“De ki: "Ey Kitap Ehli, bizimle sizin aranızda müşterek bir kelimeye gelin. Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ve Allah'ı bırakıp bir kısmımız bir kısmımızı Rabler edinmeyelim." Eğer yine yüz çevirirlerse, deyin ki: "Şahid olun, biz gerçekten Müslümanlarız." (Al-i İmran Suresi, 64)
Her geçen gün daha fazla insana ulaşan Zaman Gazetesi, 21. yaşında 1 milyon tiraja ulaşmanın haklı sevincini yaşıyor. Zaman Gazetesi, bugün 1 milyon 3 bin 81 adet basıldı.
Yaklaşık dört ay önce başlattığı abone kampanyası ile okur sayısını hızlı bir şekilde artıran Zaman Gazetesi, haftalık ortalama 865 bin tiraja sahipti. Gazetelerin satış oranlarının düştüğü bugünlerde Zaman Gazetesi’nin tirajının artması okuyucusuyla bütünleşmesine bağlanıyor
Bugün dünyanın değişik yerlerinde ve ülkemizde bir kuraklık yaşanıyor ve bu, umumiyetle bir şeye bağlanıyor (küresel ısınma). Ama aynı zamanda diğer taraflarda birçok bölgede yağmur yağıyor, seylâplar oluyor.
Orada da yağmur Allah’ın rahmeti olarak yeryüzüne iniyor; ama bir vesileyle Allah’ın gazabına inkılab ediyor. Ehlullah, yağmura rahmet demişler ve her damlayla beraber yeryüzüne bir melek indiğini söylemişlerdir. Evet, o damlalar sahipsiz değil. Fakat yeryüzüne inip günahlarımızla örtüştüğünde sanki manevi bir kimyevileşmeye tabi oluyor ve farklı bir hal alıyor. Allah’ın rahmeti olan yağmur, orada sel haline geliyor. Beri tarafta da gözleri kurumuş bulutlar, adeta her şeylerini insanlardan kıskanıyorlar. Yazının devamını oku »
Hollanda’da Breda kentinin Piskoposu Tiny Muskens, İslamiyet dışındaki dinlerde de Tanrının adının Arapça’daki gibi Allah olarak ifade edilmesinin…
Hollanda’da Breda kentinin Piskoposu Tiny Muskens, İslamiyet dışındaki dinlerde de Tanrının adının Arapça’daki gibi Allah olarak ifade edilmesinin hiçbir sakıncası bulunmadığını ve bu şekilde söylenmesi gerektiğini savundu. Yazının devamını oku »
Ünlü ateist Marksist solcu Mihri Belli Müslüman mı oluyor? Hangi gazeteci Mihri Belli’ye kelime-i şehadet getirtmeyi başardı? Belli’nin elinden düşürmediği kitap hangisi?
Marksist Türk solunun duayeni ünlü ateist Mihri Belli’nin son günlerde elinden düşürmediği kitap, “Allah’a niçin inanmalıyız” ismini taşıyor. 1915 doğumlu olan Mihri Belli, yazdığı yazı ve kitaplarda Marksist sola idol olmasıyla biliniyor.Yazının devamını oku »
“Elbette insanları etkiledim, bu yüzden vermiş olabileceğim büyük zararı gidermek istiyorum ve bunun için çaba göstereceğim.”(Antony Flew) Yazının devamını oku »
Diyalog tartışmaları, diyaloğun mümkün ve gerekli olduğunu, hatta bunun dinlerin yapısı gereği zorunluluk olduğunu düşünenlerden; diyalog girişimini misyoner emellerinin aracı olarak görüp ihanet olarak niteleyenlere ve son olarak da bu faaliyetlere çeşitli kayıtlarla fakat olumlu yaklaşanlara kadar geniş bir yelpazede taraflara sahip. Bu konuda bir ortak nokta bulmak amacıyla yapılan tartışmalar zaman zaman bir hayli yoğun ve hararetli oluyor. Kimi bir ayetten yola çıkıyor; kimi bir örnekten, kimi de bir cümleden hatta bir kelimeden hareketle konu hakkında hüküm verip, yargıda bulunuyor. Ancak belki de konuşması gerekenlerin, ilahiyatçı bilim adamlarının sesleri pek duyulmuyordu. Bu yüzden henüz kamunun nezdinde diyaloğun ne olduğuna dair netleşmiş bir kanaat oluşabilmiş değil. Toplum, günün gereklerine karşı, yeni uyum ve çözüm yolları geliştirme sorumluluğuyla; tarihsel korkular ve yargıların oluşturduğu belirsizlik arasında kararsız bir durumda.
İşte bu kitap, diyaloğu, tarihsel süreçten bugüne kadar, hem teori, hem pratik üzerinden araştıran yazıları içeriyor. Diyaloğu, kutsal metinler, metinler arası farklılıklar ve benzeşmeler, ortaklıklar, tarihî vesikalar ve bütün bunların yanında günümüzün çeşitli handikapları üzerinden okuyan bu çalışma, tartışmaların “Polemik Değil, Diyalog” olarak gerçekleşmesi yolunda önemli bir katkı sağlayacaktır.
İnternet sitesi Herkül.org kendi sesinden Fethullah Gülen’in seçim sonuçlarıyla ilgili yorumunu yayınladı. “Seçim sonuçlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna Gülen, “Seçimde muzaffer olan insanlara bundan sonra daha büyük vazifeler düşmektedir; onlar, daha kuşatıcı, daha anlayışlı ve daha yumuşak olmalı, mülayim halleriyle hırçınlıkların önünü almalıdırlar.” cevabını verdi.
Türkiye’nin atlatılamaz gibi görünen çok ciddi badireleri atlattığını belirten Gülen, ülkeyi fevkalâde hallere sürükleyecek ve demokraside çatlamalar hasıl edecek muhtemel tuzakları aşarak, halk büyük bir sükunet içinde yeniden iradesini ortaya koyduğunu kaydetti.Gülen şu öngörüde bulundu: “Ne var ki, Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde ve genel seçim öncesinde ortaya çıkan hırçınlıklar bir anda bertaraf edilemez; hatta başarısızlık bir kısım insanlarda daha büyük hırçınlıklara ve cinnet sayılabilecek hezeyanlara sebebiyet verebilir. Bu itibarla, seçimde muzaffer olan insanlara bundan sonra daha büyük vazifeler düşmektedir; onlar, daha kuşatıcı, daha anlayışlı ve daha yumuşak olmalı, mülayim halleriyle hırçınlıkların önünü almalıdırlar.”