“De ki: "Ey Kitap Ehli, bizimle sizin aranızda müşterek bir kelimeye gelin. Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ve Allah'ı bırakıp bir kısmımız bir kısmımızı Rabler edinmeyelim." Eğer yine yüz çevirirlerse, deyin ki: "Şahid olun, biz gerçekten Müslümanlarız." (Al-i İmran Suresi, 64)
Hocaefendi’yi duygulandıran soru Yıllık izinde yolu New York’a düşen gazeteci Nuray Başaran,Gülen Hocaefendi ile 1 saat 15 dakika görüştü.
Başaran bu zor gerçekleştirdiği görüşmeyi Referans gazetesindeki köşesinde anlattı.
“Fethullah Gülen ile 1 saat 15 dakika (2)
Dün kaldığım yerden devam edecek olursam, ABD’ye gidenler bilir ana otoban yollarda numaralar vardır. Gideceğiniz yerin numaralarını öğrenir ve yolunuzu öyle bulursunuz. Elimdeki iki numara ile ben de New York’tan saat 16.00 sıralarında Pennysylvania’ya doğru yola çıktım. Numaralar bittiğinde elimdeki kağıttaki krokide, “benzin istasyonundan sonra sağa sap” diyordu ve adres orada bitiyordu. Buraya kadar geldiğimde anladım ki, Pennysylvania’da birine adres vermek, sokak ve kapı numarası vermek mümkün değil. Bu ormanın içindeki çiftlikleri gerçekten ancak iyi bir tarif ile bulabilirsiniz. Adres istediğimde bazı kişilerin, “Size o adresi vermek mümkün değil, bulamazsınız” diye cevap vermelerini şimdi daha iyi anlıyordum.. Yazının devamını oku »
Gülen’in oturum vizesi kabul edildi - İZLE Fethullah Gülen Hocaefendinin ABD’de vize satüsü ile ilgili dava sonuçlandı.
Mahkeme, Gülen’in oturum için gerekli bütün şartlara sahip olduğunu ve başvuru dilekçesinin onaylanmasını isteyeceğini açıkladı. Gülen’in ABD’deki vize statüsüyle ilgili süreç, bazı medya organları tarafından kasıtlı olarak ”ABD, Gülen’in vizesini uzatmadı” şeklinde çarpıtılmıştı.Diyalog, hoşgörü ve barış mesajları ile bütün Dünya’da ilgi ile izlenen ve geçen günlerde Foreign Policy dergisinin “Dünyanın en büyük 100 entelektüeli“ anketinde birinci seçilen Fethullah Gülen Hocaefendinin ABD’deki oturum izni için açılan dava sonuçlandı. Mahkeme, Gülen’in oturum için gerekli bütün prosedürü yerine getirdiğine karar verdi. Yazının devamını oku »
İstanbul’da meydana gelen hain saldırı, terörün bütün insanlık için ne denli büyük bir problem olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiş oldu.
Bu menfur saldırıda üç kahraman emniyet mensubumuzun şehadet şerbeti içtiğini, bazı polislerimizin de yaralandığını öğrenmiş bulunmaktayım. Şehit olan kahraman polislerimize Allah’tan rahmet ve ebedi alemde saadet, yaralılarımıza acil şifalar, yakınlarına ve bütün Emniyet Teşkilatımıza da sabr-ı cemil niyaz ediyorum.
Amerikan Forbes dergisi, Bediüzzaman Said Nursi´nin hangi görüşlerinin pratiğe dönüştüğünü yazdı?
Amerikan Forbes dergisi, Amerika’da yaşayan Fettullah Gülen Hoca’ya yer verirken, O’nun Bediüzzaman Said Nursi’nin modern dünyayı yok saymayan görüşleriyle beslendiğini yazdı. Yazının devamını oku »
Hakkında 8 yıl önce tartışmalı bir şekilde açılan davada beraat eden Fethullah Gülen, Türkiye’ye dönüp dönmeyeceğiyle ilgili bir soru üzerine, “Bir gün Türkiye’ye dönersem kendim gibi dönerim” dedi.
Gülen beraat kararıyla ilgili olarak da, “Adaletin temsilcilerinin insafla verdikleri bir kararda dik durmaları ve karakterlerinin gereğini sergilemeleri çok önemli hadisedir. Bu beraat kararıyla, Türk okullarını ziyaret etmenin suç sayılamayacağı da tescillenmiştir.” diye konuştu.
Sağlık sorunları nedeniyle bir süredir Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan Fethullah Gülen, Herkul.org’da yayınlanan röportajında son gelişmelere değindi. Gülen röportajında, “Türkiye dönecek misiniz ? Ne zaman?” şeklindeki soruyu şu şekilde cevapladı: Yazının devamını oku »
Dünyanın en prestijli dergilerinden Foreign Policy’nin Mayıs ayında başlattığı Dünyanın Zirvedeki 100 Entellektüeli oylamasının neticeleri açıklandı. 500 binden fazla oyun kullanıldığı oylamada Fethullah Gülen birinci seçildi. İkinciliği Bangladeşli ekonomist Muhammed Yunus’un aldığı sıralamada Mısırlı İslâm âlimi Yusuf Kardavî üçüncü oldu.
İlk 10′nun tamamının İslâm dünyasından insanlarca paylaşıldığı sıralamada Fethullah Gülen, listede olmasını arzuladığınız insan kimdi sorusuna “İslâm korkusu dünya barışına tehditten başka bir şey değildir” diyen Amerikalı İslâm uzmanı John L. Esposito cevabını verdi.
Oylamaya gösterilen ilginin beklenmedik seviyede olduğunu belirten dergi bu tür oylamaların ‘herkesin kendi düşüncesinin bilinmesini’ istemesi yüzünden tehlikeli bir iş olduğunu söyledi.
“Listenin başındaki insanın yaptığı kadar bu anket haberi bu kadar müessir yayılmadı. Zaman gazetesinde haber yayınlandıktan sonra saatler içinde Gülen’e oy yağmaya başladı” diyen dergi Gülen’i destekleyenleri ‘Gülen’e destek veren eğitimli ve her açıdan yükselişte olan bir profile sahip Müslümanlar sadece kendi şampiyonlarına değil, ilk yüzdeki diğer Müslümanlara da destek verme yönünde hevesliydiler.” şeklinde niteledi.
Derginin ilk 20 sıralaması şu şekilde gerçekleşti:
Carnegie Endowment isimli düşünce kuruluşu tarafından 2 ayda bir yayınlanan Foreign Policy (FP) dergisi Mayıs-Haziran 2008 sayısında ‘Dünyanın Zirvedeki 100 Entellektüeli’ listesini yayınlamış ve ilk 20′yi seçmek için bir oylama başlatmıştı. 23 Haziran 2008′de açıklanan oylama sonuçlarına göre Fethullah Gülen ilk 10′un İslâm dünyasından insanlarca paylaşıldığı sıralamada 1. oldu. Yazının devamını oku »
Toplumun Alevi inancına sahip kesimlerinden Fethullah Gülen’e toplumsal kaynaşmaya katkı veren mesajlar gelmeye devam ediyor.
Cem Vakfı Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan’ın Gülen’le ilgili yaptığı, “Nazım Hikmet’e yapılan Fethullah Gülen’e yapılmasın.” sözlerine bir destek de Alevi derneklerinden geldi. Ankara’da Mamak Kültür Merkezi’nde bir araya gelen Kırıkkaleli Alevi dernekleri yetkilileri, yurtdışında açılan Türk okullarından övgü ile söz ederek, “Fethullah Gülen Hocaefendi’yi çağdaş bir Ahmet Yesevi olarak görüyoruz. Onun teşviki ile dünyanın farklı ülkelerinde bayrağımızı dalgalandıran Türk okulları hepimizin onur ve gurur kaynağı haline geldi.” dedi. Alevi dernekleri adına ortak basın açıklamasını okuyan Hasandede Türkmen ve Bektaşi Derneği Genel Başkanı Özdemir Özdemir, Gülen’i çağdaş bir Ahmet Yesevi olarak gördüklerini belirterek, “Yurtdışında Fethullah Gülen Hocaefendi’nin teşvikiyle açılan okullar hepimizin gurur kaynağı haline geldi. Bu okullarda Atatürk’ün hedef gösterdiği muasır medeniyete erişmek yolunda eğitim veriliyor.” diye konuştu. Türk okulları sayesinde dünyanın en ücra köşelerindeki ülkelerde de Türk bayrağının dalgalandığının altını çizen Özdemir, şunları söyledi: “Her renk, din ve dilde çocuklar Türkçemizi konuşuyorlar ve İstiklal Marşı’mızı söylüyorlar. Ulu önder Atatürk’ün kim olduğunu öğreniyorlar. Bundan daha büyük ne mutluluk olabilir?” Toplantıda, CHP Genel Sekreteri Önder Sav’ın hac ve Peygamber Efendimiz (sas) ile ilgili sözleri de eleştirildi. Sav’ı Türk halkından özür dilemeye davet eden dernek yöneticileri, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ı da eleştirdi. Yazının devamını oku »
Texas eyaletinin Houston şehrinde bulunan Gülen Enstitüsü’nün geleneksel öğle yemeği toplantılarının son konuğu, ABD eski Dışişleri ve Hazine Bakanı James Baker oldu. Houston Üniversitesi ile Dinlerarası Diyalog Enstitüsü’nün ortak çabasıyla oluşturulan Gülen Enstitüsü’nün toplantısına katılan James Baker, kamu görevlisi, din adamı ve gazetecilerden oluşan 200′ü aşkın davetliye bir konuşma yaptı. İnsanların farklılıklarına rağmen birlikte barış içinde yaşamaları kültürünün gelişmesine yaptığı katkılardan dolayı Gülen Enstitüsüne minnettar olduğunu ifade eden Baker, “Değişik, din, kültür ve medeniyetlerden insanlar arasındaki karşılıklı anlayışı geliştirme yolunda yorulmamacasına çalışan Fethullah Gülen’in hayatından ve yaptıklarından esinlenerek çalışmalarda bulunan enstitünün bu şekilde tüm insanlığa hizmet ettiğini düşünüyorum” dedi. Karşılıklı dini inanç ve görüşlere saygının küresel çapta yaygınlaştırılması başarılırsa, dünyadaki mevcut sorunların çözümünün oldukça kolaylaşacağını ifade eden Baker, “İşte bu noktada, Gülen Enstitüsü ve onlarla birlikte dinlerarası diyalog ideali için çalışanlar gerçekten çok değerli bir örnek teşkil ediyorlar bence” şeklinde konuştu. Yazının devamını oku »
İzmir’de devam eden Din ve Kültürlerarası Diyalog 2. Türk-Alman Sempozyumu’nun ikinci ve son günü proğramına, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu da katıldı.
Manisa’daki bir eğitim merkezinin açılışı için gelen Bardakoğlu, diyaloğun önemine değinerek, “Kendimizden utanmıyorsak, diyalog kurmaktan zararlı çıkmayız.” dedi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) İlahiyat Fakültesi’nde devam eden sempozyumda konuşan Diyanet İşleri Başkanı Bardakoğlu, İslam ülkeleri arasında Türkiye’nin ayrı bir yeri olduğunu belirtti. Hem dine, sünnete ve geleneklere hem de cumhuriyete bağlı, laiklik, modernlik ve çağdaşlığı birarada yürütebilen çok önemli bir ülke olduğunu anlatan Bardakoğlu, “Bu itibarla kendimizi ne kadar çok anlatırsak, İslam dünyasına da Batı dünyasına da iyilik etmiş oluruz.” dedi. Yazının devamını oku »
Kur’an dağıtan Belçika gazetesine uluslararası medya ödülü
Batı dünyasının Müslümanları daha iyi tanıması amacıyla önce yazı dizisi yayınlayan, ardından da 50 bin Kur’an-ı Kerim dağıtan Belçika’nın De Standaard Gazetesi, uluslararası medya oscarı kazandı. International Newspaper Marketing Association, gazete- yi ‘okuyucuya ulaşmada en başarılı yollar’ dalında zirveye çıkardı.
İslamofobinin yükselişte olduğu bir dönemde İslam’la ilgili yazı dizisi yayınlayan, ardından da okurlarına Kur’an-ı Kerim dağıtan Belçika’nın De Standaard Gazetesi ‘uluslararası medya ödülü’ kazandı. Birlikte yaşamanın önemine vurgu yapan gazete, yüzlerce basın kuruluşu arasından sıyrılarak ‘okuyucuya ulaşmada en başarılı yollar’ dalında birinciliği elde etti. Hıristiyan Demokrat eğilimli De Standaard’ı takdir eden Uluslararası Gazete Pazarlama Birliği (International Newspaper Marketing Association), bu yıl ‘medya oscarı’ için New York Times ve Wall Street Journal gibi dünya devleri yerine Belçika gazetesini tercih etti. Amerika’da toplanan jüri üyelerini en çok etkileyen unsur, gazetenin cesareti ve elde ettiği başarı oldu. Yazının devamını oku »
Her insan doğar, büyür ve ölür. Her insan mutlaka ölür. Bu değişmez bir kuraldır. Bir insan yetişkin olduktan sonra eğer hala ben kimim, bu dünyada bulunma amacım nedir ve ölünce ne olacak sorularını koskoca bir ömür boyu hiç merak etmeden yaşarsa akvaryumdaki balıklardan bir farkı kalmaz. Aynı akvaryumda yaşayan bir balık gibi kendisine yem verilince yemini yiyen, sahibi yem atmayı bitirince akvaryum içindeki günlük gezintisine devam eden bir balıktan farkı yoktur. Oysa insan bir balıktan çok farklı olarak muhakeme yeteneğine sahiptir.
İnsan bir zamanlar yoktu. Mesela 20 yaşında bir genci düşünelim. Bu genç 20 yıl önce yoktu ama anne rahmine düştükten yaklaşık 9 ay sonra mucizevi bir şekilde var oldu. Bu bebeğin bilinci olsa ve anne karnında kendisine şu an yaşadığımız dünya tarif edilse herhalde böyle bir dünyanın olabileceğine ihtimal vermezdi çünkü yaşadığı yer daracık ve kapkaranlık bir yerdi ama o zamanı gelince kendisini öyle bir dünyada buldu ki geldiği yerden çok farklıydı. Karanlık yerini rengarenk bir dünyaya, yalnızlık yerini içinde milyarlarca insanın yaşadığı bir yere bıraktı. İşte aynen bu örnekteki gibi İnsanlar zamanı gelince ölecekler ve kendilerini bambaşka bir yerde bulacaklar. İşte bu noktada karşımıza önemli bir soru çıkıyor. Gideceğimiz yeri nasıl öğreneceğiz ve öyle bir yere gideceğimizin garantisi nedir? Bu sorunun cevabı elbette herkese göre farklı olabilir ve bu cevabı bize bilim veremez. Bu noktada herkes kendi inancını seçecektir ancak gerçek tektir. Bu sitenin amacı 3 büyük dinden biri olan İslam’ı araştırırken aklına takılan sorulara yanıt arayanlara kaynak olmak, fikir vermek ve farklı bir bakış açısı kazandırmaktır. Yazının devamını oku »
BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu, marjinal bir partinin cami kapılarında CD’ler dağıtarak, dinlerarası hoşgörüden yana olan kesimleri misyonerlikle suçlamasına tepki gösterdi.
Yazıcıoğlu, “Bu siyaset değil; iftira, tezgah, şaibe oluşturmadır. Birtakım örtülü güçlerle irtibat kurarak siyaset yapma anlayışı çok çirkin. İnsani de değil.” dedi. Zaman’a yaptığı açıklamada, tezgahlarla vatandaşların birbirine düşürülmeye çalışıldığına dikkat çeken Yazıcıoğlu, milli birlik ve beraberliği bozmanın kimseye fayda sağlamayacağını vurguladı. Yazının devamını oku »
Her geçen gün daha fazla insana ulaşan Zaman Gazetesi, 21. yaşında 1 milyon tiraja ulaşmanın haklı sevincini yaşıyor. Zaman Gazetesi, bugün 1 milyon 3 bin 81 adet basıldı.
Yaklaşık dört ay önce başlattığı abone kampanyası ile okur sayısını hızlı bir şekilde artıran Zaman Gazetesi, haftalık ortalama 865 bin tiraja sahipti. Gazetelerin satış oranlarının düştüğü bugünlerde Zaman Gazetesi’nin tirajının artması okuyucusuyla bütünleşmesine bağlanıyor
Bugün dünyanın değişik yerlerinde ve ülkemizde bir kuraklık yaşanıyor ve bu, umumiyetle bir şeye bağlanıyor (küresel ısınma). Ama aynı zamanda diğer taraflarda birçok bölgede yağmur yağıyor, seylâplar oluyor.
Orada da yağmur Allah’ın rahmeti olarak yeryüzüne iniyor; ama bir vesileyle Allah’ın gazabına inkılab ediyor. Ehlullah, yağmura rahmet demişler ve her damlayla beraber yeryüzüne bir melek indiğini söylemişlerdir. Evet, o damlalar sahipsiz değil. Fakat yeryüzüne inip günahlarımızla örtüştüğünde sanki manevi bir kimyevileşmeye tabi oluyor ve farklı bir hal alıyor. Allah’ın rahmeti olan yağmur, orada sel haline geliyor. Beri tarafta da gözleri kurumuş bulutlar, adeta her şeylerini insanlardan kıskanıyorlar. Yazının devamını oku »
Hollanda’da Breda kentinin Piskoposu Tiny Muskens, İslamiyet dışındaki dinlerde de Tanrının adının Arapça’daki gibi Allah olarak ifade edilmesinin…
Hollanda’da Breda kentinin Piskoposu Tiny Muskens, İslamiyet dışındaki dinlerde de Tanrının adının Arapça’daki gibi Allah olarak ifade edilmesinin hiçbir sakıncası bulunmadığını ve bu şekilde söylenmesi gerektiğini savundu. Yazının devamını oku »
Ünlü ateist Marksist solcu Mihri Belli Müslüman mı oluyor? Hangi gazeteci Mihri Belli’ye kelime-i şehadet getirtmeyi başardı? Belli’nin elinden düşürmediği kitap hangisi?
Marksist Türk solunun duayeni ünlü ateist Mihri Belli’nin son günlerde elinden düşürmediği kitap, “Allah’a niçin inanmalıyız” ismini taşıyor. 1915 doğumlu olan Mihri Belli, yazdığı yazı ve kitaplarda Marksist sola idol olmasıyla biliniyor.Yazının devamını oku »
“Elbette insanları etkiledim, bu yüzden vermiş olabileceğim büyük zararı gidermek istiyorum ve bunun için çaba göstereceğim.”(Antony Flew) Yazının devamını oku »
Diyalog tartışmaları, diyaloğun mümkün ve gerekli olduğunu, hatta bunun dinlerin yapısı gereği zorunluluk olduğunu düşünenlerden; diyalog girişimini misyoner emellerinin aracı olarak görüp ihanet olarak niteleyenlere ve son olarak da bu faaliyetlere çeşitli kayıtlarla fakat olumlu yaklaşanlara kadar geniş bir yelpazede taraflara sahip. Bu konuda bir ortak nokta bulmak amacıyla yapılan tartışmalar zaman zaman bir hayli yoğun ve hararetli oluyor. Kimi bir ayetten yola çıkıyor; kimi bir örnekten, kimi de bir cümleden hatta bir kelimeden hareketle konu hakkında hüküm verip, yargıda bulunuyor. Ancak belki de konuşması gerekenlerin, ilahiyatçı bilim adamlarının sesleri pek duyulmuyordu. Bu yüzden henüz kamunun nezdinde diyaloğun ne olduğuna dair netleşmiş bir kanaat oluşabilmiş değil. Toplum, günün gereklerine karşı, yeni uyum ve çözüm yolları geliştirme sorumluluğuyla; tarihsel korkular ve yargıların oluşturduğu belirsizlik arasında kararsız bir durumda.
İşte bu kitap, diyaloğu, tarihsel süreçten bugüne kadar, hem teori, hem pratik üzerinden araştıran yazıları içeriyor. Diyaloğu, kutsal metinler, metinler arası farklılıklar ve benzeşmeler, ortaklıklar, tarihî vesikalar ve bütün bunların yanında günümüzün çeşitli handikapları üzerinden okuyan bu çalışma, tartışmaların “Polemik Değil, Diyalog” olarak gerçekleşmesi yolunda önemli bir katkı sağlayacaktır.