PIRLANTA

Konuşan Yalnızca Hakikatlerdir

Arşiv 'BEDİÜZZAMAN Said Nursi Hazretleri' Kategori


Said Nursi ve vatan sevgisi

Yazan: gerçekler Temmuz 17, 2008

Gündelik olaylarda olduğu gibi bugünümüz ve yarınımız için büyük önem taşıyan tarihî olaylarda da ezberci ve sorgusuz bir anlayış bizlere sunulduğundan beri herhangi bir olay için sağlıklı sonuçlara varamamaktayız.

Özellikle Cumhuriyet tarihinin öncesi ve sonrası hakkında oldukça karmaşık şekilde gelişen olaylar zincirine herkes farklı gözlüklerle bakmayı tercih etmektedir. Ancak bizim alacağımız gözlük devlet geleneğimizden ve milletçe seçimlerimizden yana olmalıdır. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: BEDİÜZZAMAN Said Nursi Hazretleri | Etiketler: , , , | Yorum Yok »

Bediüzzaman Said Nursi Hayatı Ve Eserleri

Yazan: gerçekler Mayıs 2, 2008

Bediüzzaman Said Nursi,1873 te Bitlis in Hizan ilçesine bağlı İsparit nahiyesinin Nurs köyünde doğdu. Babasının adı Mirza,annesinin Nuriyedir.Ağabeyi Molla Abdullah’ın ilim tahsil etmesinin kendisine kazandırdığı itibara imrenerek 9 yaşında Tağ köyünde Muhammet Emin Efendi’nin medresesinde(alttaki resim) öğrenime başladıysa da çok geçmeden Nurs’a döndü ve haftada bir gün gelen ağabeyinden temel bilgileri öğrenmekle tahsilini devam ettirdi. Öğreniminin en verimli safhası, 15 yaşındayken 1888′de Muhammet celalî’den ders aldığı üç aylık devredir. O zattan Molla Cami’den nihayete kadar, ortalama on yılda okutulan bütün metinleri üç ayda okuyup diploma aldı. Kitaplardan sadece anahtar bilgileri öğreniyordu.alet ilimlerini kapsayan bu Öğrenimin ardından,sıcaktan kavrulmuş toprağın suyu yutması gibi temel ilimlere yöneldi. Usûl’den Cem’ül-cevâmi, Kelâm’dan Şerhül-Mevâkıf gibi ağır metinlerden günde ortalama iki yüz sayfalık bir kısmı anlayarak okuyordu.Bu sıralarda Şirvandaki ağabeyinin yanına gittiğinde icâzet aldığını söyleyince o inanmamış, sıkı bir sınamadan sonra küçük kardeşinin kendisini geçtiğini görerek talebelerinden gizlice ondan ders almaya başlamıştı. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: BEDİÜZZAMAN Said Nursi Hazretleri | Etiketler: , , , , | 3 Yorum »

Bir Mürşit ve Mübelliğ Olarak Bediüzzaman

Yazan: gerçekler Ağustos 9, 2007

Bir Mürşit ve Mübelliğ Olarak Bediüzzaman    
Yazar Prof. Dr. Davut AYDÜZ   
Asrımızın önemli mürşit ve mübelliğlerinden birisi olan Bediüzzaman Said Nursî’den bahsetmeden önce, İslâm’da tebliğ ve irşadın yerine kısaca temas etmek istiyoruz.Tebliğ, haber ulaştırmak anlamına gelir. Istılahtaki anlamı ise: “İyi telakkî edilen her şeyi bildirmek, iyi şeylerin iyiliğini, temizliğini ve hayırlı olduğunu diğer insanlara, memleket ve milletlere ulaştırmak, yetiştirmek, onları bunu kabul etmeye davet etmektir.” Kısaca tebliğ, “İslâm hakikatlerini anlatma” veya “Emr-i bi’l- Ma’rûf, Nehy-i ani’l- Münker” yapmak demektir. İrşad ise, Kur’an’da rüşd, reşed, reşâd, râşîd, reşîd ve mürşid şekilleriyle geçer. Rüşd, insanlara hak yolu göstermek ve menfaatlerini anlatmaktır. Doğru iş ve doğru yola da rüşd adı verilir. Rüşdün zıddı sapıklık (dalâlet) ve azgınlık (gayy)’dır. (Lisânu’l- Arab, Tâcu’l- Arûs) Faydalı ve hayırlı yola rüşd, bu yolu gösterenlere reşîd, râşid ve mürşid adı verilir; rehber ve delîl de aynı mânâda kullanılır.

Tebliğ, her peygamberin varlık gayesidir. Tebliğ olmasaydı, peygamberlerin gönderilişi de manâsız ve abes olurdu. Allah insanlara olan lütuf ve keremini, peygamberlerle canlandırmış ve onların hayatlarıyla Rahmâniyet ve Rahîmiyetini insanlık âleminde bir başka ve en önemli boyutuyla tecellî ettirmiştir. Bunun diğer insanlara aksetmesi ise, ancak tebliğ ile olacaktır. (Gülen, Sonsuz Nur, 1/161)

Kur’an-ı Kerim’in pek çok âyeti, lafzını ve niteliğini de tasrih ederek, Peygamberlerin üzerine düşen görevin tebliğ olduğunu tekrar eder. (Meselâ bkz; Âl-i İmrân, 3/20; Mâide, 5/92,99; Ra’d, 13/40; Nahl, 16/35,82; Nûr, 24/54; Ankebût, 29/18; Yâsin, 36/17; Şûrâ, 42/48; Tegâbün, 64/12). Kur’ân ve sahih sünnette tebliğin gerekliliğine o kadar yer ayrılmıştır ki, onlardan sadece birer ikişer misâl vermeye bile bu makalenin konusu ve yeri müsait değildir. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: BEDİÜZZAMAN Said Nursi Hazretleri | Etiketler: | 1 Yorum »

Diyaloğun Asrımızdaki Mimarı :”Bediüzzaman Said Nursi”

Yazan: gerçekler Ağustos 5, 2007

ustad3.jpgAsr-ı Saadetten Günümüze Diyalog (5. Bölüm)

Birçok ehl-i tahkik , ehl-i ilim ve ekser müminlerin kabul gördüğü üzere , Hicri 13.Asrın müceddidi olan Bediüzzaman Hazretleri, Ehl-i Kitab ile Diyalogtan öte bir “İttifak”ı tavsiye etmiş , özellikle İsevi ruhaniler veya Hristiyanların samimi dindarlarını nazara vererek Asrımızda faal olan Dinler arası Diyalog çalışmalarını bireysel olarak başlatan ilk kişi olma özelliğine sahibtir.
1940′lı yıllardan itibaren Said Nursi Müslümanları, İnkar-ı  Uluhiyeti fıtrat haline getiren  (ateistlerin) , saldırısına karşı mücadele etmek için dindar (samimi) Hıristiyanlarla ittifak kurmaya teşvik ediyordu. (63) 
1953 Mayıs atında , Müslümanlar ve Hristiyanlar arasında mütecaviz dinsizliğe karşı işbirliği temini için , İstanbul’da Patrik Athenagoras’ı ziyaret etmiştir. Istanbul’un 500. Fetih yıldönümünde gerçekleşen bu görüşme de , Bediüzzaman Hazretleri odasına girdiği zaman Patrik ayağa kalkarak hürmetle yer gösterir. Kendisine : “Hıristiyanlığın dini hakikîsini kabul etmek, Hazreti Muhammed’i peygamber ve Kur’anı Kerîmi de Kitabullah kabul etmek şartıyla ehl-i necât olacaksınız (kurtuluşa ereceksiniz) .” der. Patrik ,  cevaben: ‘Ben kabul ediyorum! ‘ deyince, Bediüzzaman: ‘Pekâlâ, siz bunu dünyanın diğer mânevî reislerine de söylüyor musunuz? ‘ diye sorar. Patrik: ‘Söylüyorum; fakat onlar kabul etmiyorlar.’ diye cevap vermiştir .(64) Hadiseyi iyi tahlil eden gözlemciler , Patrik Athenagoras’ı ziyarete gidenin Bediüzzaman olmasının , Efendimiz (SAV) ‘in Ebu Cehili, 100 kezi aşkın ziyaretine gitmesi kadar normal karşılar.  İkincisi , o görüşmede , Bediüzzaman , ateisme karşı Hristiyan Alemi ile nasıl bir işbirliği yapılabileceğini konuşmuş ve Asrımızda Dinler arası Diyalog faaliyetlerini ferdi olarak ilk başlatan kişi ünvanına Sahib olmuştur. Bu Diyaloğun sürekliliği adına olsa gerek  Bediüzzaman Hazretleri  Fener semtinde ikamet etti ve bu durum Rum Patrik Atenagoras ile görüşmelerini kolaylaştırdı.(65)
Bediüzzaman Hazretleri , 1950 yılında , Roma’ya Papa XII. Pius’a , Risale-i Nur Külliyatını (Zülfikar adlı eseri) göndermiş , ve buna mukabil 22 Şubat 1951 yılında şahsi bir teşekkür mektubu almıştır. (66.a.)Roma’daki Papa’ya gönderdiği mektubunda kısaca: ‘Biz Allah’a inananlar küfre karşı beraberiz..’ demişti. (66.b.) Netice olarak , Bediüzzaman Hazretlerinin , günümüzde faaliyetlerini devam ettiren Dinler arası Diyalog çalışmalarını bireysel olarak başlatan ilk kişi olduğunu rahatlıkla ifade edebiliriz.

Yazı kategorisi: BEDİÜZZAMAN Said Nursi Hazretleri, Risale-i Nurdan Damlalar | Etiketler: , | Yorum Yok »