İFTİRA…..
Kadın İdareci:
Başka bir beyanında ise:
Kadınlardan idareci olmasının hiçbir sakıncası yoktur. demiş.
Bu beyanları ile Allah ve Resulü’nün hükümlerine karşı gelmiştir.
Zira Âyet-i kerime’de:
Peygamber size neyi verdiyse onu alın, neden nehyettiyse ondan sakının. buyuruluyor. (Haşr: 7) Eğer Allah’ı seviyorsanız bana tâbi olun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. buyuruluyor. (Âl-i imran: 31)
Hadis-i şerif’te:
Sizden hiç birinizin arzuları benim tebliğ ettiğim esasa uymadıkça gerçek mânâda iman etmiş olmaz. (En-nevevi, Erbâin: 41) buyuruluyorken ve kadın idareci hakkında, Mukadderatını bir kadının eline veren millet felah bulmaz. buyuruluyor. (Buhari 1660, Megazi 82, Fiten 18, Tirmizi fiten 75, Nesai Kada: 8, Ahmed bin Hanbel 5743, 51, 38, 47)
Bu İslâm dinine göre böyledir. Eğer Allah’a iman ediyorsak, Resul’üne tâbi isek, onların beyanı Âyet-i kerimeler ve Hadis-i şerif’lerde böyle buyurulmaktadır. Bunun tersini söylemek ve savunmak Allah ve Resul’üne karşı gelmek demektir. Bu da açık bir küfürdür. O kendi kurduğu nurculuk dinine göre kendi nefis putuna dayanarak zanla konuşuyor, Allah ve Resul’ünün hükümlerine karşı geliyor.
Kadınlardan idareci olur. demek, bunca Âyet-i kerime ve Hadis-i şerif’i inkâr etmektir…
CEVABIMIZ…
Bahse konu Hadisi Şerifin tümü incelendiğinde , Hadisin Kisranın kızının Kraliçe olması dolaysıyla hususi söylendiğini, yoksa genele şamil olmadığını görmekteyiz :
Evet , Kisranın kızı Kraliçe olmuş ve Efendimiz (SAV) buyurduğu üzere, Kisranın Kızının Saltanıta iflah bulmayıp, Hz.Ömer döneminde fethedilmiştir.Efendimiz (SAV) ’in Mucizevi beyanı burdada tahakkuk etmiştir.Ayrıca Kur’an-ı Kerimde Neml Suresinde geçen Hz.Süleyman (AS)’mın kıssasında , Sebe hükümdarı Belkıs için onun Hükümdarlığını eleştiren bir noktaya temasın olmamasıda bu hususu teyid etmektedir.
Netice olarak , bu kadının idareci olamıyacağı anlamına gelmez! Hatta Hanefi Fıkhında kadın, kadı bile olabilir. Çünkü kadınlar , belki bazı meseleleri hemcinsleri bir hakime daha rahat anlatırlar.

