PIRLANTA

Konuşan Yalnızca Hakikatlerdir

Fethullah Gülen İddialara Tek Tek Cevaplar

Yazan: gerçekler Ağustos 11, 2007

1-) İddia: “Dinler arası diyalog yerine, ‘dinlere tebliğ’, ‘dinlere davet’ sözleri kullanılsa ve bu sözlerin de içerikleri doldurulsa, amaç hâsıl olur. Fakat ne yazık, görünen o ki, dinler arası diyalog faaliyetlerinde Hıristiyan ve Yahudî din âlimlerinin ve dinlerinin reklam ve tanıtımları yapılarak, Islâm topraklarında onlara meşrutiyet sağlanmakta ve misyonerlik faliyetleri artmaktadır.”

Hocaefendinin papaya yazdığı mektubtada açıkça belirttiği üzere, islamiyetin yanlış anlaşılan bir din olmaktan çıkartılması gayesi ile bu Dialog çalışmalarına katılmayı öngörmektedir. Dolaysıyla bunun adı Tebliğ dir. Neyin tebliği? Yanlış tanıtılan, terörist tanıtılan, fakir olmaya mahkum tanıtılan Müslümanlık, doğru tanıtılacaktır.

Kullanılan sözler içi doldurulmadıktan sonra ne önemi vardır ki? Ben Dinler arası dialog adı altında dinime davet edemezmiyim? Buna engel olan nedir? Şekli sözcükler mi Allah’a tebliğ yapıp yapmamıza karar vermektedir. Sanki bu dialog çalışmaları neticesinde Türkiye’de misyonerlik faaliyetleri başlamış veya artmıştır. Türkiye zaten misyonerlik faaliyetleri kıskacında olduğu 200 yıldır bilinmekte idi. Bunun Dialog grubuyla bir alakası yoktur. Dikkatle takip ederseniz yapılan ortak Konferanslarda hep İslam ön plana çıkmaktadır. Diğer dinler değil. (bakınız. Abant toplantıları)

“Milletimin imanını selamette görürsem, cehennemler de yanmaya razıyım, çünkü ben cehennemde yanarken, gönlüm gül gülistan olur” dizeleriyle Ülkemizin birincil hastalığı olan İman eksikliğini gidermeye çalışmış olan Bediüzzaman Hazretleri, yine bu imansızlık hastalığına reçete olarak sunduğu Risale-Nurlarda, bu hususu 80 sene önce dile getirmiştir. Türkiye’de ve dünya’da imansızlık hastalığına karşın açılan onbinlerce ışık evleri, binlerce yurtlar ve dil kursları, yüzlerce Türk Kolejleri HAHAM ve PAPAZ mı yetiştiriyor Allah aşkına? Zaten bu Ateist ve misyonerlik faaliyetlerine bir siper mahiyetinde açılan bu müesselere ne yapıyor zannediyorsunuz?

2-) İddia: Bir Ayeti Kerime:’İnsanların mü’minlere karşı düşmanlıkta, en şiddetlisi olarak Yahudîleri ve müşrikleri bulacaksın ve insanların sempatice en yakını olarak da biz nasraniyiz (Hıristiyanız) diyenleri bulacaksın.’ (Mâide, 82)

Yine Elmalı Hamdi Yazar ın bu ayetin tefsirine göre, islamiyete en yatkın olanları Hristiyanlar olarak görmektedir. Allahu alem, Üstad hazretlerinin Hristiyan-İslam ittifakı ile Ahirzamanda Hz.Mesihin nuzülü arasındaki hikmet buradan kaynaklanıyor.

3-) İddia: “Hristiyanlar ile Dialog adı altında onlara karşı özenti oluşturuluyor. “

Acaba? Yoksa, hristiyanlarınmı biz Müslümanlara bir özentisi oluşturuluyor? Bunu iyi takip etmek lazım! Efendimiz(SAV) yaşantıları itibariyle tabiki hristiyan ve yahudilere muhalefet etmiştir. Zaten kimse Hristiyanları ve gelenklerini örnek alın demiyor ki? Yılbaşı kutlamalarınıda mı bu dialog çalışmaları başlattı diyeceksiniz…?

4-) İddia: ”Toplumun önünde yürüyen insanlar, yaptıkları işler eleştirilince, bu eleştiriler nefislerine ağır geldiği için bazen inandıkları doğruları bile reddetme noktasına gelebiliyorlar. ‘

Kuran ve Sünnet’e uygun olmayan her eleştiriye açığız ve hepimizde açık olmalıdır.Biz sırtımızdaki akrebi görüp bizi uyaran kardeşlerimize herzaman şükran duyar teşekkür ederiz.Zaten yaptığını tenkitleri Allah rızası için yaptığınıza inandığımız için İÇTİHAT HATASI yapıyorsunuz diyorum. Yani yine inşallah sevap kazanıyorsunuz. Ama ifrata kaçıp bir mümini Küfür ile itham etmek, Hadisi Şerifin tehditli ikazıyla kendisi Kafir olur,hafizanallah.

5-) İddia: “Ahmet Şahin Hoca, ehl-i Kitab ile Amentude ittifakımız var, diyerek, Kuran ile çelişti! ”

Bakın İmanın 6 şartına bakalım: Allah’a, peygamberlere, meleklere, kitablara, ahiret gününe ve kadere iman.

Biz Hristiyanların hem peygamberine (Hz.İsaya) hem Kitabına (Aslına uygun olan İncile) , aynı şekilde musevilerin hem peygamberi(Hz.Musa) hemde kitabına (Aslına uygun olan Tevrata) inanıyoruz. Hernekadar sıfatları ve isimleri dinimize uymasada, her iki dindede Allah inancı var, melek inancı var, cennet-cehennem inancı var – kader inancı var. Tabiki tesliste ittifakımız yok! Tabiki Allahın oğlunda ittifakımız yok! Ama bakın Kuran nediyor: De ki: ‘Ey Kitap Ehli, bizimle sizin aranızda müşterek bir kelimeye gelin. Allah’tan başkasına kulluk etmeyelim, O’na hiç bir şeyi ortak koşmayalım ve Allah’ı bırakıp bir kısmımız (diğer) bir kısmımızı Rabler edinmeyelim. (Ali İmran Suresi, 64)

6-) İddia: “Müslüman Meryem’i İbrahim(a.s) anma gününde Bir papaza nikahlayanlar arasında Fethullah gülen yok muydu? .Bu mu dinler arası diyalog? ”

Bir kere, bahsettiğiniz konuda evlenen erkek bir papaz değil. Kendisi evleneceği yıl Kelimeyi tevhit getirmiş, ramazan ayında oruç tutmuş ve aynı ramazan ayında 5 vakit namazını kılmış bir kişi. Haberin devamında bu bilgiler var. Dolaysıyla bu kişinin papazlıkla ne alakası var? Kaldıki, bu nikahı kıyan bir papaz ile bir cami imamı idi. Yani Fethullah Gülen Hocaefendi zaten o yıl Türkiyede yok idi. Bu iki çift, Hz.İbrahim (AS) beldesi olan Urfa’da, böyle bir İbrahimi Dinler Konferansı olacağını duyunca, kendi kararları ile hem papaz hemde imamın huzurunda nikah kıymışlar.

7-) İddia: “Yahudiler islam aleminin en büyük düşmaınıdır.Nitekim kinleri uğruna islamın nurunu söndürmek için çıkarmadıkları fesat kalmamıştır bu güne dek.”

Hem yobaz hristiyanlar hemde yahudiler bize düşmandır. Hocaefendi bunlardan hangisini övdü Allah aşkına? Yani, ne yahudi nede hristiyan ile tebliğ dışında biz biraraya gelmeyiz. Niyet tebliğdir. Aynı Efendimzi (SAV) in yaptığı gibi. Bir yahudi Alimi olan Abdullah ibni Selem acaba Efendimzi (SAV) dialog çalkışması ile yaklaşmasa idi, Sahabe olma şerefine kavuşabilirmiydi?

8-) İddia: “Sonrası efenim Fethullah hoca ‘Vatikanda ölmeyi istedim’.Bu yorumu her tarafa çekilebilir.Nitekim ben bir anlama veremedim.Umarım siz bir anlam verirsiniz.”

Hocaefendinin böyle sarf etmiş olduğu bir cümle yok.! İftira!

9-) İddia: “ Fethullah Hoca ile birlikte Papayı ziyaretinde yanında olan Aladdin Kaya ‘nın, Papanın elini öptüğü nederece bir müslümana yakışır? ”

Aynı, şekilde buda yanlış bir iddiadır. Bazı Cd lerde Fotomontaj olarak bu tür sahneler yapılmıştır. Ancak, kesinlikle alakası yoktur!

SONUÇ:

Adı ister dinlerarası diyalog olsun, ister çay partisi -muhabbet günü olsun, isterse adı altın günü olsun, eğer niyetim Tebliğ ise, inanıyorum ki Allah ve Resulu hoşnuttur ve bunu Kuranda teşvik etmektedir. Bir mümin, bir mümin hakkında HÜSNÜ ZAN ile memurdur. Çünkü ameller niyetlere göredir. Ve Niyetleri ancak Allah bilir!

Ben İslam dinime o kadar güveniyorumki, hristiyanlar ile bir arada olduğumda eğer birileri etkilenecekse, o zaman bilinki o bir mümin olarak biz değil onlar etkilenecektir inşallah. Aynı şu misalde olduğu gibi:

Üstad hazretleri dönemin hahambaşı Yahudî Karasso ile yaptığı münakaşa, Hahambaşı girmiş olduğu odadan, üstad ile yaptığı hararetli tartışma neticesinde, adeta kaçar vaziyette odadan çıkmış, dışarıda kendisini bekleyen heyetin; “ Efendim, ne oldu, neden bu kadar süratle çıktınız? ” sorusuna karşılık: “ Biraz daha kalsaydım, Müslüman olmaktan korktum” itirafında bulunmuştur. (Bediüzzaman Said Nursî, ‘Tarihçei Hayat’, Envar Neşriyat, Istanbul 1996, s. 6)

Rabbim bizi içimizdeki niyeti en halis kullarından eylesin, samimiyetten ayırmasın.

2 Yanıt “Fethullah Gülen İddialara Tek Tek Cevaplar”

  1. Ibrahim demiş

    s.a.

    iddialar ilginc oldugu kadar cevaplarda bir hayli ilginc, her nekadar tatmin edici olmasada bu gibi iddialara bir cevap verilmis olmasi yerinde bir is oldu.

  2. GAKKOM demiş

    RABBİM RAZI OLASUN GECENİZ NUR DOLSUN KARDEŞİM

Yorum Yapın

XHTML: Bu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>