PIRLANTA

Konuşan Yalnızca Hakikatlerdir

25 Aug 2008 için Arşiv

“Yine Ayakların Üşüyor mu?

Yazan: gerçekler Ağustos 25, 2008

Harun Tokak

Harun Tokak

Soğuk kış gecelerinde kalacak yer bulamadığında sabahı arabada beklerdin. Karlı sokaklardan bir gölge gibi geçer giderken sessiz kaldırımlar, gözyaşlarınla yıkanırdı.

Benzini biten arabaların içinde gece ayaza çaldığında kendini değil, milletini düşünür hem üşür hem terlerdin.

Sefillerdeki Jean Val Jean gibi takip edildiğin yıllardı…

Yalnızdın…

Kaç kapının ziline dokunurken, “Acaba kabul edecekler mi?” duyguları kabarırdı yüreğinde.

Ev sahiplerinin garip bakışlarıyla, kaç kapı açılmadan kapanmıştı yüzüne.

Her kavuştuğunuzda, “anamızın” dudaklarından hep aynı sözler hüzünlü bir şarkı gibi dökülürdü:

“Ayakların yine üşüyor mu?”

“Günler baharı solukluyor”, derken, hava birden bire bozdu. Kara bulutlar gökyüzünün berraklığını siyah bir peçe gibi örttü.

Berrak sular, boz bulanık akmaya başladı. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Köşe Yazıları | Etiketler: | » yorum bırak;

Mehmet Y. Yılmaz ‘Şahane’ Bir Yazı Yazsa Ya

Yazan: gerçekler Ağustos 25, 2008

Hadi Özışık

Hadi Özışık

Hürriyet yazarı Mehmet Y. Yılmaz, ‘Fethullah Hoca’yı görmezden geldiler’ diyor, ‘yandaş’ olmakla suçladığı medya (Sabah, star, Taraf, Zaman, Bugün) için!

Bu arkadaş, yalanın üzerine balıklama atladığı için, istiyor ki herkes kendi gibi yapsın! Tuncay Güney’in şehadetiyle yazı yazmak çok matah bir şeyse, sen yazmışsın işte, bize ne hacet!…

Tuncay Güney’i ben iyi tanıyorum Mehmet Bey; Akşam’da beraber çalıştık. Mesai arkadaşımdı. Sonradan Samanyolu’nda çalıştı! Tuncay’ın Veli Küçük’le, Doğu Perinçek’le ilgisi vardı ama hiçbir zaman Fethullah Gülen’in adamı olmadı!

Tuncay Güney üzerinden yola çıkıp, ‘Fethullah Gülen Ergenekoncu mu yoksa?’ diyebiliyorsan yazık sana! Hürriyet gibi bir gazetede hakikaten boş şeyler yazıyorsun!… Bence sen tez elden işi ehline bırak, başka şeyler yap!

Ha bir şey daha, sahi Mehmet Y. Yılmaz, biz Fethullah Gülen’i yazamadık (!) sen yanı başındaki rezaleti niye yazmıyorsun? Yaşar Nuri Hoca’nın ne kadar ‘Şahane’ bir varlık olduğu hiç mi ilgini çekmiyor?

Hadi Özışık

Star

Yazı kategorisi: Haberler | Etiketler: | » yorum bırak;

Diyalog Konusunda Türk Modeli Örnek Alınmalıdır

Yazan: gerçekler Ağustos 25, 2008

Diyalog Konusunda Türk Modeli Örnek AlınmalıdırYeni Delhi’de yayınlanan Fellowship dergisi Vakfımızın dinlerarası diyalog konusundaki çalışmalarını dünyaya örnek gösterdi. Hindistan’da kültürler arası diyalog faaliyeti yürüten Indialogue Foundation’ın davetlisi olarak Türkiye’ye gelen bir grup heyet vakfımızı ziyaret etmiş ve yetkililerden etkinliklerle ilgili bilgi almışlardı. Heyet ülkelerine döndüklerinde Türkiye’deki çalışmalarla ilgili edindikleri izlenimlerini Yeni Delhi’de yayınlanan Fellowship dergisiyle paylaştılar. Heyet dergide dile getirdikleri izlenimleri aktarırken Vakfımızın diyalogla ilgili çalışmalarının dünyaca örnek alınabilecek nitelikte olduğuna değindiler.

Konuyla ilgili dergide yer alan görüşlerde şu tespitler dile getirildi: Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Dinler Arasi Dİyalog Hakkında Yazılar | Etiketler: , , , , | » yorum bırak;

Sen Benden Razıysan, Çektiklerime Hiç Aldırmam(Kürsü)

Yazan: gerçekler Ağustos 25, 2008

Sen Benden Razıysan, Çektiklerime Hiç AldırmamAllah Teâlâ, her bela ve musibeti, neticesi itibarıyla mü’min kulları için bir rahmet vesilesi ve arınma vasıtası kılmıştır. Elverir ki, insan, zâhiren çirkin yüzlü hadiseler karşısında kadere taş atmasın ve Cenâb-ı Hak’tan şikâyetçi olmasın.

Nitekim, Kur’an-ı Kerîm’de, “And olsun ki, sizi biraz korku, biraz açlık ya da mallardan, canlardan ve mahsullerden yana eksiklikle imtihan ederiz. Sabredenleri müjdele! Sabırlılar o kimselerdir ki başlarına bir musîbet geldiğinde, ‘Biz Allah’a âidiz ve vakti geldiğinde elbette O’na döneceğiz’ derler.” (Bakara, 2/155-156) buyurulmaktadır. Özellikle belaya maruz kalınan vakitlerde, bütün varlığı yaratan Hâlık-ı Kevn ü Mekân’ın kendi mülkünde dilediği tasarrufu yapabileceğini düşünmek ve “Biz Allah’a âidiz” diyerek malı, canı ve her şeyi Allah’a teslim etmek musibetlerin üstesinden gelmek için muazzam bir güç kaynağına dayanmak demektir. Bu itibarla da, musibetten hemen sonraki sükut ve tefekkür faslını, Allah’a iltica ve O’na arz-ı halde bulunma safhası takip etmelidir.

İnsanlığın İftihar Tablosu (aleyhi ekmelüttehâyâ) bilhassa Mekke döneminde çok büyük musîbetlerle karşı karşıya kalmıştır; kavmi tarafından yalanlanmış, işkencelere maruz bırakılmış, ölümle tehdit edilmiş ve hatta kendisine komplolar kurulmuştur. Diğer taraftan, kendisinin, ailesinin güzîde fertlerinin ve ashab-ı kiramın esaretten işkenceye, hastalıktan ölüme kadar pek çok imtihanına şahit olmuştur. Fakat Rehber-i Ekmel Efendimiz, hiçbir zaman kaderi tenkit manasına gelebilecek bir şikâyette bulunmamış; belki çok incindiği anlarda Mevlâ-yı Müteâl’e halini arz ederek O’nun rahmetine sığınmıştır. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Kırık Testi Kürsü ve Prizma | Etiketler: , | » yorum bırak;

Türk Okullarına Komor Adaları’ndan da Talep Var

Yazan: gerçekler Ağustos 25, 2008

Türk Okullarına Komor Adaları'ndan da Talep VarTürkiye-Afrika İşbirliği Zirvesi’ne katılan Komor Adaları Cumhurbaşkanı M. Ahmet Abdullah Muhammed Sambi, Afrika’nın çoğu ülkesine açılan Türk okullarından haberdar olduğunu belirterek görüştüğü Türk yetkililerden Komor Adaları’na da Türk okulu açılmasını talep ettiğini söyledi.

Türk işadamlarının bazı Afrika ülkelerine okul açtıklarını anlatan Sambi, “Türkler bu projeyi bizim ülkemizde de geliştirmeliler. Bu girişimden çok büyük memnuniyet duyarım.” dedi. Bilhassa Komor Adaları’na ilkokul açılmasını isteyen Sambi, “Gerekirse Türklere biz yardım da ederiz. Sadece okul inşaatı için hammaddeleri sağlasalar bile yeter. İnşaatı o köydeki halka yaptırırız.” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den Komorlu öğrencilere burs talep ettiğini de söyleyen Sambi, “Türkiye, ülkemden sadece beş öğrenciye burs veriyordu. Biz fakir bir ülkeyiz. Bu yüzden bursları artırmalarını talep ettim.” dedi. Sambi, her yıl 40 Komor adalı genci Türkiye’de bir aylık eğitime tabi tutacaklarını anlattı. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Türk Okulları | Etiketler: , , , | » yorum bırak;

Hedefini Şaşıran Tetikçi

Yazan: gerçekler Ağustos 25, 2008

Bir gazeteci için en büyük tehlike saplantıdır. Gazeteci şaşırırsa editörün o şaşkınlığı giderme imkânı vardır. Ama köşe yazarı dengesini yitirse artık gazete yönetimi için tek çare kalmıştır.

Yazarını tıbbî müdahaleye zorlamak, terapiye aldırmaktır. Yakın basın tarihinde en akla gelen örnek Hikmet Çetinkaya’dır. Çetinkaya için saplantı sözcüğü bile yetersiz kalır. Bir köşe yazarı, düşmanı vehmettiği bir insanı 100 yazısından 98′ine konu ediyorsa hiç kimse o şahsın akıl sağlığından bahsedemez. Ki Ergenekon iddianamesine göre kendi patronu bile hakkını teslim edip “Normal değil, hasta masta ama insanın bir sabrı var yani…” demiştir. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Köşe Yazıları | Etiketler: , , , | » yorum bırak;