PIRLANTA

Konuşan Yalnızca Hakikatlerdir

Mayıs, 2008 için Arşiv

Bir Saat Tefekkür, Bir Sene Nafile İbadetten Hayırlıdır

Yazan: gerçekler Mayıs 27, 2008

Bir Saat Tefekkür, Bir Sene Nafile İbadetten HayırlıdırBir saat tefekkür, bir sene nafile ibadetten daha hayırlıdır.” mealinde bir hadis var. Tefekkürün metodu, yolu veya usûlü nasıldır? Belli bir vird veya zikri var mıdır? Tefekküre sevk eden âyetler ve sessizce yapılan dualar tefekkür yerine geçer mi?

Her şeyden önce şunu ifade etmek gerekir ki, hadis kriterleri açısından bu hadis zayıftır. Ancak bu mânâyı ifade eden Kur’ân-ı Kerim’de şöyle bir âyet var: “Muhakkak göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, tefekkür eden insanlar için elbette birçok ibretler (ve dersler) vardır.”[1] Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) bir hadislerinde “Kim bu âyeti okuyup da tefekkür etmezse ona yazıklar olsun!” buyurarak tefekkür etmenin önemi üzerinde durur. Ayrıca Ümmü Seleme ve başka bir rivayette ise Âişe Validelerimiz, bu âyet nazil olduğu zaman veya bu âyeti okurken Efendimiz’in ağladığını naklederler. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Kırık Testi Kürsü ve Prizma | Etiketler: , , , , | 3 Yorum »

İnanan Sarsılsa da Devrilmez

Yazan: gerçekler Mayıs 27, 2008

“Gevşeklik göstermeyin, tasalanmayın; Eğer iman ediyorsanız üstünsünüz.” (Âl-i İmrân, 3/139)

Hâlihazırdaki tablo oldukça ürpertici; ancak iman, ümit ve Allah’a teveccüh sayesinde aşılmayacak gibi de değil. Eğer insan, güneşe doğru yürür veya uçarsa, gölgesini arkasına almış olur; sırtını güneşe dönerse bu defa da gölgesinin arkasında kalmış olur. Bu itibarla gözlerimiz hep sonsuz ışık kaynağında olmalıdır. Evet her şey, Âkif’çe ifadesiyle: Allah’a dayanıp, sa’ye sarılıp, hikmete râm olmaktan geçmektedir. Ülkede iç içe kriz yaşandığı bir gerçek; ancak, sebepleri bilinip, iman, ümit ve azimle karşı çıkıldığında, bu kabil krizler hemen her zaman aşılmış; aksine problemler vehim ve hayallerle köpürtülüp ya da onlar üzerinde politika yapıldığında şişmiş, büyümüş, olduğunun üstünde bir görünüme ulaşmış ve psikolojik tahribatıyla içinden çıkılmaz hâle gelmiştir. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: İslami Yazılar | Etiketler: , , | » yorum bırak;

İnâyet Altındayız!..

Yazan: gerçekler Mayıs 27, 2008

İnâyet Altındayız!..Cenâb-ı Hakk’ın inâyetini celbeden vesileler ve onu inkıtaya uğratan sebepler nelerdir? İnâyet-i ilahiyenin kesilmemesi için bilhassa hangi hususlara dikkat edilmelidir?

“İnâyet” kelimesi lütuf, ihsan ve iyilikte bulunmak, imdada yetişmek, görüp gözetmek ve himaye etmek manalarına gelmektedir. Tasavvuf’ta, Allah’ın kuluna yardım etmesine ve onu her türlü kötülükten korumasına inâyet denilmektedir.

İlâhî İnâyet

Kur’an hadimleri arasında bir ıstılah olarak kullanılan inâyet tabiri ise, Cenâb-ı Hakk’ın hususî iltifatıyla gayet ehemmiyetli bir davada istihdam edilmek; iman hizmetinde çoğu zaman hiç beklenmedik nimet ve ihsanlara mazhar kılınmak; en zor zamanlarda ve en kötü şartlarda dahi ihtiyar ve iktidar haricinde bir dest-i gaybî tarafından korunup kollanmak; hatta “Belki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır.” (Bakara, 2/216) ayet-i kerimesi sırrınca, zâhiren çok çirkin görünen hadiselerde bile maddî manevî pek büyük semere verecek neticelere ulaştırılmak manalarının bütününü ihtivâ etmektedir. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Kırık Testi Kürsü ve Prizma | Etiketler: , , | » yorum bırak;

Zihin Harmanı’ndan Tatil Anlayışımız Üzerine…

Yazan: gerçekler Mayıs 27, 2008

Ahmet ŞahinYazımıza başlık olarak aldığımız ZİHİN HARMAN , Hocaefendi’ye farklı zamanlarda yöneltilen sorulara verdiği cevapların toplandığı 245 sayfalık kitabın adıdır. Bizim de zihnimize hücum edip de cevabını bulamadığımız birçok sorunun yer aldığı bu kitapta, gerçekten de tam bir zihin harmanı yapılmıştır. Ben bu Zihin Harmanı’ndan sadece ‘Aylık, yıllık tatil gerekli mi?’, sorusunun cevabından alıntılar yaparak Hocaefendi’nin tatile bakışının temel çerçevesini aksettirmeye çalışacağım. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Eserleri | Etiketler: , , , | 1 Yorum »

Prizma-7 (Zihin Harmanı )

Yazan: gerçekler Mayıs 27, 2008

Topyekün varlık, eşya ve hâdiseleri hallaç ederek her nesnenin özüne, esasına, mahiyetine muttali olma hissi, heyecanı, cehdi, gayreti ve tutkusu diyebileceğimiz hakikat aşkı, Hakikatler Hakikati’ne ulaşmanın en emin yoludur. insanın ruh dünyasında böyle bir heyecan ve arzunun uyarılması ve onda her varlığın arkasındaki mânâyı anlama his, merak ve düşüncesinin harekete geçirilmesi; geçirilip azm u iradenin şahlandırılması, hakikat aşkı adına ilk mırıldanışlar ve ilk kıpırdanışlardır. Onun, âfâk ve enfüsü tam bir ibadet neşvesi ve ciddiyetiyle okuyup değerlendirmesi, yeni ilmî gelişmeler ve farklılaşan bakış zaviyeleri açısından varlık ve hâdiseleri bir kez daha gözden geçirmesi, bunları yaparken de karşılaştığı bütün sıkıntılara katlanması; kararlı tavırları, beyin sancısı; bir kısım muğlak ve mûdil meselelerle yüz yüze geldiğinde ye’se düşmemesi, panik yaşamaması ve ne olursa olsun hakikate ulaşmayı hayatının gayesi bilmesi ise bu konuda olmazsa olmaz esaslardandır.

Yayınevimiz, bu eserle vahyin ışıktan tayfları altında, kalb-akıl beraberliğinin vaad ettiği ufukta tefekkür cehdiyle ortaya konmuş, düşünce ızdırabıyla yoğrulmuş, gönlün engin varidatıyla zenginleştirilmiş bir fikir sofrasına, bir zihin harmanına sizi davet etmektedir. Prizma serisi kitaplarında klasik haline gelen Perspektif, Düşünce Boyutu, Din Ekseni Etrafında ve Büyüteç bölümlerinde Hocaefendi’ye yöneltilen sorulara verilen ikna edici cevaplar yer alıyor.

Yazı kategorisi: Eserleri | Etiketler: , , , , | » yorum bırak;

Cumhuriyet’ten bir yalan klasiği daha

Yazan: gerçekler Mayıs 23, 2008

Fethullah Gülen’le ilgili olarak yazdığı haberler mahkeme kararlarıyla yalanlanan Cumhuriyet gazetesi, taktik değiştirdi. Gazete bu kez bazı bilgileri çarpıtarak haberleştirip Gülen’i kamuoyu önünde suçlu gibi göstermeye çalışıyor.

Çarpıtma ve yalan bilgilerden oluşan haberin kimi gazeteciler tarafından alınıp yorumlanması üzerine Gülen’in avukatı Orhan Erdemli, bir açıklama yaptı. Gülen’in yurtdışına çıkmadan önce emekli olduğunu, sigortalı olması sebebiyle devlete fazladan primi ödediğini belirten avukat Erdemli, “Müvekkilim kendisine haksız çıkar sağlamamıştır. Emekli olduktan sonra redaktörlük işini sürdüren Sayın Gülen sigortalı yapılmamış olsaydı bu sefer de vergi kaçırıyor denilecekti.” yorumunu yaptı. Sosyal güvenlik uzmanlarına göre Gülen ile ilgili işlemler 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’na göre yapılmış. Ortada yasa dışı bir durum söz konusu değil. Cumhuriyetin yalanı üzerine yorum yapan bazı yazarlar da, Nil A.Ş’nin hizmet alanından biri olan ‘ajanda ve defter üretimine’ vurgu yaparak kuşku uyandırmaya çalışıyor. Oysa Nil A.Ş bir yayınevi. Gülen’in kitaplarının büyük bir kısmı da, bu yayınevi tarafından basıldı. Yapılan yorumlarda bu gerçek gözardı edildi. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Hocaefendi Şahsına Atılan İftiralara Cevaplar | Etiketler: , , , , | » yorum bırak;

Diyalogtan Neden Korkuluyor ! Kim Korkuyor

Yazan: gerçekler Mayıs 23, 2008


Diyaloga neden bu kadar cekingen bir gozle bakiliyor ?
Esasen bu konudan kim yada kimler rahatsiz oluyor?

Bu sorulara, dunya ekseninde hizla yayilan faaliyetleri, anlasilmasi ve kavranmasi acisindan biraz daraltip koy veya mahalle haline getirelim.

Bir koy dusunun, her turlu inanca sahip insanlarin yasadigi, birbirine komsu olmus yada olmamis.Her inanca sahip olan insanlarinda “bes parmagin besi de bir degil” misali ekseninde bir olmadiklarini farz edin.

Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Dinler Arası Dİyalog Çalışmaları | Etiketler: , , | » yorum bırak;

Medeniyetler Çatışmasına En Güzel Cevap Fethullah Gülen Hareketidir

Yazan: gerçekler Mayıs 23, 2008


Fatih Üniversitesi’nin davetlisi olarak Türkiye’ye gelen Kuzey İrlandalı ünlü ilahiyatçı Johnston McMaster, medeniyetler çatışmasına karşı en güzel cevabın Fethullah Gülen hareketi olduğunu ifade etti.

11 Eylül’den sonra ortaya çıkan düşmanlığa dikkat çeken McMaster, 11 Eylül, Londra ve Madrid’deki bombalama olayları gibi saldırıların dünyayı Huntington’ın ‘Medeniyetler Çatışması’ tezine sürüklediğini ifade ederken, “Ama dinlerin özüne bakılırsa durum böyle olmamalı.” diye konuştu. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Dinler Arası Dİyalog Çalışmaları | Etiketler: , , , | » yorum bırak;

James Baker: Gülen Enstitüsü Örnek Bir Çaba Sergiliyor

Yazan: gerçekler Mayıs 23, 2008


Texas eyaletinin Houston şehrinde bulunan Gülen Enstitüsü’nün geleneksel öğle yemeği toplantılarının son konuğu, ABD eski Dışişleri ve Hazine Bakanı James Baker oldu. Houston Üniversitesi ile Dinlerarası Diyalog Enstitüsü’nün ortak çabasıyla oluşturulan Gülen Enstitüsü’nün toplantısına katılan James Baker, kamu görevlisi, din adamı ve gazetecilerden oluşan 200′ü aşkın davetliye bir konuşma yaptı. İnsanların farklılıklarına rağmen birlikte barış içinde yaşamaları kültürünün gelişmesine yaptığı katkılardan dolayı Gülen Enstitüsüne minnettar olduğunu ifade eden Baker, “Değişik, din, kültür ve medeniyetlerden insanlar arasındaki karşılıklı anlayışı geliştirme yolunda yorulmamacasına çalışan Fethullah Gülen’in hayatından ve yaptıklarından esinlenerek çalışmalarda bulunan enstitünün bu şekilde tüm insanlığa hizmet ettiğini düşünüyorum” dedi. Karşılıklı dini inanç ve görüşlere saygının küresel çapta yaygınlaştırılması başarılırsa, dünyadaki mevcut sorunların çözümünün oldukça kolaylaşacağını ifade eden Baker, “İşte bu noktada, Gülen Enstitüsü ve onlarla birlikte dinlerarası diyalog ideali için çalışanlar gerçekten çok değerli bir örnek teşkil ediyorlar bence” şeklinde konuştu. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Haberler | Etiketler: , , | 1 Yorum »

Türkçe Olimpiyatları Başladı

Yazan: gerçekler Mayıs 23, 2008


Bir yıl çabucak geçti. Dünya çocuklarını Türkçe etrafında buluşturan Türkçe olimpiyatları bugün başladı.

Bu yıl 6′ncısı düzenlenen olimpiyatlarda elemeler Ankara Kızılcahamam’da yapılacak. Yüzü aşkın ülkeyi sevgi diliyle buluşturan olimpiyatlarda dereceye giren öğrenciler ödüllerini Başbakan Erdoğan’ın da katılacağı törenle, İstanbul’da alacaklar. Türkçe Olimpiyatları’nda bu sene bir ilk olarak Türkiye’nin değişik illerinde etkinlikler düzenlenecek.

Bu yıl yine göğsümüz kabaracak, gözlerimiz yaşla dolacak. 7 kıtanın farklı renklerine sahip gençlerin Türkçe konuştuklarını görmek bizleri gururlandıracak. Türkiye yaklaşık 2 hafta boyunca sevgi ve barış için yarışan bu gençleri konuşacak.

Büyük hasret bitti. Dünyanın 110 farklı ülkesinden 500 ü aşkın öğrenci, Türkçe için buluştu. Farklı dili konuşan çocukları ’sevgi diliyle’ buluşturan Türkçe Olimpiyatları’nın bu yıl 6′ncısı düzenleniyor. Çin’den Vietnam’a, Tanzanya’dan Uganda’ya Dünya çocukları Ankara Kızılcahamam’da bir araya geldi.

İşte dev projenin tertip komitesi başkanlığını yürüten Meclis Milli Eğitim Komisyonu Başkanı ve eski Milli Eğitim Bakanı Mehmet Sağlam’dan açılış konuşması ve “sıcak bir hoşgeldin” mesajı… Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Türk Okulları | Etiketler: , , , | » yorum bırak;

Şeytan O’nun (sav) suretine giremez

Yazan: gerçekler Mayıs 23, 2008

Şeytan O’nun (sav) suretine giremez

Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem)’i rüyada görmek, muhakkak bir hayır ve bereketin ifadesidir. Çocukluğumda kıbleye doğru yatarak, adeta dileniyor gibi iştiyakla “Ne olur Ya Resûlallah, seni bir rüyamda görmek istiyorum!” deyip inlediğim olmuştur.
Belki de aynı iştiyakı şimdi de vicdanımda hissediyorumdur… Etmiyorsam demek ki kalbim pek kararmış. Cenab-ı Hak, kalb kasvetini izale buyursun!

Efendimiz’i görmek çok mühimdir. Resûl-i Ekrem bir hadislerinde, “Beni rüyasında gören hakkıyla görmüş demektir.” buyurur. Bazıları bu hadisi, “Efendimiz (aleyhissalatü vesselam)’i burada gören orada da görür; görür ve şefaatinden istifade eder. Havz-ı Kevseri’nin başına gider, orada onun eliyle kevser içer.” şeklinde yorumlamışlardır. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Kırık Testi Kürsü ve Prizma | Etiketler: , , , | » yorum bırak;

Hocaefendi Yedi Tane Villada mı Kalıyor?

Yazan: gerçekler Mayıs 18, 2008

. Fethullah Gülen Hocaefendi, Sevr Dağı’nın ve Barla’nın izdüşümü bir tepeninüzerindeki şirin bir bahçe içerisine inşa edilmiş yedi-sekiz kardeş evden birinin sadece tek odasında kalıyor. Yatağı, çalışma masası, elbise dolabı, kütüphanesi, küçük buzdolabı, abdesthanesi, koşu bandı ve Türkiye’nin farklı illerinden gelen toprakları da mübarek bir hediye olarak içinde muhafaza ettiği müzeciği… evet, hepsi bu tek odaya sığdırılmış/sıkıştırılmış bir halde. Hocaefendi, ahirete açık, dünyaya bütün bütün kapalı o lahutî odada sürdürüyor hayatını. Orada yazıp çiziyor, orada oturup kalkıyor, yürüyüşünü orada yapıyor, orada istirahat ediyor ve orada geceler boyu Cenab-ı Hakk’a el açıp dua dua yalvarıyor. Önceleri derme çatma bir barınağı, evvelki gün bir cami penceresini ve dün tahta kulübeyi mesken edinen Aziz Hocamız, bugün de o talihli mekanı biricik misafirhanesi olarak görüyor. O mütevazı oda, hasret ve hicranını bağrında saklıyor Hocaefendi’nin; gözyaşlarına şahit oluyor kutlu sakininin. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Hocaefendi Şahsına Atılan İftiralara Cevaplar | Etiketler: , , , , , | 3 Yorum »

Gülen’den Özkök’e Mektup

Yazan: gerçekler Mayıs 18, 2008

Fethullah Gülen’den Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök’e mektup… 

The Economist dergisinde yer alan Fethullah Gülen yazısında yer alan ‘peygamber’ ifadesi tartışmaya neden oldu. Fethullah Gülen, Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök’e bir mektup yazarak şahsında o ifadenin kullanılmasına karşı çıktı.

İşte Gülen’in mektubu:

Muhterem Ertuğrul Bey,

Bugüne kadar hakkımda çok şeyler yazıldı söylendi.

Bazen yapılan haksız, yersiz eleştiriler ve yakıştırmalardan mahzun ve mükedder oldum. Takdire şayan mevzularda bile bizzat şahsım ya da bana nispet edilen insanlar itham altında tutuldu. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Hocaefendi Şahsına Atılan İftiralara Cevaplar | Etiketler: , , , , | » yorum bırak;

Bardakoğlu: Diyalog kurmaktan zararlı çıkmayız

Yazan: gerçekler Mayıs 16, 2008

Bardakoğlu: Diyalog kurmaktan zararlı çıkmayız  

İzmir’de devam eden Din ve Kültürlerarası Diyalog 2. Türk-Alman Sempozyumu’nun ikinci ve son günü proğramına, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu da katıldı.

Manisa’daki bir eğitim merkezinin açılışı için gelen Bardakoğlu, diyaloğun önemine değinerek, “Kendimizden utanmıyorsak, diyalog kurmaktan zararlı çıkmayız.” dedi.

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) İlahiyat Fakültesi’nde devam eden sempozyumda konuşan Diyanet İşleri Başkanı Bardakoğlu, İslam ülkeleri arasında Türkiye’nin ayrı bir yeri olduğunu belirtti. Hem dine, sünnete ve geleneklere hem de cumhuriyete bağlı, laiklik, modernlik ve çağdaşlığı birarada yürütebilen çok önemli bir ülke olduğunu anlatan Bardakoğlu, “Bu itibarla kendimizi ne kadar çok anlatırsak, İslam dünyasına da Batı dünyasına da iyilik etmiş oluruz.” dedi. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Dinler Arası Dİyalog Çalışmaları, Haberler | Etiketler: , , , , , | 11 Yorum »

Kur’an dağıtan Belçika gazetesine uluslararası medya ödülü

Yazan: gerçekler Mayıs 16, 2008

Kur’an dağıtan Belçika gazetesine uluslararası medya ödülü  

Batı dünyasının Müslümanları daha iyi tanıması amacıyla önce yazı dizisi yayınlayan, ardından da 50 bin Kur’an-ı Kerim dağıtan Belçika’nın De Standaard Gazetesi, uluslararası medya oscarı kazandı. International Newspaper Marketing Association, gazete- yi ‘okuyucuya ulaşmada en başarılı yollar’ dalında zirveye çıkardı.

İslamofobinin yükselişte olduğu bir dönemde İslam’la ilgili yazı dizisi yayınlayan, ardından da okurlarına Kur’an-ı Kerim dağıtan Belçika’nın De Standaard Gazetesi ‘uluslararası medya ödülü’ kazandı. Birlikte yaşamanın önemine vurgu yapan gazete, yüzlerce basın kuruluşu arasından sıyrılarak ‘okuyucuya ulaşmada en başarılı yollar’ dalında birinciliği elde etti. Hıristiyan Demokrat eğilimli De Standaard’ı takdir eden Uluslararası Gazete Pazarlama Birliği (International Newspaper Marketing Association), bu yıl ‘medya oscarı’ için New York Times ve Wall Street Journal gibi dünya devleri yerine Belçika gazetesini tercih etti. Amerika’da toplanan jüri üyelerini en çok etkileyen unsur, gazetenin cesareti ve elde ettiği başarı oldu. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Haberler | Etiketler: , , | » yorum bırak;

Keşke Kur’an’ı tam duyabilsek!

Yazan: gerçekler Mayıs 16, 2008

Keşke Kur’an’ı tam duyabilsek!  

Kur’an-ı Kerim, bazen değişik tenbih ve ihtarlarla gönüllere havf ve haşyet duygusu salar; bazen de iltifat ve müjdelerle kalblere reca hissi doldurur; kimi zaman insanı uzayın enginliklerinde gezdirir, kimi zaman da onun nazarını kendi gönlüne ve vicdanına çevirir; akla ve mantığa seslendiği aynı anda kalbe ve hissiyata da hitap eder.Kur’an-ı Kerim, bazen değişik tenbih ve ihtarlarla gönüllere havf ve haşyet duygusu salar; bazen de iltifat ve müjdelerle kalblere reca hissi doldurur; kimi zaman insanı uzayın enginliklerinde gezdirir, kimi zaman da onun nazarını kendi gönlüne ve vicdanına çevirir; akla ve mantığa seslendiği aynı anda kalbe ve hissiyata da hitap eder. Mesela, Hazreti Musa (aleyhisselam)’ın hayatına dair bazı hadiseleri defalarca hatırlatır; fakat her hadiseyi hemen her zaman farklı bir üslupla aktarır; surelerin umumi havasına ve o hadisenin ele alındığı yerdeki diğer ayetlerin muhtevasına göre değişik bir dil kullanır. Ayetin siyak ve sibakını (öncesini ve sonrasını) nazar-ı itibara alarak meseleleri başka başka kelimelerle dile getirir. Böylece, aynı mana ve muhtevaları farklı şekillerde ifade ederek, hem akla hem de kalbe sözünü dinletir; hem mü’mini hem de kafiri dize getirir; hem çok okumuş bir alime hem de mektep yüzü görmemiş bir kimseye derslerini verir.

Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Kırık Testi Kürsü ve Prizma | Etiketler: , , , | » yorum bırak;

Hicret Edin, Hayat Bulun!..

Yazan: gerçekler Mayıs 16, 2008

Yurtdışında yaşayan insanların bazı hassasiyetlerini ve metafizik gerilimlerini kaybedebilecekleri kaygısını taşıyor musunuz? Değişik vesilelerle, “Keşke bir milyon insan hicret etse!..” demiştiniz; kimlerin hicret etmesini istiyorsunuz? Bu dileğiniz uzun süreden beri yabancı bir ülkede yaşayan kimseler için de geçerli mi?

  • Mü’min küfür, ilhad ve din düşmanlığı gibi çirkin sıfatlara karşı tavır almalı; fakat, bu bataklıklara düşen kimselere sadece acımalı ve mümkünse onları boğulmaktan kurtarmaya çalışmalıdır. (00.50)
  • Yabancı ülkelerde yaşayan bazı insanlar hiç farkına varmadan başkalarının değerler mecrasına kapılabilir ve kendi değer ölçülerine karşı yabancılaşabilirler. (02.06)
  • Farklı kültürlere açık yerlerde bulunan kimselerin korunabilmelerinin yegâne vesilesi bir mefkureye bağlı yaşamalarıdır. Gaye-i hayal, insanı her zaman temkinli olmaya sevkeder. (02.54) Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Bam Teli Ve Çözümleri | Etiketler: , , , | » yorum bırak;

ATEİZMİN ÇÖKÜŞÜ

Yazan: gerçekler Mayıs 11, 2008

http://ateizmincokusu.wordpress.com/

Her insan doğar, büyür ve ölür. Her insan mutlaka ölür. Bu değişmez bir kuraldır. Bir insan yetişkin olduktan sonra eğer hala ben kimim, bu dünyada bulunma amacım nedir ve ölünce ne olacak sorularını koskoca bir ömür boyu hiç merak etmeden yaşarsa akvaryumdaki balıklardan bir farkı kalmaz. Aynı akvaryumda yaşayan bir balık gibi kendisine yem verilince yemini yiyen, sahibi yem atmayı bitirince akvaryum içindeki günlük gezintisine devam eden bir balıktan farkı yoktur. Oysa insan bir balıktan çok farklı olarak muhakeme yeteneğine sahiptir.

 

İnsan bir zamanlar yoktu. Mesela 20 yaşında bir genci düşünelim. Bu genç 20 yıl önce yoktu ama anne rahmine düştükten yaklaşık 9 ay sonra mucizevi bir şekilde var oldu. Bu bebeğin bilinci olsa ve anne karnında kendisine şu an yaşadığımız dünya tarif edilse herhalde böyle bir dünyanın olabileceğine ihtimal vermezdi çünkü yaşadığı yer daracık ve kapkaranlık bir yerdi ama o zamanı gelince kendisini öyle bir dünyada buldu ki geldiği yerden çok farklıydı. Karanlık yerini rengarenk bir dünyaya, yalnızlık yerini içinde milyarlarca insanın yaşadığı bir yere bıraktı. İşte aynen bu örnekteki gibi İnsanlar zamanı gelince ölecekler ve kendilerini bambaşka bir yerde bulacaklar. İşte bu noktada karşımıza önemli bir soru çıkıyor. Gideceğimiz yeri nasıl öğreneceğiz ve öyle bir yere gideceğimizin garantisi nedir? Bu sorunun cevabı elbette herkese göre farklı olabilir ve bu cevabı bize bilim veremez. Bu noktada herkes kendi inancını seçecektir ancak gerçek tektir. Bu sitenin amacı 3 büyük dinden biri olan İslam’ı araştırırken aklına takılan sorulara yanıt arayanlara kaynak olmak, fikir vermek ve farklı bir bakış açısı kazandırmaktır. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Haberler | » yorum bırak;

Gülen’i Anlamak (ARKASINDA KİM VAR!!!)

Yazan: gerçekler Mayıs 11, 2008

Mehmet GündemTürkler nerede doğuyorlar diye sormak zorunda kaldım.

Neden mi? Anlatayım;

Rivayete göre dünyanın ilk yerleşim merkezlerinden birisidir Madagaskar. Yine rivayete göre Hz Adem bu okyanus adasında neşet etmiş.

Bu topraklara daha önce Türklerden yerleşen olmamış. Birkaç “gönüllü” Türk ilk kez 2001′de gidip yerleşmişler, College La Lumiere yani “Bitmeyen Işık Koleji”ni kurmuşlar.

Bugün 25 milyonluk Madagaskar’da aileleriyle birlikte toplam 25 Türk bulunuyor.

Hint, Çin, Fransız, Endonezya, Arap ve birçok milletin yasadığı ada ülkesinde “ilk Türk bebeği” 7 Temmuz 2007′de dünyaya gelmiş. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Türk Okulları | Etiketler: , , , , | 2 Yorum »

Dünyada ukba eksenli varlık: Anne

Yazan: gerçekler Mayıs 11, 2008

Anne kendi dünyasında bir kutup varlıktır. Kâbe, topyekün kâinat hakikatinin; Mekke umum beldelerin, dimağ bütün bir bünyenin ruhu, mânâsı, özü ve atlası olduğu gibi, anne de âile cüz-i ferdinin temeli, direği, esâsı ve Yaratıcı Kudret’in de en önemli bir malzemesidir.

Yuvada her şey onun etrâfında döner, ona dolanır ve ona dönüşür. O ise kutup yıldızı gibi hep kendi çevresinde döner ve ucu gökler ötesi bir yörüngede yol alır. Evet anneler, dünyada ukbâ eksenli varlıklardır. Hilkatteki rol ve istihdamlarıyla elde ettikleri mükâfatları, çektikleri meşakkat ve sıkıntılarıyla gördükleri mukabele arasındaki tenâsübsüzlük (uyumsuzluk) bu gerçeğin en açık delili. Bunun böyle olduğunu anlamak için uzun boylu araştırmaya da gerek yok; onların bir ömür boyu neler ekip neler biçtiklerine, neler çekip neler bulduklarına göz ucuyla bakmak bile yeter sanırım. Simaları cennetteki hûrilerin yüzleri kadar uhrevî, bakışları meleklerinki kadar derin, duyguları da ruhânîlerinki kadar durudur annelerin.. onlar, suyu, toprağı, havası ötelerden getirilmiş mübârek bir zeminin gülleri gibi o kadar imrendirici, o kadar sevimli, o kadar büyüleyicidirler ki, insan dikkatle bakabilse onlarda cismâniyetini aşan, dünya ve içindekilerini aşan, hatta kendilerini de aşan bir sihrin bulunduğuna hükmeder. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Kırık Testi Kürsü ve Prizma | Etiketler: , , , | » yorum bırak;