PIRLANTA

Konuşan Yalnızca Hakikatlerdir

05 Jun 2008 için Arşiv

Mehmet Talu Hocaefendi ile Diyalog üzerine Röportaj

Yazan: gerçekler Haziran 5, 2008

“İsmailağa cemaatinin güzide Hocalarından , aynı zamanda Milli Gazetesi yazarı İlahiyatçı Mehmet Talu Hoca ile Diyalog hakkında yaptığımız röportaj ”

“Diyalog sadece ehl-i

 Kitab ile sınırlı kalmamalı, ateistlerlede yapılmalıdır“

Muhterem Hocam ,öncelikle röportaj isteğimizi kabul ettiğinizden dolayı teşekkür ederiz.

Genc::Adam : Bir yazınızda “İslâm’ı tebliğ etmek üzere Müslümanlarla diğer din mensuplarının, hatta dinsizlerin ve ateistlerin diyalog halinde olmasında herhangi bir sakınca yoktur. Daha da ileriye giderek bunun Müslümanlar açısından bir “zorunluluk” olduğunu söylüyorum.” diyerek Diyaloğun İlahi bir emir olduğunu beyan ediyorsunuz. İslamda Diyaloğun yeri nedir ? Diyalog olmadan tebliğ olur mu ?
-          
Mehmet Talu Hoca : Aslında tabi ,sorunun içinde kısmen cevabı bulunmaktadır. Zannedersem bu konuda tam anlaşma sağlanamıyor , diyalog yapanlarla diyaloğa karşı çıkanlar arasında bir “diyalog kopukluğu” var, bir takım endişeler var ! Buna taraftar olanlar ile karşı çıkanlar arasında bir diyalog eksikliği var. Bu diyalog sağlanabilinirse , taraftarlar bunu nasıl yaptıklarını , karşı çıkanlara anlatabilseler karşı çıkanlarda hangi noktalarda karşı çıktıklarını anlatsalar mesele çözülecek kanaatindeyim.Her iki tarafında halis niyetle olduklarını düşünüyorum. Şu bilinmelidirki ; her müslüman genel olarak kafirleri , ama özellikle Ehl-i kitabı İslam’a çağırmaları vacibtir. Kur’an Ayetlerinin birçoğuna baktığımızda ” ya eyyuhennasu” –“ey insanlar” ifadesi ile genele bir ifade var dolaysıyla müslüman , genele davet yapmalı , ancak özellikle Ehl-i Kitabı İslam’a çağırması vacibtir. Yine Kur’anı Kerimde “Kul ” – “söyle” şeklinde başlayan Ayetlere baktığımızda , “kim söyliyecek ?” diye düşünürsek ,  başta sevgili Peygamberimiz (SAV) söyliyecek ! (Rabbim şefaatine nail eylesin) . Peki günümüzde kim yapacak bu vazifeyi ? tabi ki , başta müslümanların ileri gelenleri olmak üzere tüm Müslümanlar. Sonuç olarak diyebiliriz ki; Kur’anı Kerimde geçen “Ehl-i Kitab” hitabından
İslama daveti anlıyoruz ! Bu davet İslamı en iyi şekilde , en iyi uslubla , güzellikle ikna edip , onların isteyerek İslama girmelerini sağlıyarak olur ki ; buda ancak diyalogla olabilir.Bizler bu daveti en iyi şekilde yapmakla mesuluz ! Biz eğer bu daveti yapmamıza rağmen, karşıdakiler icabet etmese bile bizler en azından görevimizi yapmış ve mesuliyetten kurtulmuş oluruz. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Dinler Arasi Dİyalog Hakkında Yazılar, Dinler Arası Dİyalog Çalışmaları, Röportajlar | Etiketler: , , , | 5 Yorum »

‘Fethullah Gülen Cemaati’ Kime Zarar Veriyor?

Yazan: gerçekler Haziran 5, 2008

'Fethullah Gülen Cemaati' Kime Zarar Veriyor?Hezeyan içinde yaşayan kesimlerin en çok başvurduğu argümanlardan biri de ‘her taşın altında onlar var’ sözü.

Ya gerçekten buna inanıyorlar veya toplumda o kanaati uyandırmak için bıkmadan usanmadan aynı şeyleri tekrarlayıp duruyorlar. Eğer böyle bir düşünceye sahiplerse gerçekten bu tam bir paranoya manzarasıdır.

Şu cümlelere bakar mısınız?

“Telefonlar dinleniyor, arkasında onların olduğu söyleniyor. Şemdinli komplosu gündeme geliyor yine onlar gündeme geliyor… Poliste ve bürokraside kadrolaşma deniliyor onlar yine hedefte. Medya ve iş dünyasında siyasi İslam palazlanıyor derlerken onlar yine birinci örnek… Kısacası kamu ya da özel alanın her yerinde onlardan söz ediliyor. Cemaat adeta alternatif bir siyasi ya da sosyal hareket gibi ortaya çıkıyor ve rövanş için toplumsal hazırlık yaptığı izlenimini veriyor. Belki öyle değildir ama verdikleri fotoğraf budur.” Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Hocaefendi Şahsına Atılan İftiralara Cevaplar | Etiketler: , , , | » yorum bırak;

Ruhî Bunalım ve Gâyeli Hayat 02.06.2008

Yazan: gerçekler Haziran 5, 2008

Genel olarak, “ruhî bunalım” da denilen psikolojik rahatsızlıkların her geçen gün daha da arttığı görülüyor. Depresyon ilaçları kullanan kimselerin sayısında sürekli artış müşahede ediliyor. Bu durumun, dinî hayatımıza bakan sebepleri nelerdir? Kalbin itminana ermesini sağlayacak faaliyetlerin eksikliği, bunalımların sebepleri arasında sayılabilir mi?

  • Bugün adeta toplumsal şizofreni yaşanıyor; insanların çoğunda cinnet eserleri görmek mümkün. Ne var ki, sadece belli bir çizginin altında kalanlara delilik isnat ediliyor. (01.11)
  • İkinci Dünya Savaşı sonrasında görünen umumî cinnet ve Henry C. Link’in “Dine Dönüş” kitabının muhtevası… (03.47)
  • Ziya Paşa’nın, “Bil illeti kıl sonra mudavata tasaddi / Her merhemi her yaraya derman mı sanırsın!” dediği gibi, evvela hastalığın keşfi ve teşhisi lazımdır ki uygun tedavi yoluna girilebilsin. (05.42)
  • Milletin bir huzur toplumuna dönüşebilmesi için fertleri rehabilite etmeyi düşünüyorsanız, buna daha ilk mektepteki çocuklardan başlamalı; hatta 0-5 yaş arası sabilerin şuuraltı müktesebatına da ehemmiyet vermeli ve herkese idrak ufkuna göre fazilet hisleri kazandırmaya çalışmalısınız. (06.22)
  • İslâm’ın koruyucu zırhı hükmünde olan ve dinin ayakta durabilmesi için insanlar arasında daima canlı Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Bam Teli Ve Çözümleri | Etiketler: , , , , | » yorum bırak;

Türkiye, Rus-Türk Okuluyla Gurur Duymalı

Yazan: gerçekler Haziran 5, 2008

 
Moskova İl Milli Eğitim Müdürlerinden Mihail TihanovMoskova İl Milli Eğitim Müdürlerinden Mihail Tihanov, Moskova’da faaliyet gösteren Uluslararası 56 Nolu Rus Türk Koleji’nin eğitim alanında başarılı bir uygulama olduğunu, Türk halkının bu küçük, şirin ve başarılı okulla gurur duyması gerektiğini söyledi.

Rus-Türk kolejinin bir nevi sivil elçilik görevi üstlendiğine işaret eden Tihanov, “Okul on yaşında. Bu çok önemli bir dönem. Okullar insan gibi. Şimdi bu okulun gelişim dönemi tamamlandı. Artık tecrübeli bir okul. Hem Rusya hem de Türkiye pedagojisinin mükemmel bir karışımı ortaya kondu. Bu çok somut bir çalışma. Okulun bu çift yönlü yapıda ilerlemesi gerekir.” dedi.

Türk halkının bu okulla gurur duyması gerektiğine işaret eden Rusya milli eğitim müdürü, “Bu okulda okuyan öğrenciler Türkçe, Rusça ve İngilizceyi çok iyi seviyede konuşuyor. Bu alandaki işbirliğinin genişletilmesinden iki ülke ilişkileri kazançlı çıkacaktır.” değerlendirmesinde bulundu. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Türk Okulları | Etiketler: , , | 1 Yorum »

Türkiye’nin ve Türkçenin Destanını Yazan Kahramanlar

Yazan: gerçekler Haziran 5, 2008

Halid ŞenerHer yıl olduğu gibi bu yıl da Türkçe Olimpiyatları muhteşem bir coşkuya sahne oldu. Bu manzara yurt dışında yaşayan insanımızın gözlerini kamaştırıyor, gelecek adına son derece heyecanlandırıyor, topyekün insanlığın el ele verip kardeşçe yaşaması adına umutlandırıyor, insanlık adına ve diyalog hesabına insanlığın son adası olma hususiyetini bir kere daha hatırlatıyor. Çok değil sadece altı yıl kadar önce 1. Türkçe Olimpiyatları’na 17 ülke, 2. Türkçe Olimpiyatlarına 21, 3. Türkçe Olimpiyatları’na 42, 4. Türkçe Olimpiyatları’na 83, 5. Türkçe Olimpiyatları’na 100, ve nihayet 6. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’na 110 ülkeden 550 öğrenci katıldı. Ve tertip komitesinin hedefi 2010 yılında Birleşmiş Milletlere üye bütün ülkeleri bu sevgi, diyalog ve hoşgörü korosuna katmak. Dünya kurulduğu günden bugüne, Türkiye ve Türkçe adına, sevgi, diyalog, hoşgörü, kardeşlik, ümit adına, insanlık hesabına, tertip edilmiş bir başka organizasyon yoktur. Bu tarihi organizasyonun bir örneği bugüne kadar olmamıştır. Türkçe Olimpiyatları bu anlamda tarihe altın harflerle düşülen bir nottur. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Türk Okulları | Etiketler: , , , , | » yorum bırak;