalmayınız, tuzaklarına düşmeyiniz, isteklerine iştirak etmeyiniz. Görülüyor ki ‘Yahudiler ve hıristiyanlara dostlar olmayınız’ buyurulmamış, ‘Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyiniz’ buyurulmuştur. Çünkü ‘Allah sizi, din hakkında sizinle savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayan kimselere iyilik etmekten, onlara adaletli davranmaktan men etmez.’ (Mümtehine, 60/8 ) buyurulmuştur. Şu halde müminler yahudi ve hıristiyanlara iyilik etmekten,dostluk yapmaktan, onlara âmir olmaktan yasaklanmış ve men edilmiş değil, onları dost edinmekten, yardaklık etmekten yasaklanmışlardır.’ Yazının devamını oku » Yazı kategorisi: Dİnler Arası Diyaog Hakkında Sorulara Yanıtlar, Kuran Ve Sünnet Açısından Diyalog | Etiketler: DİYALOG Hakkında Sorulan Sorular, hristiyanlar dost edinilir mi, Maide 51, Maie 51 Diyalog, Yahudi Ve Hristiyanları Dost Edinmeyin | 15 Yorum » Asr-ı Saadetten Günümüze Diyalog - 1.Bölüm - Diyalog nedir,ne değildir ?Yazan: gerçekler Ağustos 5, 2007 1-) Diyalog nedir? Dilimize Fransızcadan geçen Diyalog, “anlaşma”,”uyum sağlama” ve” bu yolda yapılan çalışmalar” demektir (4) .Geniş manada Diyalog, iki insanın, grubun, zümrenin, milletin, devletin veya herhangi bir topluluğun birbirleri ile tanışmasına; sözlü, yazılı, fikri, ticari vb şekillerde alış-verişde bulunmaları demektir. Diyaloğun gerçekleşebilmesi için tarfaların birbirini “anlaması”, anlaması için “tanıması”, tanıması içinde “bilmesi” gerekir! Yazının devamını oku » Yazı kategorisi: Dİnler Arası Diyaog Hakkında Sorulara Yanıtlar, Kuran Ve Sünnet Açısından Diyalog | Etiketler: dinler arasi diyalog nedir, Dinler Arası Diyalog, Kuran Ve Sünnet Perspektifinde Diyalog | Yorum Yok » Asr-ı Saadetten Günümüze Diyalog (Önsöz)Yazan: gerçekler Ağustos 5, 2007
Mevlana’ya atf edilen bir söz vardır: “Bir ayağım merkezde dini esaslara bağlı, diğer ayağım da yetmiş küsur milletle beraber.” (1) Esasen hakiki bir Müslümanın tarifi bu düşünce ile özetlenmiş diyebiliriz. Elbette herkesle diyalog içinde olmanın bir ölçüsü olacaktır. Mü’min, İslamî prensiplere bağlılığı nisbetinde, yani Mevlana’nın yaklaşımı ile bir ayağı dini zemine sağlam basıyorsa, bahse konu diyaloglar fayda getirirken, aksine mü’min Kur’an ve sünnet yörüngeli beslenmiyorsa, bu takdirde –hafizanallah- kaymalarla karşılaşılabilinir!
ÖNSÖZ Bizi ayakta tutan bu dinamiklerimiz-inançlarımız ile “Diyalog ve Hoşgörü”yü sadace içte değil, dış dünya’ya açılmada da rahat olmaya sevk etmektedir. Kur’an-ımız Vahy-i Semaviye dayandığından ve beşerin her türlü problemlerini çözeceğinden şüphemiz yokki, Diyalog kurmada bir endişeye kapılalım. Bu sebeble korkacak birileri varsa, o da Kur’an’ın diriltici ikliminden uzak yaşamakta direnenler olmalıdır. Böyleleri, mevcut sistemleri ihtiyaçlara cevap vermediğinden dolayı, alternatif sistemler araştırmakta ve birgün bu arayışları insanlığı “Müslümanlığa” götürürse halimiz ne olur, mülahazası ile kendi insanından korkup,endişe duymaktadırlar. Diyaloğa karşı çıkan kesimler içersinde, İslam‘a sıcak bakmayan ve İslamı bir hedef tahtası olarak gösteren insanların bu hırçınlıklarını başka nasıl izah edebiliriz ki?Müslümanlar açısından hoşgörünün ,diyaloğun ve birlikte yaşamanın hem dini hemde sosyolojik temelleri mevcuttur. Osmanlı Devlet-i Âliyesinde (İmparatorluğunda) barınan 250 milyon toplum yönetiminin, 10-11 milyon saf–kan Osmanlılar tarafından yapılmış olmasını başka nasıl izah edebiliriz ki? Toplumun yüzde 4 ‘ü, toplumun tamamına başka nasıl hükmedebilirki? Global bir köy haline gelen günümüz dünyasında, kişiler, toplumlar, uygarlıklar ve medeniyetler arası diyalog kaçınılmaz bir zorunluluktur! Medeniyetlerin çatışması üzerine kurulan tezlerin ve geliştirilen teorilerin, iki binli yıllarda itibar görmemesi için, dinler ve din müntesibleri arası diyaloğa önem vermemiz gerekir. İnsanlar Yaratıcılarına karşı sorumlu olmaları gerekirken, bazı insanların veya grubların kendi doğrularını başkalarına Allah adına zorla kabul ettirmeğe çalışmaları, küçülen dünyamızda, büyük huzursuzluklara yol açmaktadır. Zaten zorla kabul ettirme Kur’anımız tarafından da doğru bulunulmamış: “Dinde zorlama yoktur “ (2) “ Eğer kavgayı kesip İslam’a girerlerse doğru yolu tutmuşlardır. Yüz çevirirlerse, sana düşen ancak tebliğdir; “(3) ayetleri, konuya ışık tutmaktadır! Dinlerarası-inanç farklılıklarını kavga konusu yapmadan – karşılıklı hoşgörü ve anlayış geliştirme çalışmaları günümüzde “Dinlerarası Diyalog” veya daha doğru tabiri ile “Din müntesibleri arası diyalog” ismi altında sürdürülmektedir. “Dinlerin” bizzat kendileri Diyalogta bulunamayacağından, “ Din müntesibleri arası diyalog” demeyi daha uygun buluyoruz. Ancak, “Dinlerarası Diyalog “ daha yaygın kullanıldığından, onu kullanmayı tercih edeceğiz. Bu çalışmamızın, Birinci bölümde, Diyaloğun tarifi, “Dinlerarası Diyalog” nedir, ne değildir, Diyanet İşleri Din İşleri Yüksek Kurulu’nun bu konudaki görüşünü ele alacağız. İkinci bölümde, Kur’anda diyaloğu emreden ayetleri tefsirleri ile inceleyip, diyaloğa zıt gibi görünen ayetler üzerinde duracağız; kafirler ile dost edinmeyi meneden ayetler ile ne kast edildiğini Elmalı Hamdi Yazır Tefsiri ile açıklayacağız. Üçüncü bölümde, Peygamber Efendimiz (SAV) uygulamalarında Diyaloğun yerini incelecek, ve acaba Efendimiz ‘in (SAV) Dinlerarası Diyaloğu yapıp yapmadığını, Sahih Rivayetlerle zikredeceğiz.. Dördüncü bölümde, Dört Halife döneminden Osmanlı’ya kadar İslam tarihinden diyalog ile ilgili bilgiler verceğiz.
- Tarih Boyunca Dinlerarası Diyalog, Işık yayınları,2005, Prof.Dr.Davut Aydüz (1) Bediüzzaman Firuzanfer, Mevlana Celaleddin, MEB Yayınları, 1985, s.IV. Metnin aslı: Hemçü pergarim,der-pa der-şeriat üstüvar / Pay-i diğer seyr-i heftad ü dümillet miküned.
Yazar Prof.Dr.Davut Aydüz Yazı kategorisi: Kuran Ve Sünnet Açısından Diyalog | Etiketler: asrı saadetten diyalog, Kuran Ve Sünnet Açısından Diyalog, Kuran Ve Sünnet Perspektifinde Diyalog, peygamber efendimzide diyalog örnekleri | 1 Yorum » “Dinler arası Diyalog” Kur’an ve sünnete ters mi?Yazan: gerçekler Ağustos 5, 2007 A) TANITIM Bugün Hristiyan aleminin başlatmış olduğu dinlerarası dialoğun amacı bellidir. Onların amacı Hristiyanlığın yayılması ve herkes tarafından bu hali ile benimsenmesidir. Hocaefendinin dahil olup Papa’yı ziyareti sonrası diyalog süreci Allah’ın lutfu ile değişmeye başlamış ve süreç İslam’ın lehine gelişmektedir. Hocaefendi’den önce, Üstad Bediüzzaman Hazretleri Papa 6.Paul tarafından başlatılan bu “Dinlerarası Diyalog” ile temasa geçmiş ve 1940-50′li yıllarda Papa 7.Pie ‘ye mektub yazmıştır. Papa, Üstad Hazretlerine cevap göndermiştir. Üstad Hazretleri, Vatikan’a Risale-i Nur Külliyatını (Zülfikar adlı eserini) hediye etmiş ve bu hususta Vatikandan 22 Şubat 1951 yılında da bir teşekkür mektubu almıştır. Yine aynı dönemde Üstad Hazretleri, ikamet ettiği Fener semtindeki Rum Feneri Patrik Atenagoras ile görüşmelerde yapıyordu. Bu süreci devam ettiren Hocaefendi‘ye, 23.01.1998 tarihinde Papa 2.Jean Paul tarafından şu mesaj, Vatikanın Ankara Büyükelçisi Pierre Luici Celata tarafından iletilmiştir: ‘Bir ailenin fertlerinin birbirleriyle konuşmamaları, birbirine bakmaktan, birbirini ziyaret etmekten kaçınmaları ne kadar hazindir. Ayni beşeri aileye mensup olan Müslümanlar ile Hıristiyanların birbirini tanımamaları, birbirine selam vermemeleri veya daha kötüsü, birbiriyle kavga etmeleri, ne kadar acı vericidir. Buna karşın, herkesle barış içinde yasamak, birbirimizi ziyaret etmek, sevinç ve dertlerimizi, kaygı ve umutlarımızı paylaşmak ne kadar güzeldir. Müslümanlarla Hıristiyanlar arasındaki diyalogda bugün ve gelecek için bir ümit işareti görmemek mümkün mudur? Dünyamızın facialarını bilmemezlikten gelemeyiz; ülkeler arasındaki savaşları, her sekliyle terörizmi, zengin fakir arasındaki uçurumu, açlık, işsizlik, uyuşturucu, kürtaj vs. felaketlerini, bu liste daha da uzayabilir. Hıristiyanlar ve Müslümanlar insanlara daha çok ümit vermek için birlikte çalışabiliriz.’ Yazının devamını oku » Yazı kategorisi: Dİnler Arası Diyaog Hakkında Sorulara Yanıtlar, Kuran Ve Sünnet Açısından Diyalog | Etiketler: dinler arasi diyalog kuran ve sünnete ter mi, dinler arasi diyalog sünnnet, Dinler Arası Diyalog, dinler arası diyalog kuran, diyalog, diyalog kuran ve sünnet | 4 Yorum » |
Arşiv 'Kuran Ve Sünnet Açısından Diyalog' Kategori
“Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin” nedemek ?
Yazan: gerçekler Ağustos 5, 2007




Dialog, iki insanın, grubun, zümrenin, milletin, devletin veya herhangi bir topluluğun birbirleri ile tanışmasına; sözlü, yazılı, fikri, ticari vb şekillerde alış-verişde bulunmaları demektir. “Dinlerarası Diyalog” ile sağlanmak istenen husus, 3 dinin (İslam, Hrsitiyanlık ve Yahudiliğin) birbirlerini yakından tanıma, dinleme, fikir teatisinde bulunmasıdır. Yoksa tüm dinlerin birleştirilmesi değildir.