<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>PIRLANTA &#187; Köşe Yazıları</title>
	<atom:link href="http://pirlanta.wordpress.com/category/kose-yazilari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://pirlanta.wordpress.com</link>
	<description>Konuşan Yalnızca Hakikatlerdir</description>
	<lastBuildDate>Sun, 26 Oct 2008 20:25:05 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<cloud domain='pirlanta.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://www.gravatar.com/blavatar/1941c2dd06d20989602335e14736a0c2?s=96&#038;d=http://s.wordpress.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>PIRLANTA &#187; Köşe Yazıları</title>
		<link>http://pirlanta.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://pirlanta.wordpress.com/osd.xml" title="PIRLANTA" />
		<item>
		<title>Ali Kırca O Kaseti Neden Yayınladı?</title>
		<link>http://pirlanta.wordpress.com/2008/10/26/ali-kirca-o-kaseti-neden-yayinladi/</link>
		<comments>http://pirlanta.wordpress.com/2008/10/26/ali-kirca-o-kaseti-neden-yayinladi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 26 Oct 2008 20:25:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gerçekler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Ali kırca neden o kasetleri yayınladı]]></category>
		<category><![CDATA[Fethullah gülen kasetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pirlanta.wordpress.com/?p=370</guid>
		<description><![CDATA[
Yiğit Bulut

Hangi kaseti? Arz edeceğim ama önce kısa kısa bazı bilgiler vermek istiyorum Fransa&#8217;nın 1970&#8242;lerin başından itibaren, Amerika&#8217;nın da onayıyla, Irak&#8217;ta &#8220;Osirak&#8221; nükleer reaktörünü inşa ettiğini ve bunun Irak&#8217;ın &#8220;nükleer bomba yapımında&#8221; çok önemli bir adım olduğunu biliyor muydunuz!
İsrail&#8217;in &#8220;giriştiği&#8221; diplomasi sonucu Amerika-Fransa ve İsrail arasında &#8220;Reaktör bitsin, çalışmadan vurursunuz&#8221; anlaşmasının yapıldığını ve reaktörün &#8220;çalışmaya [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=pirlanta.wordpress.com&blog=1419640&post=370&subd=pirlanta&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><div class="mosimage" style="float:left;"><img title="Yiğit Bulut" src="http://tr.fgulen.com/images/stories/yazar/yigit_bulut.jpg" border="0" alt="Yiğit Bulut" hspace="6" width="118" height="90" /></p>
<div class="mosimage_caption" style="text-align:center;">Yiğit Bulut</div>
</div>
<p><span class="dropcap">H</span>angi kaseti? Arz edeceğim ama önce kısa kısa bazı bilgiler vermek istiyorum Fransa&#8217;nın 1970&#8242;lerin başından itibaren, Amerika&#8217;nın da onayıyla, Irak&#8217;ta &#8220;Osirak&#8221; nükleer reaktörünü inşa ettiğini ve bunun Irak&#8217;ın &#8220;nükleer bomba yapımında&#8221; çok önemli bir adım olduğunu biliyor muydunuz!</p>
<p>İsrail&#8217;in &#8220;giriştiği&#8221; diplomasi sonucu Amerika-Fransa ve İsrail arasında &#8220;Reaktör bitsin, çalışmadan vurursunuz&#8221; anlaşmasının yapıldığını ve reaktörün &#8220;çalışmaya başlamadan&#8221; İsrail uçakları tarafından vurulduğunu.</p>
<p>Yine aynı Fransa&#8217;nın 1960&#8242;larda Amerika&#8217;nın isteği ile İsrail&#8217;e &#8220;atom bombası yapımında&#8221; teknoloji sattığını.</p>
<p>Fransa ve İtalya&#8217;nın &#8220;Amerikan Marshall yardımından&#8221; en fazla yararlanan iki ülke olduğunu ve Türkiye 300 milyon dolar alamazken, 6 milyar dolardan faza paranın Fransa ve İtalya&#8217;daki şirketlere ve sivil toplum kuruluşlarına aktarıldığını.<span id="more-370"></span></p>
<p>Marshall yardımını alamayan Türkiye&#8217;nin, Rusya&#8217;ya &#8220;İş Bankası ve Petrol Ofisi&#8217;ni&#8221; satmak için randevu alan başbakanını, &#8220;Rusya&#8217;ya nasıl gidersin&#8221; algılaması gölgelenerek &#8220;irtica&#8221; tadında ipe gönderdiğini.</p>
<p>Vatikan &#8220;destekli&#8221; batı hükümetleri ile İsrail arasında, &#8220;aslında dışarından bakınca&#8221; ciddi bir çekişme olduğunu. İsrail&#8217;in bölgedeki varlığının, &#8220;Araplar&#8217;a karşı kullanılarak&#8221;, &#8220;petrolü&#8221; kontrol etme politikasının İngiltere, ABD ve Fransa tarafından &#8220;uygulandığını&#8221;, ama son on yılda İsrail&#8217;in bu politikayı daha net fark edip &#8220;taktik&#8221; değiştirdiğini.</p>
<p>İsrail&#8217;i destekler &#8220;görünen&#8221; Amerika&#8217;nın aslında &#8220;İsrail&#8217;in varlığı&#8221; sayesinde Araplar&#8217;ı kontrol ettiğini ama İsrail&#8217;in artık bu politikaya alet olmak istemediğini&#8230;</p>
<p><span class="highlight-bold">Evet, bunları biliyor muydunuz?</span></p>
<p>Şimdi bunları biliyorsanız, size yeni bir soru soracağım 18 Haziran 1999 akşamı Fethullah Gülen&#8217;in eski konuşmalarından bir derleme, ortada &#8220;net bir sebep yokken&#8221; Ali Kırca tarafından atv haberde yayınlandı ve hemen arkasından bütün televizyonlarda bir kaset savaşı başladı. O kasetlere göre Gülen&#8217;in tek bir hedefi vardı: Devleti ele geçirmek. Sonrasında Nuh Mete Yüksel süreci başladı ve Gülen Türkiye&#8217;den ayrılarak Amerika&#8217;ya gitmek zorunda kaldı. Bu tespitler sonrası soralım 1997&#8242;de öne çıkan isimlerden örneğin Çevik Bir&#8217;in hangi ülke ile arası iyiydi, hangi ülkeye yakın denebilirdi? Gülen&#8217;in Vatikan ziyareti en çok kimleri rahatsız etti? Ve en önemlisi Gülen&#8217;in Orta Asya&#8217;da attığı adımlar, kimler tarafından &#8220;sınırı aşma&#8221; olarak değerlendirildi? Bugün, Gülen için &#8220;Amerika&#8217;nın adamı&#8221; imajını kimler, neden yayıyorlar?</p>
<p>Sevgili dostlar, benim çizgimi biliyorsunuz. Yolum belli Atatürk&#8217;ün yolu, asla sapmadım, sapmam da mümkün değil&#8230; O yüzden bu satırları okuyup &#8220;Vay Gülen&#8217;i savunuyorsun&#8221; gibi bir &#8220;vesveseye&#8221; asla kapılmayın. Olaylara objektif bakmamız gerekiyor. Size &#8220;yazabileceklerimin&#8221; hepsini yazdım&#8230;</p>
<p>Tekrar soruyorum Ali Kırca bu kaseti neden yayınladı, Nuh Mete Yüksel süreci nasıl başladı, Gülen&#8217;in Orta Asya&#8217;daki okulları hangi ülkeleri rahatsız etti? Bütün bunları &#8220;oyuna gelmeden&#8221; gerçekten çok ciddi sorgulamalıyız!</p>
<p>Menderes&#8217;i &#8220;irticanın kaynağı&#8221; diye astık sonrasında ne oldu? Rusya&#8217;ya satabileceğimiz mallarımızı, Batı ülkelerine kaptırıp, bağımlı bir ekonomi modeline yönlendik&#8230;</p>
<p>Tamamen &#8220;objektif&#8221; bir gözden araştırdıklarımı sizlere aktardım. Şimdi tekrar soruyorum tam da Orta Asya petrolleri &#8220;paylaşılacakken&#8221;, Orta Asya&#8217;da okullarda çocuklara Türkçe İstiklal Marşı okutan Fetullah Gülen&#8217;e, 1999 başından itibaren bu saldırı neden başladı? Bu saldırılar ile irticanın mı önüne geçtik! Bugün hangi durumdayız? &#8220;Daha iyiyiz&#8221; diyorsanız, az görüşelim&#8230; Gelelim başlığa Ali Kırca bu kaseti neden yayınladı, kimden aldı? Açıklamasını bekliyorum&#8230;</p>
<p><span class="highlight-red">Sonuç:</span> Gerçekler açığa çıkmalı! Türkiye hep bundan kaybetti. 1876&#8242;da &#8220;Yabancılara borcumu bu faizle ödemem&#8221; diyen sadrazamımızı astık! Batıdan bağımsız model diyen başbakanımızı Rusya&#8217;ya gidemeden randevusuna iki ay kala ipe gönderdik. Şairlerimizi, bilim damlarımızı, din adamlarımızı &#8220;vatan haini&#8221; ilan ettik! Ne oldu? Kendi değerlerimizi &#8220;karalayıp&#8221; tuzaklara her zaman düştük. Hiç bir şey inanın göründüğü gibi değil. Tek isteğim var yabancıların tezgahları ortaya dökülsün!</p>
<p><span class="highlight-red">Not:</span> Mehmet Ali Birand&#8217;dan bir mesaj geldi. O kitabı yazanın kendisi olmadığını ve &#8220;kendi ismiyle 1983 yılında birinin&#8221; bu kitabı bastığını, ilanlar vermesine, hukuki haklarını kullanmasına rağmen de yazarı bulamadığını bu mesajında aktardı. Bu durumda &#8220;ortada sahte bir Birand&#8221; var ve onun adıyla bu satırları yazan kişi de o. Bu şahsın bulunmasında &#8220;bizlere yardım&#8221; ederseniz, ben ve Birand gerçeğin açığa çıkması yolunda sizlere minnettar kalırız.</p>
  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/pirlanta.wordpress.com/370/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/pirlanta.wordpress.com/370/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/pirlanta.wordpress.com/370/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/pirlanta.wordpress.com/370/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/pirlanta.wordpress.com/370/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/pirlanta.wordpress.com/370/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/pirlanta.wordpress.com/370/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/pirlanta.wordpress.com/370/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/pirlanta.wordpress.com/370/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/pirlanta.wordpress.com/370/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=pirlanta.wordpress.com&blog=1419640&post=370&subd=pirlanta&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pirlanta.wordpress.com/2008/10/26/ali-kirca-o-kaseti-neden-yayinladi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/69037749af20f64ee10fb49bf3173423?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">ceyhun</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tr.fgulen.com/images/stories/yazar/yigit_bulut.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Yiğit Bulut</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Fethullah Gülen Neden Dönmemeli</title>
		<link>http://pirlanta.wordpress.com/2008/10/26/fethullah-gulen-neden-donmemeli/</link>
		<comments>http://pirlanta.wordpress.com/2008/10/26/fethullah-gulen-neden-donmemeli/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 26 Oct 2008 20:23:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gerçekler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[fethullah gülen dönücek mi?]]></category>
		<category><![CDATA[Fethullah hoca neden dönmememli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pirlanta.wordpress.com/?p=368</guid>
		<description><![CDATA[
Nevzat Tarhan

Sayın Fethullah Gülen dönmemeli çünkü Ergenekon bitmedi.
İnsanın kendisini aldatma yöntemlerinden birisi de bir şeyleri saklamak için bazı şeyleri abartma eğilimidir. Bu davranış biçimi bilerek ajan provakatörlerce yapılır. Bilmeden yapılması ise aşırı muhabbet veya düşmanlık gösteren kişilerce olur.
Sayın Fethullah Gülen toplumda aşırı sevenleri ve aşırı karşı olanları çok fazla bulunan biri olarak çok konuşulan bir [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=pirlanta.wordpress.com&blog=1419640&post=368&subd=pirlanta&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><div class="mosimage" style="float:left;"><img title="Nevzat Tarhan" src="http://tr.fgulen.com/images/stories/yazar/nevzat_tarhan.jpg" border="0" alt="Nevzat Tarhan" hspace="6" width="118" height="90" /></p>
<div class="mosimage_caption" style="text-align:center;">Nevzat Tarhan</div>
</div>
<p><span class="dropcap">S</span>ayın Fethullah Gülen dönmemeli çünkü Ergenekon bitmedi.</p>
<p>İnsanın kendisini aldatma yöntemlerinden birisi de bir şeyleri saklamak için bazı şeyleri abartma eğilimidir. Bu davranış biçimi bilerek ajan provakatörlerce yapılır. Bilmeden yapılması ise aşırı muhabbet veya düşmanlık gösteren kişilerce olur.</p>
<p>Sayın Fethullah Gülen toplumda aşırı sevenleri ve aşırı karşı olanları çok fazla bulunan biri olarak çok konuşulan bir kişiliktir. Onun üzerinden bazı oyunlar ve hesaplar yapıldığını görmek mümkün.</p>
<p>Öncelikle Sayın Gülen ile ilgili bir emekli general grubunun şu tartışmasını not etmek istiyorum. Bu tartışma cumhurbaşkanlığı seçimi öncesine ait&#8230; &#8220;Fethullah Gülen&#8217;in Humeyni&#8217;den farkı yoktur. Humeyni nasıl Fransa&#8217;dan rejimi değiştirerek döndü ise, o da şartlar hazır olunca Amerika&#8217;dan aynı şekilde dönecektir.&#8221; Onun üniversite diploması olmadığını söyleyenlere ise &#8220;Bence o Azerbaycan&#8217;dan üniversite diploması almıştır&#8221; cevabı verilmişti.<span id="more-368"></span></p>
<p>Bu kanaatin Türkiye&#8217;de belli bir kesimde yaygın olarak bulunduğu biliniyor. Bu korku bazı odaklar tarafından psikolojik savaşın &#8216;Gri propaganda&#8217; yöntemi ile &#8216;pireyi deve, habbeyi kubbe&#8217; yapma biçiminde propaganda edildiğini görüyoruz.</p>
<p>Sayın Gülen&#8217;in geçmişte Başbakan Tansu Çiller&#8217;in ayağına gitmesi, siyasetle ilgisi var gibi anlaşılmasına neden oldu. Siyasilerle görüşen veya yaptığı işlerden dünyevi çıkar sağlayan her din adamından kurulu düzen kuşkulanır.</p>
<p>Bunun tarihteki örneği dindar bir padişah olan İkinci Murat idi. Hacı Bayram-ı Veli&#8217;nin vergi muafiyeti nedeniyle müritleri çok artmıştı, kıskananlar devamlı şikâyet ediyorlardı. Padişah konuyu inceletti, görevlendirdiği kişiye Bayram-ı Veli sadece bir buçuk müridinin olduğunu söyler. Bunu ispat etmek için bütün müritlerini topladığı ve bir senaryo hazırladığı biliniyor. Şeyhinin yolunda kendini kurban etmeye hazır müritlerine davet töreni yapar, bir çadırda gizlice kurban kesip kanını akıtır. Sadece bir kadın bir erkek iki müridi gelir. Bunun üzerine padişahın mahcup olduğu söylenir.</p>
<p>Sayın Gülen&#8217;i yakından tanıyanlar dünyalık peşinde koşmadığını, siyasi bir talebi olmadığını söylüyorlar. Bu söylemin bizzat kendisinden daha çok duyulmasına ihtiyaç var. Yoksa kuşkular daha da artar, üzerinden yapılan hesaplar taraftar bulur.</p>
<p>Kırsalda PKK, şehirde Ergenekon benzer işlevi yapıyorlar. Seçim öncesi hesaplar, insanların kararlarını etkilemek ve kutuplaşma sağlamak için korkunun ve güvensizliğin yükselmesi iki tarafında çıkarına uygun geliyor.</p>
<p>Ergenekon olgusunu komedi olarak tanımlayıp değersizleştirme veya aşırı tepki verme klasik kullanılan bir uygulama oldu. Silivri Duruşmaları&#8217;nda gösteri yapan taraftar veya karşıt gruplar bindirilmiş psikolojik savaş taburlarıdır.</p>
<p>Aynı hassasiyet alanı ve aşırı duygu yüklü bir konu da irtica söylemidir. Gülen hareketinin hızlı büyümesi ve dünya çapında etkinliği çok dikkat çekiyor. Sayın Gülen gizli siyasi islam niyeti olan bir kişi olarak propaganda ediliyor. Açık ve net olmayan tutumlar bu propagandayı besliyor.</p>
<p>Sayın Ali Bulaç&#8217;ın yazısında belirtildiğine göre Sayın Gülen&#8217;e Türkiye&#8217;ye dönme konusunda yoğun baskı yapıldığı anlaşılıyor. Türkiye&#8217;de siyasi tansiyonu yükseltmek isteyenler de aynı şeyi istiyorlar. Çünkü kurtlar bulanık havayı sever. Ama Türkiye&#8217;nin açık ve aydınlık havaya ihtiyacı var.</p>
<p>Battal Gazi&#8217;nin savaş taktiklerinden birisi psikolojik savaş taktiği olarak kullanılır. Gece karanlıkta Battal Gazi düşman çadırlarını arasına girer bir grup insanı kılıçtan geçirir sonra kaybolurmuş. Oluşan bu kaosta düşman farkına varmadan birbirini kılıçtan geçirirmiş.</p>
<p>Bugün bakıyoruz Kürt kimliği, başörtüsü ve irtica konusunda ortaya tartışma malzemesi sürüp, bu konuları canlı tutup oluşan kaosdan faydalanmak isteyen kurtlar bekliyor. Hatta eski Cumhurbaşkanlarından birisinin Sayın Gülen&#8217;in gelmesi için tavsiyelerde bulunduğu biliniyor.</p>
<p>Doğu toplumu olarak duygu temelli hareket etmeye çok yatkın bir toplumuz. Durup düşünüp kâr zarar analizi yapmadan alınacak kararlar ve gösterilecek tepkilerin hep karşıtını, zıddını ve düşmanını beslediğini unutmamalıyız.</p>
<p>Herkesin yerini belli etmesini isteyen askeri akıl yerine, herkesin konuşup, tartışıp derin düşünerek ve anlamaya çalışarak hareket ettiği ortak akla ihtiyacımız vardır.</p>
<p>Siyasal cinayetlerin açıklanmadığı, Anayasa Mahkemesi&#8217;nde bile hukukun yargı içi siyasete kurban edildiği, Ergenekon davasına gizli açık baskıların yapıldığı, baskı yapanın karşı taraf baskı yapıyor diye propaganda ettiği bir ortam var.</p>
<p>Bu ortamda derin ve kirli ilişkilerin açığa çıkması, doğru siyaset ve hukukun kamuoyunda daha çok aydınlanması daha çok netlik ve saydamlığa kavuşması gerekiyor.</p>
<p>Bu nedenle sürüye kurt çekmemek için herkesin soğukkanlı, şahsi hesap içinde olmadan ve sağduyulu davranması gerekir. Her zamandan daha çok kendimize karşı dürüst olmamız gerekiyor.</p>
<p>Gizli çetelerin beynine henüz ulaşılamadı, ortamı karartmak isteyenlerin oyununa gelmeyelim.</p>
<p>Nevzat Tarhan Haber7.com</p>
  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/pirlanta.wordpress.com/368/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/pirlanta.wordpress.com/368/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/pirlanta.wordpress.com/368/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/pirlanta.wordpress.com/368/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/pirlanta.wordpress.com/368/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/pirlanta.wordpress.com/368/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/pirlanta.wordpress.com/368/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/pirlanta.wordpress.com/368/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/pirlanta.wordpress.com/368/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/pirlanta.wordpress.com/368/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=pirlanta.wordpress.com&blog=1419640&post=368&subd=pirlanta&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pirlanta.wordpress.com/2008/10/26/fethullah-gulen-neden-donmemeli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/69037749af20f64ee10fb49bf3173423?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">ceyhun</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tr.fgulen.com/images/stories/yazar/nevzat_tarhan.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Nevzat Tarhan</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Derin Diyalog (!)</title>
		<link>http://pirlanta.wordpress.com/2008/09/14/derin-diyalog/</link>
		<comments>http://pirlanta.wordpress.com/2008/09/14/derin-diyalog/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Sep 2008 11:22:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gerçekler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Cengiz Özdemir Dİyalog]]></category>
		<category><![CDATA[Derin diyalog]]></category>
		<category><![CDATA[Dinler arası diyalog iftarları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pirlanta.wordpress.com/?p=356</guid>
		<description><![CDATA[Evvelki akşam bir iftar davetindeydim. Bütün masalarda, kimin nerede oturacağı önceden özenle belirlenmişti.
Her masada, farklı semavi dinlerden davetliler vardı.
Sağınıza döndüğünüzde bir Yahudi, solunuzda bir Hıristiyan, karşınızda bir Müslüman&#8230;
Ya da tam tersi.
Gözlerime inanamadım.
Bugüne kadar farklı dinleri temsil eden ruhanilerin katıldığı, konuştuğu çok toplantı görmüştüm.
Ama böylesini inanın görmedim.
Ortalıkta sırıtan, göze batan bir sunilik falan da yoktu.
Kürsüye çıkan [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=pirlanta.wordpress.com&blog=1419640&post=356&subd=pirlanta&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><!--IMAGE images/manset/tr_16145.jpg IMAGE--><img style="float:left;" title="Cengiz Özdemir" src="http://tr.fgulen.com/images/stories/yazar/cengiz_ozdemir.jpg" border="0" alt="Cengiz Özdemir" hspace="6" width="118" height="90" /><span class="dropcap">E</span>vvelki akşam bir iftar davetindeydim. Bütün masalarda, kimin nerede oturacağı önceden özenle belirlenmişti.</p>
<p>Her masada, farklı semavi dinlerden davetliler vardı.</p>
<p>Sağınıza döndüğünüzde bir Yahudi, solunuzda bir Hıristiyan, karşınızda bir Müslüman&#8230;</p>
<p>Ya da tam tersi.</p>
<p>Gözlerime inanamadım.</p>
<p>Bugüne kadar farklı dinleri temsil eden ruhanilerin katıldığı, konuştuğu çok toplantı görmüştüm.</p>
<p>Ama böylesini inanın görmedim.<span id="more-356"></span></p>
<p>Ortalıkta sırıtan, göze batan bir sunilik falan da yoktu.</p>
<p>Kürsüye çıkan herkes hem de hiç yutkunmadan, yıllar öncesinde &#8220;<strong>diyalog</strong>&#8221; çalışmalarını başlatan <strong>Fethullah Gülen Hocaefendi&#8217;</strong>ye içten teşekkürlerini sundu.</p>
<p>O kadar ki, <strong>Rum Ortodoks Patriği Bartelemo</strong>, <strong>Türkçe</strong>&#8216;deki &#8220;<strong>Gözden ırak olan gönülden ırak olur</strong>&#8221; sözü bizim için geçerli değildir, dedi.</p>
<p>Ve ekledi:</p>
<p>&#8220;<strong>Uzaklarda da olsa, biz Fethullah Gülen Hocaefendi&#8217;yi seviyor ve hasretle bekliyoruz.</strong>&#8220;</p>
<p>Bu yemeği görünce, bugüne kadar tarafların bir diğerini tanıması ve anlaması için yapılanlar &#8220;<strong>diyalog</strong>&#8221; adını taşıyorsa&#8230;</p>
<p>Bunun adı ne olmalı diye düşündüm&#8230;</p>
<p>Yemeğe katılan bir dostum, şakayla karışık, bu da &#8220;<strong>Derin Diyalog</strong>&#8221; <strong>(!)</strong> diye fısıldadı.</p>
<p>Tamam dedim; bu akşamı ancak bu terim ifade edebilir.</p>
<p>Anlattığım yemek, <strong>Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı</strong> tarafından düzenlenen geleneksel iftar yemeği.</p>
<p>Bu kez geçen yıllardan bayağı bir farkı var.</p>
<p>Farklı din mensuplarının &#8220;<strong>temsiliyle</strong>&#8221; değil, &#8220;<strong>katılımıyla</strong>&#8221; bir iftar düzenlemeye karar vermişler.</p>
<p>Bu iftar o kararın sonucuydu.</p>
<p>Yemeğin başında Vakfın mütevelli heyet başkanı <strong>Hüseyin Gülerce</strong>, <strong>Gülen Hocaefendi</strong>&#8216;nin mesajını okudu.</p>
<p>Yemeğin sonunda ise, Vakfın 11 yıldır başkanlığını yürüten <strong>Harun Tokak</strong> görevini <strong>Mustafa Yeşil</strong>&#8216;e bıraktı.</p>
<p>Aklıma <strong>TURİNG</strong> geldi.</p>
<p>Ne ilgisi var demeyin.</p>
<p>Bu vakıfsa, o da dernek.</p>
<p>Cengiz Özdemir,Bugün</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/pirlanta.wordpress.com/356/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/pirlanta.wordpress.com/356/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/pirlanta.wordpress.com/356/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/pirlanta.wordpress.com/356/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/pirlanta.wordpress.com/356/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/pirlanta.wordpress.com/356/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/pirlanta.wordpress.com/356/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/pirlanta.wordpress.com/356/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/pirlanta.wordpress.com/356/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/pirlanta.wordpress.com/356/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/pirlanta.wordpress.com/356/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/pirlanta.wordpress.com/356/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=pirlanta.wordpress.com&blog=1419640&post=356&subd=pirlanta&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pirlanta.wordpress.com/2008/09/14/derin-diyalog/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/69037749af20f64ee10fb49bf3173423?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">ceyhun</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tr.fgulen.com/images/stories/yazar/cengiz_ozdemir.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Cengiz Özdemir</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>&#8220;Yine Ayakların Üşüyor mu?</title>
		<link>http://pirlanta.wordpress.com/2008/08/25/yine-ayaklarin-usuyor-mu/</link>
		<comments>http://pirlanta.wordpress.com/2008/08/25/yine-ayaklarin-usuyor-mu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Aug 2008 21:07:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gerçekler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA["Yine Ayakların Üşüyor mu?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pirlanta.wordpress.com/?p=348</guid>
		<description><![CDATA[
Harun Tokak

Soğuk kış gecelerinde kalacak yer bulamadığında sabahı arabada beklerdin. Karlı sokaklardan bir gölge gibi geçer giderken sessiz kaldırımlar, gözyaşlarınla yıkanırdı.
Benzini biten arabaların içinde gece ayaza çaldığında kendini değil, milletini düşünür hem üşür hem terlerdin.
Sefillerdeki Jean Val Jean gibi takip edildiğin yıllardı…
Yalnızdın…
Kaç kapının ziline dokunurken, &#8220;Acaba kabul edecekler mi?&#8221; duyguları kabarırdı yüreğinde.
Ev sahiplerinin garip bakışlarıyla, [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=pirlanta.wordpress.com&blog=1419640&post=348&subd=pirlanta&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><div class="mosimage" style="float:left;"><img src="http://tr.fgulen.com/images/stories/yazar/harun_tokak.jpg" border="0" alt="Harun Tokak" hspace="6" width="118" height="90" /></p>
<div class="mosimage_caption" style="text-align:center;">Harun Tokak</div>
</div>
<p><span class="dropcap">S</span>oğuk kış gecelerinde kalacak yer bulamadığında sabahı arabada beklerdin. Karlı sokaklardan bir gölge gibi geçer giderken sessiz kaldırımlar, gözyaşlarınla yıkanırdı.</p>
<p>Benzini biten arabaların içinde gece ayaza çaldığında kendini değil, milletini düşünür hem üşür hem terlerdin.</p>
<p>Sefillerdeki Jean Val Jean gibi takip edildiğin yıllardı…</p>
<p>Yalnızdın…</p>
<p>Kaç kapının ziline dokunurken, &#8220;Acaba kabul edecekler mi?&#8221; duyguları kabarırdı yüreğinde.</p>
<p>Ev sahiplerinin garip bakışlarıyla, kaç kapı açılmadan kapanmıştı yüzüne.</p>
<p>Her kavuştuğunuzda, &#8220;anamızın&#8221; dudaklarından hep aynı sözler hüzünlü bir şarkı gibi dökülürdü:</p>
<p>&#8220;Ayakların yine üşüyor mu?&#8221;</p>
<p>&#8220;Günler baharı solukluyor&#8221;, derken, hava birden bire bozdu. Kara bulutlar gökyüzünün berraklığını siyah bir peçe gibi örttü.</p>
<p>Berrak sular, boz bulanık akmaya başladı.<span id="more-348"></span></p>
<p>Binbir emekle yüreğinde büyüttüğün sevgiyi &#8220;bir Haziran kurşunu ile iki kaşının tam ortasından vurdular.&#8221;</p>
<p>Ve Şubat soğukları, Mart&#8217;ın bağrını döverken;</p>
<p>Bir Pazar günü, erkenden, bütün bütün gittin sen…</p>
<p>Yıllar oldu gideli…</p>
<p>&#8220;Gitme!&#8221; diyemezdik…</p>
<p>Gittin…</p>
<p>&#8220;Sen gittin gideli</p>
<p>Bizler mahzun ve kederli&#8221;</p>
<p>Aylar hep hüzünle doğdu ufkumuza.</p>
<p>Gündüzler bile gülmedi yüzümüze… Gözler görmedi &#8220;gülen&#8221; yüzünü…</p>
<p>Bir kış günü gurbette sana kavuştuğumuzda, sen yine üşüyordun.</p>
<p>Dizlerine kalınca bir battaniye sarılıydı.</p>
<p>Bir başınaydın…</p>
<p>Yine yalnızdın…</p>
<p>Hüzünden bir abide gibi duruyordun.</p>
<p>Duvardaki &#8220;bu da geçer yahu&#8221; sözünün sıcaklığına sığınmaya çalışırken, dışarıda rüzgarlar, önüne kattığı karları hoyratça savuruyor; yalancı sıcaklara aldanarak erken açan çiçekli dallara kar yağıyordu.</p>
<p>Buz kesen fırtınaların bağrından kopup gelenler, yine de senin sıcak iklimine sığınıyordu.</p>
<p>Şubat soğuğu nefes aldırmıyordu.</p>
<p>Güven veren ikliminde az biraz aram edenler, bir bir ülkelerine dönerken, sen gidenlere gurbet penceresinden el sallıyordun.</p>
<p>Sonra kanepeye çöküyordun bir başına. Başını gömerek ellerinin arasına &#8220;Gelirler bir bir, / Giderler bir bir,</p>
<p>Kalır burada yine bir.&#8221; diyor, dipsiz hüzünlere dalıyordun.</p>
<p>Bir gün seni ülkene çağıran bir mektubu ısrarla huzurunda okumak istediler. Sen razı olmadın. Kalbinin tahammül edemeyeceğini biliyordun; &#8220;Bana verin odamda okurum.&#8221; diye direndin.</p>
<p>Öyle de oldu&#8230;</p>
<p>Hasır serili odanızda; mektupla baş başa kaldığınızda neler yaşadığınızı bilemiyoruz. Bildiğimiz bir şey varsa o da, odanızdan çıktığınızda gözyaşlarınızın yüzünüzde bıraktığı izler…</p>
<p>Ve bir de satırların bize fısıldadıkları;</p>
<p>&#8220;Bizler yine birkaç gün sonra buradan gideceğiz. Hafızalarımızda yine o görüntü…</p>
<p>Siz buğulu gözlerle bize, ülkenize, Üç Şerefeli Camiinin penceresine, tahta kulübeye, yani &#8216;hey gidi günlere,&#8217; odanızın ve gurbetin penceresinden el sallayacaksınız.</p>
<p>İçinizde volkanlar kaynayacak.</p>
<p>Yanacaksınız…</p>
<p>Bir ocak gibi tütecek ama hissettirmeyeceksiniz.</p>
<p>Bizlere de, penceredeki o &#8220;hüzünlü duruşun&#8221; utancını yaşamak kalacak.</p>
<p>Çünkü… Biliyoruz ki, seni gurbetteki o pencerelere biz hapsettik.</p>
<p>Ama artık olmuyor…</p>
<p>Ne olur gel…</p>
<p>Gel ki mevsim bahardır.</p>
<p>Biliyoruz ki, ülkenizi çok özlediniz.</p>
<p>Amerika kıtasına bile değişmeyeceğiniz o küçük köyünüz burnunuzda tütüyor.</p>
<p>Biliyoruz ki, koyunlarla, kuzularla birlikte dolaştığınız kırları bağları bahçeleri çok özlediniz.</p>
<p>O köyün kar pınarları senin çocuk yüreğinden aktı. Yollar, gönlünün ufuklarında uzayıp gitti.</p>
<p>Sen; o köye doğru kıvrılan köprünün altından akıp giden çaydan, su içtin,</p>
<p>çiçeklerini koklayarak yetiştin, kırlarında kelebeklerle koştun.</p>
<p>Biliyoruz ki; &#8220;anamızın&#8221; ellerinin yara bere içinde olduğu günlerde bulaşık yıkamanın, hamur yoğurmanın bile küçük omuzlarına bindiği günleri özlediniz.</p>
<p>Ülkemizin sıkıntılı yıllarında; &#8220;anamızın&#8221; gündüz köyün kızlarına, gece de size Kur&#8217;an öğrettiği evi özlediniz.</p>
<p>O ev hâlâ hüzünden bir anıt gibi duruyor.</p>
<p>İçinizde koşuşan o tertemiz çocuk ruhun, ne ızdıraplar, ne hasretler, ne acılar çektiğini biliyoruz.</p>
<p>Sen, sevdalısı olduğun bu ülkenin çocuğusun, bu toprağı koklaya koklaya büyüdün.</p>
<p>&#8220;Anadolu&#8217;yu bilmeyenler, seni bilemezler. Bu ülkenin çocuğu olmayanlar seni anlayamazlar.&#8221;</p>
<p>Suyunu içtiğin pınarlara şimdi hüzün düştü. Hazin bir rüzgâr hıçkırıyor tenhalarda. Çiçekler boynunu büktü kuytularda.</p>
<p>Seni bekleyen dallar yorgun düştü.</p>
<p>Kelebekler kaç kez ölüp ölüp dirildi ve &#8220;belki bu bahar gelir&#8221;, deyip yeniden kondular yorgun dallara.</p>
<p>Yıldızlar küskün kendi gökyüzüne. Bir gri duman çöktü güneşin gülen yüzüne.</p>
<p>Şimdi yürekler acılara mahkûm.</p>
<p>Babanızla birlikte Alvar köyüne yakın bir gurbete gittiğinizde bile, dedeniz Şamil Efendi için köy sanki bomboştu.</p>
<p>Bir gün ansızın sizi karşısında görünce, kederinden erişilmez bir dağ gibi duran o mehîb insan, nasıl da sarsılmıştı. Hıçkıra hıçkıra ağlayarak,</p>
<p>&#8220;Gitti gül, gitti bülbül;</p>
<p>ister ağla ister gül.&#8221;</p>
<p>dediğini kaç defa kirpikleriniz ıslanarak anlatmıştınız.</p>
<p>12 Eylül günleriydi…</p>
<p>&#8220;Anamız&#8221;, şimdilerde burnunuzda tüten şehirde , İzmir&#8217;de ikamet ediyordu.</p>
<p>Ev, sürekli tarassut altındaydı. Defalarca didik didik aranmıştı. Sizin &#8220;anamıza&#8221;, &#8220;anamızın da&#8221; de size olan düşkünlüğü avcının iştahını artırıyordu.</p>
<p>Sürekli pusudaydılar.</p>
<p>Ceylanın suya iniş anını gözleyen avcının heyecan ve hırsıyla bekliyorlardı.</p>
<p>Yine de bir fırsatını bulup uğradığınızda, &#8220;anamız&#8221;sormadan edemezdi:</p>
<p>&#8220;Nerelerde kalıyorsun? Kaldığın yerlerde soba yanıyor mu? Isınıyor musun? Ayakların çok üşürdü, yine üşüyor mu?&#8221;</p>
<p>Şimdi, bir kış günü &#8220;anamızın&#8221; mezarı başında, buz gibi mermerlerin dibinde tipiye tutulmuş bir kuğu yalnızlığı ile dua ettiğiniz zamanki hüznünüz bir hayalet gibi geziniyor Karşıyaka Mezarlığı&#8217;nda.</p>
<p>Hatıralar sizi çağırıyor.</p>
<p>Adlarını koyduğunuz çocuklar…</p>
<p>Esmalar… Esralar…Azralar… Bahadırlar…Berkler…</p>
<p>Alınlarına kondurduğunuz buseler…</p>
<p>Şimdi onlar büyüdüler.</p>
<p>Kaç defa &#8220;geleceksin&#8221; diye minik elleriyle, yollara güller döküldüler.</p>
<p>Beklediler…</p>
<p>Ellerinde buruştu güller…</p>
<p>Sonra da dönüp bize sordular, &#8220;Adımızı koyan kahraman, ne zaman dönecek?&#8221;</p>
<p>Cevap veremedik onlara.</p>
<p>Çocuklar seni çağırıyor.</p>
<p>Beşinci Kat&#8217;tan, alınlarından öperek dünyanın dört bir yanına saldığın yiğitlerin seni soruyor, seni bekliyor. Çölleri gülistana döndüren, karanlık bozkırlara ışık düşüren, sensizliğin buzullarında üşüyen kardelenlerin, onların üzerine titreyen yiğitlerin seni soruyor.</p>
<p>Sevgi süvarileri seni çağırıyor.</p>
<p>Eyüp Sultan&#8217; da kıyama durmak, Koca Sultan&#8217;ın nur sağanağı türbesinin biraz uzağında durarak dua okumak… Yalnız sultan, Yavuz&#8217;un türbesine uğramak, ufukların sultanı Fatih&#8217;in huzurunda hülyalı ufuklara dalmak ve Dersaadet&#8217;in ezanlarını duyma arzusuyla yandığınızı da biliyoruz.</p>
<p>Mermerlerin nabzında çarpan çığlıklar sizi çağırıyor…</p>
<p>Ayların sultanı dönüş yolunda&#8230;</p>
<p>Üç aylara gireli bir hayli zaman oldu. Ramazan geldi kapıya dayandı.</p>
<p>Gökteki rahmet bulutlarını harekete geçirecek tatlı esintiler var içimizde.</p>
<p>Dün gurbete gidenler bu gün bir bir dönüyor. Bahar naraları hazan hıçkırıklarına karışıyor.</p>
<p>Beşinci Kat&#8217;ın balkonundaki çiçekler duvardan başını yola doğru uzatmış, gül pembe bestesi eşliğinde sizi bekliyor.</p>
<p>Yine arkanda kıyama durmak, hüzzam makamında Kur&#8217;anlar dinlemek, misafir ağırlayıp misafir uğurlamak…</p>
<p>Hüznün kat kat olduğu Beşinci Kat sizi çağırıyor.</p>
<p>Sanki bir gün gurbetlere gideceğini biliyordun.</p>
<p>Davet türkülerini besteleyip de gittin gurubu görünmeyen gurbetlere.</p>
<p>&#8220;Neredesin yıllarca hasretini çektiğimiz kahraman? Neredesin hayallerimizin güvercini, rüyalarımızın üveyki?</p>
<p>Eğer canlara can katan temiz soluklarınla imdada yetişmezsen; kuruyan göllerimizde yaprağı dökülmedik tek nilüfer kalmayacaktır.</p>
<p>Nazarlarımız, ilk geldiğin yollara takılıp kaldı. Ve yıllar yılı bir daha geleceğinin ümidini içimizde besleyip durduk.</p>
<p>Ey tatlı rüyaların sevimli kahramanı!</p>
<p>Her yanda ağaran hayalin ruhumuza doldu.</p>
<p>Gül açıp bülbül öteli hayli zaman oldu&#8221;</p>
<p>Anadolu&#8217;da açan güller seni çağırıyor.</p>
<p>Biliyoruz, yüce dağlara bahar geç gelir,</p>
<p>Gel ki! Bu mevsim artık mevsim-i bahardır.</p>
<p>Gel ki! Mevsim, gurbet kokularına belenmiş topraklara sılada gül dikme vaktidir.</p>
<p>Gel! Gözyaşlarınla suladığın, odanda bir kutsal emanet gibi sakladığın, burnunun kemikleri sızlayarak kokladığın, Anadolu&#8217;nun değişik diyarlarından devşirilmiş toprakları, gurbet çıkınına sararak gel.</p>
<p>İlk ayrılık sabahı, &#8220;Pol ve Virjini&#8221;nin sonu gibi olmuştu.</p>
<p>Bir ayrılığa bağlıysa bu geliş, sonu, ayrılık sabahı gibi olsa bile gel!</p>
<p>Gel ey yağmur gözlü!</p>
<p>Gel ey yanağı jale!</p>
<p>Gel ey, gül yüzlü!</p>
<p>Gel ey gül!</p>
<p>Gel..!</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/pirlanta.wordpress.com/348/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/pirlanta.wordpress.com/348/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/pirlanta.wordpress.com/348/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/pirlanta.wordpress.com/348/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/pirlanta.wordpress.com/348/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/pirlanta.wordpress.com/348/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/pirlanta.wordpress.com/348/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/pirlanta.wordpress.com/348/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/pirlanta.wordpress.com/348/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/pirlanta.wordpress.com/348/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/pirlanta.wordpress.com/348/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/pirlanta.wordpress.com/348/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=pirlanta.wordpress.com&blog=1419640&post=348&subd=pirlanta&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pirlanta.wordpress.com/2008/08/25/yine-ayaklarin-usuyor-mu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/69037749af20f64ee10fb49bf3173423?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">ceyhun</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tr.fgulen.com/images/stories/yazar/harun_tokak.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Harun Tokak</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Hedefini Şaşıran Tetikçi</title>
		<link>http://pirlanta.wordpress.com/2008/08/25/hedefini-sasiran-tetikci/</link>
		<comments>http://pirlanta.wordpress.com/2008/08/25/hedefini-sasiran-tetikci/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Aug 2008 20:45:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gerçekler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Hedefini Şaşıran tetikçi]]></category>
		<category><![CDATA[Veysel Günhan]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman Veysel Günhan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pirlanta.wordpress.com/?p=337</guid>
		<description><![CDATA[Bir gazeteci için en büyük tehlike saplantıdır. Gazeteci şaşırırsa editörün o şaşkınlığı giderme imkânı vardır. Ama köşe yazarı dengesini yitirse artık gazete yönetimi için tek çare kalmıştır.
Yazarını tıbbî müdahaleye zorlamak, terapiye aldırmaktır. Yakın basın tarihinde en akla gelen örnek Hikmet Çetinkaya&#8217;dır. Çetinkaya için saplantı sözcüğü bile yetersiz kalır. Bir köşe yazarı, düşmanı vehmettiği bir insanı [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=pirlanta.wordpress.com&blog=1419640&post=337&subd=pirlanta&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><span class="dropcap">B</span>ir gazeteci için en büyük tehlike saplantıdır. Gazeteci şaşırırsa editörün o şaşkınlığı giderme imkânı vardır. Ama köşe yazarı dengesini yitirse artık gazete yönetimi için tek çare kalmıştır.</p>
<p>Yazarını tıbbî müdahaleye zorlamak, terapiye aldırmaktır. Yakın basın tarihinde en akla gelen örnek Hikmet Çetinkaya&#8217;dır. Çetinkaya için saplantı sözcüğü bile yetersiz kalır. Bir köşe yazarı, düşmanı vehmettiği bir insanı 100 yazısından 98&#8242;ine konu ediyorsa hiç kimse o şahsın akıl sağlığından bahsedemez. Ki Ergenekon iddianamesine göre kendi patronu bile hakkını teslim edip &#8220;Normal değil, hasta masta ama insanın bir sabrı var yani&#8230;&#8221; demiştir.<span id="more-337"></span></p>
<p>Basının 2. Hikmet Çetinkaya vakası M. Yakup Yılmaz mı oluyor? Tamam, artık herkes biliyor ki Yılmaz&#8217;ın köşesinin geleneksel misyonu patronu koruma ve kollama. Ama kendini saplantılarının akışına kaptıran Yılmaz, hedefini şaşırıp yine Fethullah Gülen&#8217;e saldırmış. Gülen konusunda eskiden böyle değildi Yılmaz; ancak ne oldu da birden düşman kesildi? Olacak şey değil, Fethullah Hoca&#8217;yı Ergenekon&#8217;a bulaştırmaya çalışıyor. Kimliği karanlık bir Tuncay Güney&#8217;e sığınıp, Star ekranında Güney&#8217;in tekzip ettiği &#8220;görüşmek&#8221;, &#8220;yanında çalışmak&#8221; gibi cümleleri unutup &#8220;Veli Küçük&#8217;ün&#8230; ricası&#8221;, &#8220;Tuncay Güney&#8217;in giydirilmesi&#8230;&#8221; &#8220;Samanyolu TV&#8217;de çalıştı&#8230;&#8221; gibi birbirinden kopuk ve anlamsız parçaları bir araya getirerek hezeyanları gündeme taşıması sadece &#8220;niçin bunları da yazmıyorsunuz?&#8221;la açıklanabilir mi? Güney gibi karışık kimliklerin girip çıktığı -hatta çalıştığı- yerlerin dökümü yapılsa, belki de Mehmet Y. Yılmaz&#8217;ı üzecek bir sonuç çıkabilir.</p>
<p>Şaşkın ördek kıçtan dalarmış. Yılmaz&#8217;ın Ergenekon davasına dalışı da o misal. Yılmaz&#8217;ın bu tavrını habercilik olarak eski gazetesi Milliyet de destekliyor. Her mahfilde titiz gazeteciliğini vurgulayan ve iddianame sürecinde Tuncay Güney&#8217;i ciddiye almayan ve alanları eleştiren Sedat Ergin&#8217;in, sıra Fethullah Hoca&#8217;ya gelince Tuncay Güney&#8217;in ifadelerine sığınıp günaşırı haber yayınlaması tuhaf. Bu tür konularda sıkça şikâyette bulunan Aydın Doğan bunu &#8220;Doğan Grubu yayın ilkeleri&#8221;nin hangi maddesiyle izah ediyordur acaba?</p>
<p>Yılmaz ve Milliyet beyhude uğraşıyor. &#8220;Mehmet Y.Yılmaz&#8221; misali onlarca köşe yazarı klonlansa, bunun yanında -Yılmaz&#8217;ın öve öve bitiremediği- Sözcü gazetesinin 20 tane daha prototipi piyasaya sürülse, bir Allah&#8217;ın kulunun zihninde &#8220;Fethullah Hoca- Ergenekon&#8221; bağlantısı kurulmaz. Boşuna çabalıyorlar. Yılmaz&#8217;ın aklı hiç olmazsa buna yettiğinden olsa gerek, iddialarını varsayımla kılıflayarak sunmayı tercih etmiş. Oysa bu tipler için Sözcü gazetesi gibi bir mevzi var. Orada daha kahramanca(!) savaşabilir, vatanseverlere(!) daha yararlı olabilir. Ama Yılmaz ne yapıyor? Bu günlerde konuşlandığı köşesini, köşesinin misyonunu inkâr edecek bir tarzda kendi psikolojik saplantıları uğrunda harcıyor.</p>
<p>Mehmet Y. Yılmaz, Hikmet Çetinkaya gibi, sadece toplumda değil kendi gazetesinde bile itibarsızlaşma seçeneğine oynuyor. Bu seçeneğin fikir eksikliğinden veya yazacak malzeme bulamamaktan kaynaklanan mecburi bir yol olduğunu da unutmamak gerekiyor. Yılmaz&#8217;ın bir rahatsızlığı varsa, bir süre dinlenmeyi tercih etmeli. Ona buna saldırmakla &#8220;köşe yazarı&#8221; olunmaz. Ayrıca yazarlarının -fikirlerini değil- &#8220;küfür, hakaret ve imalı iftiralarını&#8221; denetleyemeyen bir Ertuğrul Özkök&#8217;ün bugünlerde bayraktarlığına soyunduğu &#8220;uzlaşmacılık&#8221; inandırıcı olmuyor. Ve Yılmaz gibi &#8220;saldırganlıkla&#8221; prim yapmaya gayret edenlerle gazetesi bir &#8220;uzlaşmazlık anıtına&#8221; dönüşüyor.</p>
<p>Ne demişti gazetesine saldırıldığında eski Hürriyet yazarı Ahmet Altan: &#8220;Yanlış havlayan köpek sürüye kurt getirir.&#8221; O gün bugündür Yılmaz suskun. O zaman insan merak ediyor. Siz bu üsluptan mı anlıyorsunuz?.. İnsanca söylenenlere efendice kulak vermek gerekmez mi?</p>
<p>veysel Günhan</p>
<p>Zaman</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/pirlanta.wordpress.com/337/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/pirlanta.wordpress.com/337/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/pirlanta.wordpress.com/337/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/pirlanta.wordpress.com/337/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/pirlanta.wordpress.com/337/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/pirlanta.wordpress.com/337/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/pirlanta.wordpress.com/337/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/pirlanta.wordpress.com/337/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/pirlanta.wordpress.com/337/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/pirlanta.wordpress.com/337/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/pirlanta.wordpress.com/337/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/pirlanta.wordpress.com/337/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=pirlanta.wordpress.com&blog=1419640&post=337&subd=pirlanta&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pirlanta.wordpress.com/2008/08/25/hedefini-sasiran-tetikci/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/69037749af20f64ee10fb49bf3173423?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">ceyhun</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Gülen&#8217;in Dönüşü Türkiye&#8217;yi Normalleştirebilir</title>
		<link>http://pirlanta.wordpress.com/2008/08/11/gulenin-donusu-turkiyeyi-normallestirebilir/</link>
		<comments>http://pirlanta.wordpress.com/2008/08/11/gulenin-donusu-turkiyeyi-normallestirebilir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Aug 2008 17:55:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gerçekler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[fethullah gülen]]></category>
		<category><![CDATA[Fethullah gülen dönüşü türkiyeyi normalleştirir]]></category>
		<category><![CDATA[fethullah gülen hocaefendi]]></category>
		<category><![CDATA[Fethullah gülen ne zaman dönücek]]></category>
		<category><![CDATA[Fethullah gülen türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[fethullah gülen türkiyeye dönüşü]]></category>
		<category><![CDATA[Fethullah gülenin dönüşü]]></category>
		<category><![CDATA[Hocaefendi ne zaman dönücek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pirlanta.wordpress.com/?p=327</guid>
		<description><![CDATA[
Serdar Turgut

Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Serdar Turgut; &#8220;Kukla gibi oynatmışlar bizi. Daha güzel bir Türkiye kuracağımızı zannediyorduk. Sağcılar da böyle düşünüyordu. Demek ki iki tarafla da oynanıyormuş. Dev-Sol&#8217;la da, Hizbullah&#8217;la da, PKK&#8217;yla da beraberlermiş&#8221; diyor.
Mehmet Gündem: Fethullah Gülen ve Cemil Meriç başlıklı bir yazı yazdınız.
Serdar Turgut: Fethullah Gülen açılan davalardan beraat etmişti, medya ne [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=pirlanta.wordpress.com&blog=1419640&post=327&subd=pirlanta&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><div class="mosimage" style="float:left;"><img src="http://tr.fgulen.com/images/stories/yazar/serdar_turgut.jpg" border="0" alt="Serdar Turgut" hspace="6" width="118" height="90" /></p>
<div class="mosimage_caption" style="text-align:center;">Serdar Turgut</div>
</div>
<p><span class="dropcap">A</span>kşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Serdar Turgut; &#8220;Kukla gibi oynatmışlar bizi. Daha güzel bir Türkiye kuracağımızı zannediyorduk. Sağcılar da böyle düşünüyordu. Demek ki iki tarafla da oynanıyormuş. Dev-Sol&#8217;la da, Hizbullah&#8217;la da, PKK&#8217;yla da beraberlermiş&#8221; diyor.</p>
<p><strong><span class="highlight-red"><span style="color:#cc0000;">Mehmet Gündem:</span></span> Fethullah Gülen ve Cemil Meriç başlıklı bir yazı yazdınız.</strong></p>
<p><span class="highlight-red"><strong><span style="color:#cc0000;">Serdar Turgut:</span></strong></span> Fethullah Gülen açılan davalardan beraat etmişti, medya ne zaman nasıl döneceğini tartışıyor, Humeyni gibi döneceği de söyleniyordu. Ben de yazdım; Şimdi bırakalım &#8216;dönecek mi?&#8217; tartışmalarını&#8230; Beraat etmiş bir vatandaş ne isterse, ne zaman isterse yapar bunu. Herkes kabul etsin artık. Yoksa adalete güven sarsılır. Bizlere düşen bunu tartışmak değil, Gülen&#8217;e düşünsel olarak kendimizi hazırlamaktır.</p>
<p><strong><span class="highlight-red"><span style="color:#cc0000;">Mehmet Gündem:</span></span> &#8220;Gülen&#8217;e düşünsel olarak kendimizi hazırlamak&#8221;tan kastın ne?</strong></p>
<p><span class="highlight-red"><strong><span style="color:#cc0000;">Serdar Turgut:</span></strong></span> Uzun yıllardır onun hakkında şehir efsaneleri çıktı, -bazen biz de etkilendik- ben onun partizanca söylenmiş efsanelerdeki insan olmadığına eminim. Gülen&#8217;in döndüğü bir Türkiye&#8217;de diyalogların daha yumuşak olacağını düşünüyorum, çünkü buna hizmet ettiğini biliyorum. Türkiye&#8217;ye gelse, konuşsak, topluma, normale dönmemize çok yararı olacağını düşünüyorum. Cemil Meriç gibi Gülen&#8217;in de fikirlerini çalışmamız gerekiyor.</p>
<p><strong><span class="highlight-red"><span style="color:#cc0000;">Mehmet Gündem:</span></span> Cesur bir çıkış…</strong></p>
<p><span class="highlight-red"><strong><span style="color:#cc0000;">Serdar Turgut:</span></strong></span> Türkiye değişiyor. Birbirimizi anlamak zorundayız. Bakın Akdeniz Üniversitesi&#8217;nin rektörü olamayan adam, seçilmemesini &#8220;cumhuriyetin büyük kaybı&#8221; olarak görüyor, &#8220;Cumhuriyet elden gitti&#8221; diyor. Ne ayıp şeyler bunlar. Üniversitelerdeki türban yasağını anlamış değilim. Ben bu yüzden üniversiteden atıldım; Ankara Hukuk Fakültesi&#8217;nde asistandım, anarşi var diye kapıda jandarmayla birlikte nöbet beklerdik. Dekan, türbanlıları almayacaksın emri vermiş. Dev-Sol&#8217;un kalesi bir okulda üç-beş tane türbanlı olsa ne olacak. O kızları içeri aldım, dekan bağırdı çağırdı, ben de ona bağırdım… Maaş almaya gittiğimde &#8220;sizin maaşınız yok&#8221; dediler. YÖK çizmiş üstümüzü. Türkiye hâlâ böyle, yıllar sonra benzer şeyleri yaşamak ne üzücü.</p>
<p>YENİ ŞAFAK GAZETESİ ALINTI</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/pirlanta.wordpress.com/327/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/pirlanta.wordpress.com/327/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/pirlanta.wordpress.com/327/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/pirlanta.wordpress.com/327/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/pirlanta.wordpress.com/327/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/pirlanta.wordpress.com/327/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/pirlanta.wordpress.com/327/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/pirlanta.wordpress.com/327/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/pirlanta.wordpress.com/327/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/pirlanta.wordpress.com/327/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/pirlanta.wordpress.com/327/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/pirlanta.wordpress.com/327/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=pirlanta.wordpress.com&blog=1419640&post=327&subd=pirlanta&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pirlanta.wordpress.com/2008/08/11/gulenin-donusu-turkiyeyi-normallestirebilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/69037749af20f64ee10fb49bf3173423?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">ceyhun</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tr.fgulen.com/images/stories/yazar/serdar_turgut.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Serdar Turgut</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Hece Hece Çizgimiz</title>
		<link>http://pirlanta.wordpress.com/2008/08/11/hece-hece-cizgimiz/</link>
		<comments>http://pirlanta.wordpress.com/2008/08/11/hece-hece-cizgimiz/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Aug 2008 17:20:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gerçekler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[hamdullah öztürk]]></category>
		<category><![CDATA[Hece hece çizgimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Kendi çizgimizi heceleme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pirlanta.wordpress.com/?p=308</guid>
		<description><![CDATA[
Hamdullah Öztürk
Tarihte derin izler bırakmış şanlı bir milletin çocukları olarak, yaşanan her büyük hadiseden sonra, bugünün dünyasındaki eksikliğin bize ait renkler ve çizgiler olduğunu tekrar tekrar hissediyoruz.
 
Dini, milli kültürü, gönül hanesinde şekillenmiş mantığı, muhakemesi, kuvveti, adalet ve hakkaniyeti ile bir kere daha milletimizin dünya sahnesinde yerini alması halinde olabilecek güzellikleri sıralamaya çalışırken bir taraftan da [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=pirlanta.wordpress.com&blog=1419640&post=308&subd=pirlanta&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><div class="mosimage" style="float:left;"><img src="http://tr.fgulen.com/images/stories/yazar/hamdullah_ozturk.jpg" border="0" alt="Hamdullah Öztürk" hspace="6" width="118" height="90" /></div>
<div class="mosimage_caption" style="text-align:center;">Hamdullah Öztürk</div>
<p><span class="dropcap">T</span>arihte derin izler bırakmış şanlı bir milletin çocukları olarak, yaşanan her büyük hadiseden sonra, bugünün dünyasındaki eksikliğin bize ait renkler ve çizgiler olduğunu tekrar tekrar hissediyoruz.</p>
<p> </p>
<p>Dini, milli kültürü, gönül hanesinde şekillenmiş mantığı, muhakemesi, kuvveti, adalet ve hakkaniyeti ile bir kere daha milletimizin dünya sahnesinde yerini alması halinde olabilecek güzellikleri sıralamaya çalışırken bir taraftan da önümüzdeki engeller mesuliyetin ağırlığını ince ince hissettiriyor.<span id="more-308"></span></p>
<p>Cedlerimizin atlarını Tuna&#8217;dan suladığı günler geride kaldı. Bir mektupla Fransa Kralı&#8217;nın serbest kalmasını sağlayan iktidar günleri tarihin sayfalarını şenlendiriyor; -kayda geçirilebildiği kadarıyla- nereden geldiğimizi göstererek gideceğimiz istikamete ışık tutma vazifesini yapıyor. Aynı tarih Tuna&#8217;dan geri dönüşün akıbetini de anlatıyor acı acı&#8230;</p>
<p>Avrupa&#8217;dan, Amerika&#8217;dan gelen mektup ve telefonların ülkemizde meydana getirdiği tesirleri, hatırlatıyor ve bugün bile biz tarihin tersine dönmüş yüzünü iliklerimize kadar yaşıyoruz.</p>
<p>Ama bu içinde bulunduğumuz günler tarihi akışın yeni bir oluşuma doğru gittiğini de gösteriyor. Yarının yeni bir gün olması için yapabileceğimiz çok şey olduğunu hissettiriyor bize. Savaşlar ve menfi propagandalarla oluşmuş asırlık önyargıların yıkılıp, tüm insanlığı kuşatan &#8220;Yaradan&#8217;dan ötürü&#8221; bir sevgi medeniyeti kurma imkanını&#8230;</p>
<p>Yeni Ümit dergisi yaklaşık on beş sene önce tarihi devr-i daimlerin bizleri getirdiği noktaya dikkatlerimizi çekerek &#8220;Kendi çizgimize doğru&#8221; demiş ve çizgimizi bulabilmek için el atılması gereken &#8220;olmazsa olmaz&#8221; konulara dikkatlerimizi çekmişti. Bu ay da Sızıntı dergisi katıldı aynı kervana. &#8220;<a href="http://pirlanta.wordpress.com/wp-admin/content/view/15963/23/" target="_blank"><span style="color:#65862c;">Kendi çizgimizi heceleme yolunda</span></a>&#8221; bulunan engellere dikkatlerimizi çekti.</p>
<p>Sızıntı&#8217;nın başyazısında işlenen konuları okuduktan sonra Viyana&#8217;da bulunan Arsenal Savaş Müzesi&#8217;ni gezdik. 1683 senesinde askerimizin ric&#8217;atini gösteren resimlerden başlayıp 2. Dünya Savaşı&#8217;nın milyonları kahreden ölümcül silahlarına kadar, tarihin önümüze serdiği harp silah araçları üzerinden, tarihin akışını canlandırmaya çalıştık zihnimizde. Ardından sokaklarda bugünün Viyana&#8217;sına nazarlarımızı atfettik.</p>
<p>&#8220;<a href="http://pirlanta.wordpress.com/wp-admin/content/view/15963/23/" target="_blank"><span style="color:#65862c;">Kendi çizgimizi heceleme yolunda</span></a>&#8221; önümüzü kesmek için var gücüyle çalışan içimizdeki gulyabaniler aşılabilirse yepyeni bir dünyada çok özel bir yere sahip olabilmek için birçok sebep görünüyordu.</p>
<p>Tarihten aldığı ibretle, ileriye bakan &#8220;Yeni insan&#8221;ın, mamurelere ruh üfleyerek, harabeleri de taş taş imar ederek inşa edeceği yepyeni bir dünya tülleniyordu uzaklarda.</p>
<p>O dünyada, gönül bir ehadiyet otağı gibiydi. Kalp beş duyu ve latifeler kanalıyla temin ettiği malumatı yoğurup bir ruznameye çevirerek arza çıkıyor; mantık ve muhakeme, gönül ışığının gösterdiği sınırsız bir dünyaya bakarak harıl harıl çalışıyordu.</p>
<p>Bu tatlı hayal ve öngörü olmaktan çıkıp, ucunu göstermeye başlamış olan yakın gelecekle aramıza giren dikenler &#8220;Çizgimizi heceleme yolunda&#8221; yazısının hatırlattığı sapı bizden kazma ve küreklerden ibaretti.</p>
<p>Elbette ki, kazmanın da küreğin de işe yarayacağı sayısız yerler vardır. İmar başlayıp, kuruluş heyecanı her tarafı sarsın&#8230;</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/pirlanta.wordpress.com/308/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/pirlanta.wordpress.com/308/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/pirlanta.wordpress.com/308/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/pirlanta.wordpress.com/308/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/pirlanta.wordpress.com/308/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/pirlanta.wordpress.com/308/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/pirlanta.wordpress.com/308/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/pirlanta.wordpress.com/308/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/pirlanta.wordpress.com/308/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/pirlanta.wordpress.com/308/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/pirlanta.wordpress.com/308/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/pirlanta.wordpress.com/308/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=pirlanta.wordpress.com&blog=1419640&post=308&subd=pirlanta&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pirlanta.wordpress.com/2008/08/11/hece-hece-cizgimiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/69037749af20f64ee10fb49bf3173423?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">ceyhun</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tr.fgulen.com/images/stories/yazar/hamdullah_ozturk.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Hamdullah Öztürk</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>&#8220;Beni Gerekirse Bağlayarak Ameliyat Edin&#8221;</title>
		<link>http://pirlanta.wordpress.com/2008/08/11/beni-gerekirse-baglayarak-ameliyat-edin/</link>
		<comments>http://pirlanta.wordpress.com/2008/08/11/beni-gerekirse-baglayarak-ameliyat-edin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Aug 2008 17:17:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gerçekler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[abdullah aymaz]]></category>
		<category><![CDATA[afrika]]></category>
		<category><![CDATA[afrikada sağlık hizmetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bağlayarak ameliyat edin]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık hizmetleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pirlanta.wordpress.com/?p=306</guid>
		<description><![CDATA[
Abdullah Aymaz

Bu yazıda da Dr. Fahrettin Bey&#8217;in yine bu mühim hizmetle ilgili tesbit ve tavsiyelerini aktarmaya çalışacağım:
 
&#8220;Afrika ülkelerinde yapılacak sağlık hizmetleri için bilhassa Türk okullarının bünyesinde teşkil edilecek revir ve poliklinikler için gerekli tıbbî malzemeler Türkiye&#8217;den kolayca temin edilebilir. Şöyle ki; ülkemizdeki doktorların muayenehanelerini hızla kapatıyor olmaları neticesinde çok sayıda hekimin ultrason cihazı, tansiyon aleti, [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=pirlanta.wordpress.com&blog=1419640&post=306&subd=pirlanta&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><div class="mosimage" style="float:left;"><img src="http://tr.fgulen.com/images/stories/yazar/abdullah_aymaz.jpg" border="0" alt="Abdullah Aymaz" hspace="6" width="118" height="90" /></p>
<div class="mosimage_caption" style="text-align:center;">Abdullah Aymaz</div>
</div>
<p><span class="dropcap">B</span>u yazıda da Dr. Fahrettin Bey&#8217;in yine bu mühim hizmetle ilgili tesbit ve tavsiyelerini aktarmaya çalışacağım:</p>
<p> </p>
<p>&#8220;Afrika ülkelerinde yapılacak sağlık hizmetleri için bilhassa Türk okullarının bünyesinde teşkil edilecek revir ve poliklinikler için gerekli tıbbî malzemeler Türkiye&#8217;den kolayca temin edilebilir. Şöyle ki; ülkemizdeki doktorların muayenehanelerini hızla kapatıyor olmaları neticesinde çok sayıda hekimin ultrason cihazı, tansiyon aleti, (steteskop) dinleme aleti, EKG cihazı, otoskop (kulak, burun, boğaz için), oftalmoskop (göz için), santrifüj, mikroskop, sünnet setleri, küçük cerrahi setler, teraziler ve başka cihazlar hızla boşta kalmıştır. Bunların şu anda alıcısı da, ikinci el piyasası da yoktur. Yani depolarda çürüyecekler. Eğer bu aletler Türk okullarında açılacak revirlere konulacak olursa, bu revirler bilhassa Afrika ülkelerindeki birçok mahalli hastaneden, daha ileri seviyede ve donanımlı olacaktır. Yani böyle bir revire sahip olan okulların itibar ve prestijinin de çok çok artacağı da ortadadır.&#8221;<span id="more-306"></span></p>
<p>&#8220;Açılan bu revir veya polikliniklerine doktor teminine gelince, her ay veya on beş günde bir olmak üzere duruma göre, iki veya üç hekim gidecektir. Bunların branşları da ona göre uygun biçimde ayarlanacaktır. Böylece, şimdilik oralar bu usulle doktorsuz bırakılmayacaktır. Yani gönüllü hekimler bir planlama ile sırayla kendi mecburi mesailerini Türkiye&#8217;de aksatmadan sağlık hizmetleri için koşturmuş olacaklardır. Öncelikle öğretmen, öğrenci, veli, çevre ile muayene ve tedaviler yapılacak. Zaman zaman günübirlik bazı yerlere de gidilecektir. Her ay farklı doktorlar gidip gelirken, bu işlere sempati duyan hekimleri de ziyaret için yanlarına götürmeye çalışacak, onların da zamanla katılmaları için durumdan haberdar edeceklerdir. Bu isteklendirmeler, bu gönüllüler ordusunu durmadan büyütecektir, inşallah&#8230; İnanıyorum ki, zamanla bu doktorların içinde, adanmışlık ruhu iyice gelişecek ve oralarda daha uzun kalmalar, hatta hicret edip yerleşmeler dönemi başlayacaktır.&#8221;</p>
<p>&#8220;Artık bu dönemden sonra revir ve poliklinikler hastanelere dönüştürülebilir. Bütün bu güzel ve gönülden faaliyetler için oralarda okul açan şirket ve vakıflarla görüşülerek bilgi alınmalı ve tecrübelerinden bol bol faydalanılmalıdır. Böylece oralardaki resmi makamlarla görüşüp kurulacak sağlık şirketlerinin ve vakıfların, sözleşmeşlerine veya kuruluş yapılarına gerekli maddelerin konulması sağlanmalıdır. Bu mevzuda pek problem çıkacağını zannetmiyorum. Bütün bu işlerin güzelce organize edilmesi için aslında Afrika&#8217;nın durumuna göre İngilizce veya Fransızca bilen bir koordinatöre ihtiyaç var. Artık bunu sağlık hizmetleri gönüllüleri kendi aralarında düşünmelidirler.&#8221;</p>
<p>&#8220;Bu işler bizim dedelerimizden kalan boynumuza bir borçtur. Anadolu insanından bu fedakârlık beklenilmektedir. Mesela Nijerliler bir problemin çözüleceğine inanırlarsa &#8220;Bu problemin çözümü için bir Abdülaziz lâzım&#8221; diyorlar. Eğer hiç çözülemeyecek bir problemse o zaman &#8220;Bu problemi Abdülaziz de gelse çözemez!&#8221; diyorlar. Malum bu darb-ı mesel, Sultan Abdülaziz&#8217;in problem çözmek için gönderdiği adamıyla ilgili&#8230;&#8221;</p>
<p>&#8220;Nijer&#8217;de dokuz on yaşlarındaki Hüseyin&#8217;in fıtığını ameliyat edecektik. Ama onbeş yaşından aşağı olanların belden anestezi yapılamadığı için, başka imkânımız olmadığından fıtık bölgesini iğne ile uyuşturarak lokal anestezi ile ameliyat planladık. Ancak ilaç yeterli olmamış ki, derisini neşterle keserken çocuk ağrı duydu. Biraz daha uyuşturucu yaptık ama yeterli olmadı. Hemen ameliyata devam etmeme kararı aldık. Kestiğimiz yeri tekrar dikip bırakacaktık. Bunu tercümanla Hüseyin&#8217;e söyledik. Tercüman, &#8220;Hüseyin masadan kalkmak istemiyor, &#8216;Ben bir daha doktor bulup bulamayacağımı bilmiyorum. Masaya yatmışken bu şansımı kullanmak istiyorum. Türk doktorlara söyle, ben dayanırım. Gerekirse beni bağlasınlar&#8217; diyor.&#8221; dedi. Bu ameliyatı göz yaşları ile tamamladık&#8230;&#8221;</p>
<p>Gerisi, Hızîriyet&#8217;in temsilcilerine kalıyor&#8230;</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/pirlanta.wordpress.com/306/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/pirlanta.wordpress.com/306/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/pirlanta.wordpress.com/306/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/pirlanta.wordpress.com/306/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/pirlanta.wordpress.com/306/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/pirlanta.wordpress.com/306/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/pirlanta.wordpress.com/306/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/pirlanta.wordpress.com/306/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/pirlanta.wordpress.com/306/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/pirlanta.wordpress.com/306/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/pirlanta.wordpress.com/306/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/pirlanta.wordpress.com/306/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=pirlanta.wordpress.com&blog=1419640&post=306&subd=pirlanta&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pirlanta.wordpress.com/2008/08/11/beni-gerekirse-baglayarak-ameliyat-edin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/69037749af20f64ee10fb49bf3173423?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">ceyhun</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tr.fgulen.com/images/stories/yazar/abdullah_aymaz.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Abdullah Aymaz</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Atatürk ve Gülen Testi</title>
		<link>http://pirlanta.wordpress.com/2008/06/30/ataturk-ve-gulen-testi/</link>
		<comments>http://pirlanta.wordpress.com/2008/06/30/ataturk-ve-gulen-testi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jun 2008 23:22:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gerçekler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk ve fethullah gülen]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve gülen testi]]></category>
		<category><![CDATA[hamdullah öztürk]]></category>
		<category><![CDATA[M.kemal atatürk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pirlanta.wordpress.com/?p=276</guid>
		<description><![CDATA[
Atatürk, Kurtuluş Savaşı&#8217;yla yurdumuzu düşmanlardan arındırdı. Fakat yaşanan olaylar gösteriyor ki zihinler esaretten kurtulamadı. Yedi düveli ülkesinden kovmuş, muzaffer insanların ruh halini yaşamak nasip olmadı bir türlü.
Aksine, sömürge ülkelerin insanları gibi, sömürenlere karşı bir hayranlık duygusu taşıyor her taraftan. Onların her işinde keramet ararken, milletimizi küçük görmekten; kendimizin farklı olduğunu gösterebilmek için ülkemizi ve milletimizi [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=pirlanta.wordpress.com&blog=1419640&post=276&subd=pirlanta&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><a href="http://images.google.com.tr/imgres?imgurl=http://www.baskose.com/writer/Hamdullah_Ozturk.jpg&amp;imgrefurl=http://www.baskose.com/ShowArticle.aspx%3FwriterId%3D195%26writerListPageIndex%3D3&amp;h=97&amp;w=84&amp;sz=3&amp;hl=tr&amp;start=5&amp;um=1&amp;tbnid=jaWCk9alaRuxiM:&amp;tbnh=81&amp;tbnw=70&amp;prev=/images%3Fq%3Dhamdullah%2B%25C3%25B6zt%25C3%25BCrk%26um%3D1%26hl%3Dtr"><img style="border:1px solid;" src="http://tbn0.google.com/images?q=tbn:jaWCk9alaRuxiM:http://www.baskose.com/writer/Hamdullah_Ozturk.jpg" alt="" width="70" height="81" /></a></p>
<p>Atatürk, Kurtuluş Savaşı&#8217;yla yurdumuzu düşmanlardan arındırdı. Fakat yaşanan olaylar gösteriyor ki zihinler esaretten kurtulamadı. Yedi düveli ülkesinden kovmuş, muzaffer insanların ruh halini yaşamak nasip olmadı bir türlü.</p>
<p>Aksine, sömürge ülkelerin insanları gibi, sömürenlere karşı bir hayranlık duygusu taşıyor her taraftan. Onların her işinde keramet ararken, milletimizi küçük görmekten; kendimizin farklı olduğunu gösterebilmek için ülkemizi ve milletimizi aşağılamaktan kurtulamadık bir türlü.</p>
<p>Belki de o yüzden Birinci Dünya Savaşı&#8217;nın galipleri cenahından yapılan ufak bir etki Türkiye&#8217;de fırtınalar koparmaya yetiyor. Belki de o yüzden kendisini o cenaha beğendirmeyi çok önemseyenler, umduğunu bulamayınca hezeyanlara giriyor.</p>
<p>Amerika&#8217;da yüzlerce yazardan birisi Türkiye, ya da Türkiye&#8217;deki taraflardan birisi hakkında iki satır yazsa gündemin tam ortasına oturabiliyor. Neden böyle olsun ki? Onlar sekiz bin kilometre uzaktan bakıp, bizim ülkemizde cereyan eden olayları bizden çok daha iyi mi görüyorlar? <span id="more-276"></span></p>
<p>Foreign Policy dergisi yaşayan yüz entelektüel kişi arasında bir anket düzenledi. Anket sonuçları Fethullah Gülen Hocaefendi&#8217;nin &#8220;açık ara&#8221; önde olduğunu ortaya koydu. Açık ara diyorum, çünkü anketi çok önemseyen fakat sonucu hazmedemeyenler &#8220;müritler uçurdu&#8221; demeye başladı. Bir Türk&#8217;ün birinci olmasına kahrolacak hale geldiler. Orhan Pamuk&#8217;un dereceye girmiş olması da bu arada kaybolup gitti&#8230;</p>
<p>Bir de Hocaefendi&#8217;ye bakalım. Hocaefendi yüz entelektüel arasında birinci seçilmiş olmayı önemsemiyor, &#8220;Onların birinci seçmesiyle insan birinci olmaz.&#8221; diyor.</p>
<p>Hocaefendi&#8217;nin birinciliğinden rahatsız olanların dedikleri, on yıl önce yapılan bir başka anketi hatırlattı. Yer yine Amerika ve anketi yapan da Time dergisi.Dergi yüzyılın devlet adamlarını seçmek üzere anket düzenlemişti. Ankette Atatürk&#8217;ün de yer alabilmesi için Hürriyet gazetesi bir haber yapmış: &#8220;Haydi oylar Atatürk&#8217;e&#8221; kampanyası başlatmıştı. Anket sonuçlarına göre Churchill&#8217;in önde gittiğini gören Hürriyet, ikinci bir haber daha yapmış ve haberin sonucunu okurlarına şöyle duyurmuştu:</p>
<p>&#8220;Hürriyet&#8217;in yayınıyla harekete geçen vatandaşlarımızın oyları sonucu Atatürk, Time Dergisi&#8217;nin kampanyasında rakiplerine yeniden fark atmaya başladı. Atatürk, devlet adamları listesinde Churchill&#8217;in, kahramanlar listesinde ise Mandela&#8217;nın açık ara önünde.&#8221;</p>
<p>Şimdi düşünelim bir kere. Time dergisi Atatürk&#8217;ü aday göstermeseydi, ya da Hürriyet kampanya yaparak oyları artırmasaydı Atatürk küçülmüş mü olacaktı?</p>
<p>Neden İzmir&#8217;den denize döktüğümüzü, Lozan&#8217;da haklarımızı söke söke aldığımızı döndüre döndüre anlattığımız dünyadan birilerinin bizi seçmesini bu kadar önemsiyoruz ki? Dergi Gülen Hocaefendi&#8217;yi aday göstermeseydi koskoca bir realite yok mu olacaktı? Hem o kadar büyük bir insan değilse neden bu kadar önemseniyor ki?</p>
<p>Bu köşeden bir kere duyurmuştum. İlhan Selçuk ve Hikmet Çetinkaya&#8217;nın bir senede yazdıkları yazının toplamının üçte ikisi Hocaefendi&#8217;ye ayrılmış durumda. Madem Hocaefendi o kadar büyük bir insan değil, o zaman aleyhinde neden bu kadar yazıyorlar ki? Atatürk&#8217;ü listeye sokabilmek ve birinci çıkartabilmek için kampanya düzenlenirken, Hocaefendi&#8217;nin birinciliğini &#8220;müritlerin uçurmasına&#8221; bağlayanlar tarih boyunca hep aynı hatayı yaptılar.</p>
<p>En son Şerif Mardin&#8217;in &#8220;Hoca, öğretmeni yendi&#8221; yaklaşımında da aynı hataya düştüler. Hoca ile öğretmeni çarpıştırırken bilgiyi parçaladıklarını fark etseler, bunu yapmayacaklar. Aynı şekilde İstiklal Harbi&#8217;yle kazandığımız bağımsızlığın, hür düşünce ve o düşünce tarafından üretilen bize özgü projelerle tamamlanarak &#8220;ilelebet&#8221; var olabileceğini anlasalar, devlet için deyip, dünyanın dört bir tarafına dağılan eğitim sevdalılarını yok etmeye kalkmayacaklar.</p>
<p>Çünkü bağımsızlığını kazanarak yeniden kurulan Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin, dünyaya arz ettiği en önemli projelerden biri Hocaefendi&#8217;nin önderlik ettiği eğitim seferberliğidir. Kemalizmi dondurarak, iktidar aracı haline getirmek isteyenler Gülen testinden geçiyor.</p>
<p>Kurtuluş Savaşı&#8217;na rağmen zihnini esaretten kurtaramayanlar bakalım bu testten nasıl çıkacak!</p>
<p>Hamdullah öztürk</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/pirlanta.wordpress.com/276/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/pirlanta.wordpress.com/276/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/pirlanta.wordpress.com/276/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/pirlanta.wordpress.com/276/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/pirlanta.wordpress.com/276/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/pirlanta.wordpress.com/276/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/pirlanta.wordpress.com/276/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/pirlanta.wordpress.com/276/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/pirlanta.wordpress.com/276/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/pirlanta.wordpress.com/276/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/pirlanta.wordpress.com/276/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/pirlanta.wordpress.com/276/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=pirlanta.wordpress.com&blog=1419640&post=276&subd=pirlanta&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pirlanta.wordpress.com/2008/06/30/ataturk-ve-gulen-testi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/69037749af20f64ee10fb49bf3173423?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">ceyhun</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tbn0.google.com/images?q=tbn:jaWCk9alaRuxiM:http://www.baskose.com/writer/Hamdullah_Ozturk.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Gülen Hocaefendi Dönecek Mi?</title>
		<link>http://pirlanta.wordpress.com/2008/06/30/gulen-hocaefendi-donecek-mi/</link>
		<comments>http://pirlanta.wordpress.com/2008/06/30/gulen-hocaefendi-donecek-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jun 2008 23:20:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gerçekler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[fethullah güülen dönecek mi]]></category>
		<category><![CDATA[fethullah gülen]]></category>
		<category><![CDATA[fethullah gülen amerika]]></category>
		<category><![CDATA[gülen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pirlanta.wordpress.com/?p=273</guid>
		<description><![CDATA[
Gülen Hocaefendi dönecek mi?
Fethullah Gülen Hocaefendi hakkındaki tekrarlanmış beraat kararı hepimiz için sevinç ve umut oldu&#8230;Sibel Eraslan, Hocaefendi hakkındaki düşüncelerini yazdı.
Hocaefendi dönecek mi?
Adalet konusunun neredeyse birinci sıradaki toplumsal tartışma haline geldiği bir zamanlamada herkes adına sıklet dağıtıcı bir havalandırmaya sebep oldu.
Demokrasilerde her kurum tartışmaya açık ve hesapverilebilirlik kuralına göre işler. Sadece yönetim ya da yasama [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=pirlanta.wordpress.com&blog=1419640&post=273&subd=pirlanta&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><span style="font-size:10pt;line-height:1.3em;"><strong><a href="http://images.google.com.tr/imgres?imgurl=http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2003/01/13/images/sibel.jpg&amp;imgrefurl=http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2003/01/13/yasam/yasam3.html&amp;h=200&amp;w=248&amp;sz=17&amp;hl=tr&amp;start=1&amp;um=1&amp;tbnid=DX9_inSaqaCuzM:&amp;tbnh=90&amp;tbnw=111&amp;prev=/images%3Fq%3DS%25C4%25B0BEL%2BERASLAN%2B%26um%3D1%26hl%3Dtr%26sa%3DN"><img style="border:1px solid;" src="http://tbn0.google.com/images?q=tbn:DX9_inSaqaCuzM:http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2003/01/13/images/sibel.jpg" alt="" width="111" height="90" /></a></strong></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;line-height:1.3em;">Gülen Hocaefendi dönecek mi?<br />
Fethullah Gülen Hocaefendi hakkındaki tekrarlanmış beraat kararı hepimiz için sevinç ve umut oldu&#8230;Sibel Eraslan, Hocaefendi hakkındaki düşüncelerini yazdı.</span></p>
<p>Hocaefendi dönecek mi?</p>
<p>Adalet konusunun neredeyse birinci sıradaki toplumsal tartışma haline geldiği bir zamanlamada herkes adına sıklet dağıtıcı bir havalandırmaya sebep oldu.</p>
<p>Demokrasilerde her kurum tartışmaya açık ve hesapverilebilirlik kuralına göre işler. Sadece yönetim ya da yasama temsilcileri değil, bürokrasi, mahalli idareler, ekonomik kurumlar hatta sivil inisiyatifler bile bu şeffaf tartışma ortamının muhataplarıdır. Ama adaletin işleyişi söz konusu olunca, onun etrafında kümeleşen şüpheler hepimizi, her şeyi altüst eder. Hukukun ortadan kalkması değil, hukukun aksak ya da ağır işlemesi de değil, hukuk hakkındaki en ufak hatta gayri ciddi bir şayia bile toplumsal güveni sarsar.<span id="more-273"></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;line-height:1.3em;"> Zira adalet beklentisi, çok temel hayati bir beklentidir: En alttaki adamın en temel beklentisi. Bir yetimin gece açık kalan üstü kadar, cami avlusuna terk edilmiş kundaktaki bebeğin yürek sızlatan üşümesi kadar en dipteki ihtiyaçtır adalet. Su gibi, ekmek gibi… Yani, adaletin işleyişi hakkındaki kötü şüphelerin karşılığı düpedüz açlığa, susuzluğa, çıplaklığa denk bir yoksunluğu işaret eder…<br />
-<br />
Fethullah Gülen hakkında ilkin Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nin, sonra Yargıtay 9. Ceza Dairesi&#8217;nin ardından da Yargıtay Ceza Daireleri Genel Kurulu&#8217;nun verdiği beraat kararı, hukuki ve sosyolojik olarak değerlendirilecektir. Hatta adaletin bizatihi kendi içinden gelen jürokratik birtakım baskılar altında kendi kendini töhmete soktuğu şu günlerde, Gülen’in aldığı beraat kararı, yeni ve umutlu bir dönemin açılacağı hakkında ışık olarak da yorumlanacaktır. En azından ben bir hukukçu olarak bunu umut etmek istiyorum.</span></p>
<p>Fakat bahsetmek istediğim başka bir şey bugün. Hocaefendi’nin uzun ve samimi mülakatını okurken, yapılacak tüm sosyolojik yorumları geçiyorum. Cümleler içinde bir çocuk safiyetiyle akan arı-duru yurt özlemi, gurbette beklemekten sızlayan gönül ve çok belli etmese de kavuşmayı dileyen ruh hali beni çok etkiledi…</p>
<p>Kendisiyle tanışmıyoruz. Cemaatten değilim. Maalesef başka bir cemaatim de yok. Ama kaleme aldığı dua mecmuasını (kulubu’d daria) her gece okurken, sanki zaten hiç gitmediği, hep burada olduğu düşüncesine kapılıyorum. Sanki kendisini tanıyormuşum gibi geliyor. Hatta bir gün göz göze gelsek kendisi de beni hemen tanıyacakmış gibi geliyor. Yani yaşınız ilerledikçe, yenilgi, ayrılık, ölüm, hastalık, gurbet size daha çok çatar oldukça, galiba biraz böyle oluyor. Kısık sesle ve gecenin içlerinde bir başına ettiğiniz dualar, arkadaşınız kesiliyor. Yüzünü hiç görmediğiniz ruhlarla bir dostluk ünsiyet buluyorsunuz. Ben Hocaefendi’yi hiç görmedim.</p>
<p>Hocaefendi bugün dünya üzerine yayılmış binlerce gönül erinin, öğretmenin ve idealistin gözbebeği hükmündedir. Şüphesiz ki bu sevgi haresi aynı zamanda kendisi üzerinde büyük bir sorumluluktur. Bu ağır sorumluluğu hissederek söylenmiş cümleleri aynı zamanda milyonları teskin edecek bir alçakgönüllük olarak okudum mülakatında. Kendisine karşı tertip edilen tüm haksız ve yorucu baskıları, kopartılan feveranları “hakkım helal olsun” şeklinde tek kalemde siliveren müsamahasına da mesela, hayret ettim. Fakat küçük bir not da var bu helalleşmenin ardında; Allah&#8217;ın ve Peygamberin hakkı başka, o hakkı kovuşturacak olan mahkeme bizi aşar, diye düşülmüş kısa bir not…<br />
Benim gibi hukuki mücadele ve sivil inisiyatif dili üzerinden gidenlerin çok da yakın olmadığı bir dil bu. Ama ne yalan söyleyeyim dini açıdan imrenilecek, örnek alınacak bir izleği de hatırlatıyor bana. Hz.İsa’yı mesela. “Bilselerdi yapmazlardı, bilmedikleri için zulmediyorlar” diyen masum ve mazlum Ruhullah’ın Müslümanlar olarak hepimize emanet ettiği zorlu ve sabır isteyen bir yoldur bu… Tüm dünya haksızca ve olanca gazabıyla üstünüze yürüyecek ve siz hâlâ mütebessim ve alçakgönüllü bir halle umuttan ve barıştan yana koyacaksınız tavrınızı… Hocaefendi’nin uzletten ve takvadan yana bu hali oldukça etkileyici. Bu dille kıyaslarsam, kendimi sabırsız ve asabi buldum bir kere daha… Onun bu halinin bir tür dirençsizlik, bir tür baskıya boyun eğiş, bir tür zulüm karşısında sessiz kalış olduğunu düşünenler de olacaktır. Ama mülakatı boyunca tekrar ettiği Rıza’yı sadece Allah’tan bekleme haliyle de düşünülmesini isterim bu mevzunun. Başa gelenin en nihayetinde kader ve imtihan olduğu bilgisi, sadece zulme ve zalime odaklanmış bizim gibi itirazcı zihinler için çok önemli bir başlık olsa gerek.</p>
<p>“Ben dıştan ithal edilmiş ve milletin başına musallat olmuş tufeylilerden değilim. ülkemin çocuğuyum ben. Onun bir avuç toprağını dünyalara değiştirmem. Bütün Amerika’yı verseler, Korucuk Köyü (kendi köyü), fakir bir köydür, ben o köyü vermem” derken içinde koşuşan o tertemiz çocuk ruhu mesela… Bir an evvel memleketine kavuşmak isteyen, kır çiçeklerini, dağını, taşını özlediği yurdu için yanan tutuşan bir insanın fotoğrafı değil mi?</p>
<p>“Yahya Kemal’in, bir şiirinde dediği gibi; “Bizden olmayanlar bizi anlamazlar.” Esas o toprağın çocuğu olmak lazım ki, o toprağı koklaya koklaya yetişmiş olmak lazım ki, eğile eğile onun çaylarından su içmiş olmak lazım ki, onun kırlarında koşmuş olmak lazım ki, onun çiçeklerini koklayarak büyümüş olmak lazım ki, Anadolu’yu bilmek lazım ki sizin hissiyatınızı anlasınlar. Sizden olmayanlar sizi anlayamazlar” diyor gurbetin, sürgünün sökün ettirdiği kalp sızılarıyla…</p>
<p>Bendeniz, onun yurdunu çok özlediğini, bir çocuğun annesini özler gibi özlediğini düşünüyorum. “Burnumun direği sızladı” derdi büyükannem. Sosyoloji ve hukukun anlayamayacağı bir cümle bu. Biliyorum. Ama hissettiğim tam da budur.</p>
<p>SİBEL ERASLAN/VAKİT</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/pirlanta.wordpress.com/273/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/pirlanta.wordpress.com/273/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/pirlanta.wordpress.com/273/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/pirlanta.wordpress.com/273/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/pirlanta.wordpress.com/273/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/pirlanta.wordpress.com/273/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/pirlanta.wordpress.com/273/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/pirlanta.wordpress.com/273/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/pirlanta.wordpress.com/273/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/pirlanta.wordpress.com/273/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/pirlanta.wordpress.com/273/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/pirlanta.wordpress.com/273/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=pirlanta.wordpress.com&blog=1419640&post=273&subd=pirlanta&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pirlanta.wordpress.com/2008/06/30/gulen-hocaefendi-donecek-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/69037749af20f64ee10fb49bf3173423?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">ceyhun</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tbn0.google.com/images?q=tbn:DX9_inSaqaCuzM:http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2003/01/13/images/sibel.jpg" medium="image" />
	</item>
	</channel>
</rss>